Kahramanmaraş’ta filmlere konu olabilecek türden vicdanları sızlatan, ibretlik bir olay yaşandı. 2012 yılında oğulları A. A.’yı evlendirmeye niyetlenen aile, görücü usulü ile Kahramanmaraşlı K.G.’yi gelin aldı. Çiftin düğünün ardından damat tarafı çocuk bekleyişine girdi. Ancak çiftin çocuğu olmuyordu. Ailesi A.A.’yı doktora götürdüler, K.G’yi ise ılıca ve kaplıca gibi yerlere götürerek şifa aramaya başladılar. Eşini çok seven K.G., çocuğu olmadığı için zamanla kaynana, görümce ve eltilerinden zulüm görmeye başladı. Çocuksuz geçen her yıl zulüm biraz daha artıyordu. Evliliklerinin 6’ncı yılından itibaren ise damat tarafı çocuğu olmadığı için Kahramanmaraşlı gelin K.G.’yi babasının evine yollayarak boşanma davası açtılar. K.G.’nin baba evine basmasıyla damat tarafı için felaketler adeta birbirini kovaladı.Kahramanmaraşlı gelin K.G., hayatının ıstırap dolu günlerini şöyle anlattı:Ben Kahramanmaraşlıyım. Görücü usulü evlendim ama eşimi çok sevdim. Kaynanam, kaynanamın kaynanası ve eltim aynı evde dokuz kişi yaşıyorduk. Ben hepsine de saygı duydum ne derseler yaptım. Meyveleri soydum, çatalla yediler. Hizmette kusur etmedim. Ayakkabıları boyar önlerine koyardım. Havlularını tutardım. Mantolarını, ceketlerini tutardım. Şimdiki gelinler bunları asla yapmaz. Altı sene çocuğum olmadı. Eşimi doktora götürdüler, beni götürmediler. Beni yıllarca hamama, sıcak suya Ilıcaya götürdüler. Şifalı bitkiler içirdiler.Kaynanam son zamanlarda sürekli hakaret etmeye başladı: “Sen bana torun veremedin, düş yakamızdan oğlumun ayağında terliksin. Meyvesiz ağaç. Bir ömür boyu çocuk yapmanı bekleyemem. Meyvesiz ağacı budarlar. Çok bile bekledik altı sene” dedi.Görümcem: “Düş kardeşimin yakasından, ben ona çocuk verecek birini bulurum” dedi.Eltim: “Seni alacağımıza keşke bacımı alsaydık bir çocuk veremedin gitti” dedi.Eşimi çok seviyordum. Kim ne derse desin katlandım. Cevap vermedim. Saygıda kusur etmedim. Bir gün temizlik yaparken tesadüfen eşimin sonucunu buldum. Bacım doktora gösterdi. Doktor; sperm sayısı düşük bu hasta tedavi olmazsa çocuğu olmaz demiş.Ben eşime “tedavi olalım çocuğumuz olsun” deyince eşim adeta delirdi. Beni alıp aileme getirdi: “Çocuğu olmadığı için istemiyoruz, kızınızı getirdim” dedi.Bana da; “Ver mahkemeye ayrıl benden, düş yakamdan seni istemiyorum” dedi. Oysa ben eşimi çok seviyor böyle bir şey beklemiyordum. Hiç beklemediğim bu tepki karşısında o kadar üzüldüm ki, adeta yıkıldım. Mahkemeye verdim mecburen. Mahkemeden bir hafta önce trafik kazasında görümcemin kocası öldü. Görümcem yaralıydı. Mahkemeden bir hafta sonra da görümcem öldü. Üç çocuk bakacak kimsesi olmadığı için kaynanam bakmak zorunda kaldı.Bununla kalsa iyi. Mahkemeden bir ay sonra da eltim öldü. Üç çocuk da eltimin vardı. Toplam altı toruna kaynanam bakmak zorunda kaldı. Yıllarca çocuk çocuk diye başımın etini yedi. Benim ahımı aldı. Al sana işte altı tane çocuk. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.Eski eşime gelince kızlar sıraya girer zannediyorlardı; ama olmadı. Kendinden 15 yaş büyük iki çocuklu dul bir kadın ancak bulabildi. Çocuğu da olmadı. Ben aşırı değer verdim onlara belki de bu yüzden bana böyle yaptılar. Yeni gelini ayrı ev açtırmış.Kaynanama, “benim evime müsaade almadan gelme” demiş. Canı istemezse “müsait değilim” der eve almazmış.Bana gelince tekrar evlendim. Bir kızım, bir oğlum oldu. Eşim bana çok değer veriyor, şükür mutluyum.
Genel
Yayınlanma: 08 Kasım 2020 - 17:54
Güncelleme: 09 Kasım 2020 - 09:41
Kahramanmaraşlı Gelinin Suçu Ne?
Kahramanmaraş’tan görücü usulü ile kız alan aile, çiftin düğününden 6 yıl sonra çocuğu olmadığı gerekçesiyle Kahramanmaraşlı gelini baba evine yolladılar. Çiftin ayrılmasıyla damat tarafının başına gelmeyen kalmadı. Felaketler birbirini kovaladı.
Genel
08 Kasım 2020 - 17:54
Güncelleme: 09 Kasım 2020 - 09:41














ŞİMDİ BU HABER Mİ OLUYOR ?
Sen müsterih ol Allah'a sığın,o en Adalet lilerin,adaletlisidir mutluluklar dilerim
Bu haber değil hikaye, tek taraflı beyan ve hikayelerden haber yapılırmı☺️