Ali Dede’nin kimliği ve ne zaman yaşadığına dair kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, yöre halkı onun bölgede savaşırken şehit olmuş bir asker veya evliya olduğuna inanıyor. Yaşlı bir pir olarak halkın rüyalarına girip onlara öğütler verdiği için “Dede” adıyla anılıyor.
Yöre sakinlerinin anlatımına göre, bir gün Ali Dede ve dokuz arkadaşı mezarların ve çevresinin düzenlenmesi konusunda bir araya gelmiş ve taş duvar örülmesine karar vermişler. Ertesi gün ziyaret ettiklerinde, mezarların etrafının önceden kararlaştırıldığı gibi taş duvarla çevrildiğini görmüşler. Ayrıca mezarlığın içinde yatmanın uygun olmadığına inanılıyor.
Bir çobanın bu uyarıyı dikkate almayıp mezarda yatması sonucunda sabah uyandığında yaklaşık 5 metre uzaklıkta kayalık bir alanda bulunduğu aktarılıyor.
Ali Dede, özellikle başı ağrıyanlar ve doktorlardan ümidini kesmiş ağır hastalar tarafından ziyaret ediliyor. Ziyaretçiler yakınlarıyla birlikte gelir, burada oğlak, tavuk ve horoz keserek Dede için yemek hazırlar ve ikram ederler. Ayrıca Dede’den alınan toprak, su ile karıştırılarak elde edilen çamur hastaların vücutlarına sürülür. Küçük meşe ağaçları ve tespih ağaçlarına ise çaput bağlanır.
Ali Dede Ziyaret Yeri, hem halkın manevi inançlarını yaşattığı bir merkez hem de geleneksel şifa ritüellerinin sürdüğü önemli bir kültürel alan olarak dikkat çekiyor.












