Vakıf, Maraş Çarşısı'nda konumlanmış, nehir kenarına ve çeşitli dükkanlara komşu, iki katlı ve 30 odalı bir hanı içeriyordu. Bu hanın içinde boyahane, debbağhane, değirmen, salhane ve ahır gibi ticari alanlar da bulunuyordu.
Ahmed Ağa, vakfiyesinde hanın kiraya verilmesi ve elde edilen gelirin dağıtımı konusunda belirli şartlar koymuştur:
Hanın oda ve dükkanları, vakıf yöneticilerinin bilgisi dahilinde kiraya verilecekti.
Elde edilen kira gelirinin bir kısmı, Saraçhane, Karamanlı ve Bayezidli camilerinin imamlarına ve aydınlatma giderlerine ayrılacaktı.
Gelirin bir bölümü Medine'deki ihtiyaç sahiplerine gönderilecekti.
Kalan gelir, Ahmed Ağa'nın çocukları arasında, erkeklere iki, kızlara bir hisse olacak şekilde paylaştırılacaktı.
Vakfın yöneticiliği önce Ahmed Ağa'ya, sonra da onun erkek çocuklarına geçecekti. Eğer erkek çocukları yoksa, dindar ve güvenilir bir kız çocuğu yönetici olacaktı.
Eğer bu şartları taşıyan kimse kalmazsa, yerel yöneticinin seçeceği dindar ve güvenilir bir kişi vakfın yöneticisi olacaktı.
Zamanla şartlara uyulmazsa, vakıf geliri Maraş'taki Müslüman ihtiyaç sahiplerine harcanacaktı.
Maraş'ın yerel yöneticisi, vakfın denetleyicisi olacaktı.
Bu vakıf, Osmanlı'nın son dönemlerindeki vakıf anlayışını yansıtan, hem dini hem de ailevi çıkarları bir arada düşünen bir örnektir.













