DEVA Partisi elbistan İlçe Kurucu Başkanı Şahin, “Partimiz,
programlarımız ve değerlendirmelerimize geçmeden önce Öncelikle Ramazan ayında bulunmamız
sebebiyle Ramazan-ı Şerif’in hayır ve bereket getirmesini temenni eder,
milletimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı şimdiden kutlarım. deva partisi Genel
başkanımız Ali Babacan liderliğinde; ekonomi, adalet, özgürlük, eşitlik ve
demokrasi krizine Deva olmak amacıyla kapsayıcı ve doğru ilkelerle, gerçekçi
açık net ve anlaşılır üstün fayda sağlayıcı parti programı ve projeleri ile her
türlü meslekten eğitimli, alanında uzman, mesleğinde ve kariyerinde başarılı
ehliyet ve liyakat sahibi kadrolarla kurulmuş bir partidir” dedi.
Muhammed Şahin, açıklamalarında şunları dile getirdi: “Bilindiği
üzere rekor sürede 43 il kongresi sonrası 29 Aralık 2020 tarihinde yapılan
büyük kongresi ile bu tarihten sonra devam eden, süratle ve kaliteli
teşkilatlanmalar ve kongreler ile devam eden Deva programı görülmektedir.
Hükümet partisinin lebaleb kongrelerini tamamlamasının ardından tam kapanma
kararı alması nedeniyle 17 günlük süre boyunca kongre ve çalışmalarımıza ara
vermiş durumdayız. Bu süreçte amacı sadece konuşmak sadece temelsiz eleştirmek
olan toplumda da bilindiği üzere hizmetten çok rant düşünen bazı gruplar
mevcuttur. Menfaat ve sadakat zinciri ile oluşan, başarısızlıkları sürekli dışa
bağlayan halka kopmaya mahkumdur. İçindeki zehri (rant ve yolsuzluk) atamayan
toplumlar incelendiğinde; yöneticilerinin ve onlara bağlı grupların dini ve milli
değerleri sürekli kullanarak halkın nabzını ve sinirini yükselttiği ve doğrudan
kin ve nefrete dönüşen bir ortam oluşturdukları malumdur. Mesele hizmet ise,
mesele devletin bekası gelişimi ve insanların refah ve özgürlük içinde yaşadığı
adil ve müreffeh bir toplum ise yapılması gerekli olan devlet ve vatandaşın kopmaması,
sorunların ve çözümlerinin doğrudan toplum tarafından izah edilmesine müsaade
edilmesi ve bu verilerin sıhhatli bir şekilde muhafazası ve ivedi olarak
değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulmasında saklıdır. Halkından kopuk devlet
ve devletinden kopuk halk asla gelişemez ve ekonomi, adalet, özgürlük, eğitim
ve demokrasi yönünden hızla fakirleşecektir.”
“Devletin Olmadığı Yerde Her Zaman Kaos Vardır”
Temel olarak devletin kuruluşu ve fonksiyonuna ilişkin bilgi
vermek gerekirse; Tarihte Devlet, insanlar tarafından ortak bir karar ile kurulan,
insanların bu kurum tarafından koyulacak kurallar ve düzenlemelere önceden tâbi
olacağını taahhüt etmesi ile ve oluşan kurum olan devletin de insanları içerden
ve dışarıdan gelen tehditlere, tehlikelere karşı koruyacağını, insanlarını
koyacağı kanun, teamül ve düzenlemelerle adil ve refah içinde yaşatacağını
taahhüt etmesi ile oluşan bir düzendir. Devletin olmadığı veya taahhüt ettiği
fonksiyonuna sadık kalmadığı ve taahhüt ettiği davranışları yerine getiremediği
ortamda her zaman kaos vardır. George Orwell'ın güzel bir söyleyişi vardır. ''Artık
hiçbir şey yasa dışı değildi. Çünkü artık yasa yoktu. ''Şu an hükümet
tarafından kanun koyucu olan TBMM ve kanunlar etkisiz hale getirilmiştir. Çünkü
TBMM'ye ve kanunlar faaliyetlerinde göz ardı ettikleri kurumlardır.
Cumhurbaşkanı almış olduğu kararları tebliğlerle ve KHK’larla yürürlüğe soktuğu
için ne kanuna ne de kanunu yapan kurum olan TBMM'ye ihtiyaç bırakılmış ve bu
iki kurum tamamen pasifize edilmiştir. Önemli bir karar alırken yakınlarımıza, akrabalarımıza,
arkadaşlarımıza danışırız ve en doğru kararı vermeye çalışırız. TBMM'nin amacı
da tam olarak budur. TBMM, milletin ihtiyaçları için gündeme alınan kanun
teklif ve tasarılarının konuşulduğu, tartışıldığı ve ihtiyaçların ortak bir
karar ile en doğru şekilde çözmeye müsait kuralların-kanunların yürürlüğe
konulduğu kurumdur. Fakat şuan TBMM bu işleyişini Cumhurbaşkanlığı sistemi ve
özellikle Cumhurbaşkanı’na verilen çok geniş yetkiler dolayısı ile
kaybetmiştir. Zira bahsettiğim gibi kanuna gerek yoktur, konuşmaya düşünmeye
faaliyet göstermeye gerek yoktur, bir tek kişi genellikle gece vakitlerinde
düşünür ve kuralları koyar. Bu şekilde sadece TBMM değil, Bakanlar kurulundaki
bakan olarak atanan kişiler de fiilen sekreter görevi yürüttükleri için
Bakanlar kurulu ve devletin birçok kurumu işlevsiz hale getirilmiştir.”
“Ülkemiz Lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk Ve Kahraman
Arkadaşları Tarafından Kurulan Bir Devlettir”
İçinde yaşadığımız, tâbi olduğumuz ve fonksiyonlarını yerine
getirmesini beklediğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti, atalarımızın milli
mücadelesi ile hayatlarını feda ederek büyük ve bilge lider Gazi Mustafa Kemal
Atatürk ve kahraman arkadaşları tarafından kurulan bir devlettir. Devletimiz şu
an kuruluş felsefesi ve taahhüt ettiği ilke ve değerlere uymamaktadır.
Devletimiz, hükümet partisi ve ortakları tarafından, Taahhüt edilen değerler
bir tarafa, keyfi sorgulanamaz kararlarla insan hayatlarının hiçe sayıldığı,
insanların Temel hak ve özgürlüklerinin (yaşama, adalet, eşitlik, özgürlük,
çalışma vs) yok sayıldığı, insanları fakirliğe muhtaç hale getiren bir kurum
haline getirilmiştir. Vurdumduymaz siyaset ve bürokrasi maalesef temel şikayet
halini almıştır. İnsanlarımızın beklentisi bir yana basın eşliğinde
mikrofonlarla şov yaparcasına ve lütufta bulunurcasına patates ve soğan dağıtan
bir devlet... Dünyada gelişen değişen ve ultra seviyelere gelen teknolojisinde,
üretim çağı olarak görülen, insan yaşamı için gerekli olan her şeyin en bol ve
rekor düzeylere geldiği çağımızda üretim sektörlerinde bu kadar geri kalmışlık
ve yokluğa mahkûm etme çabası niye?
“DEVA Partisi Elbistan’a Deva Olacak”
Çağımızda devletler özellikle son 20 yılda gelişen
teknolojiyi de kullanarak tarım, hayvancılık, sanayi ve teknoloji ürünlerinde
birbiri ile yarışarak ultra bol miktarda ürün üretmektedirler. Nitekim
görüldüğü üzere bir Konya ovası kadar olmayan ortalama Elbistan ovası kadar
toprakları olan Hollanda, İsrail gibi ülkeler sadece tarım sektöründe
ülkemizden 5 kat daha fazla üretim sağlamaktadır. Bunlardan Hollanda denizi
doldurarak tarımını artırırken, İsrail ise çölü ıslah ederek tarımını
artırmaktadır. İsrail elinde kıt su olmasına rağmen profesyonel tekniklerle
elindeki tarım arazilerinin tamamını sulamaktadır. Elbistan dünyada birçok
şehre göre kıyaslandığında cennettir cennet. Ceyhan, Hurman, Sarsap, Söğütlü...
Su imkanlarımız başka hiçbir şehirde yokken başarısız ve beceriksiz
yöneticilerimiz Elbistan’ın yıllarca tarım ve hayvancılıkta geri kalmasını
izledi. Ne varsa betonda var anlayışı burada devam etti. Çünkü en büyük rant en
büyük yolsuzluk betondaydı. Birçok veri ve bilgi var olmasına rağmen korkmadan
devam ettiler. Maalesef ki üreticimizi desteklemek bir yana ona zulmeden bir
anlayış vardır. Bu anlayış zihniyet ve yapı toplum tarafından görülmektedir.
Biz Deva partisi olarak Elbistan’da öncelikle tarım ve hayvancılığa deva
olacak, tarımsal ve hayvansal ürünleri en az 10 kat artıracak Elbistan ova
topraklarının sulanacağı sulama projesini hayata geçireceğiz. Betona ayrılan çaba
ve paranın onda biri ile gerçekleşecek tarımda sulama ile tarım ve hayvancılık
ürünlerinin bollaşması ve haricinde tarımsal ve hayvansal tesis ve fabrikalar
kurulacaktır. Çiftçi kazanacak, hayvancı kazanacak, işçi kazanacak, esnaf
ticaret kazanacak, insanlarımız kazanacak rahatlayacak ve Elbistan ve
toprakları çöl olmaktan kurtulacaktır. Bu husus Elbistan'da her şeyden daha
önemlidir. Milyarlarca TL rantın aktığı termik santrallerde soğutma suyu temini
için yapay yüzlerce sondajlarla nehir oluşturularak santrale gönderilebiliyorsa
pekala tarımda sulama şimdiye kadar hayata geçirilebilirdi. Emek ve kaynaklar
hep ranta yatırıldı, insanlar hiç düşünülmedi. İnsanlarımıza çağrımdır, gelin
bu düzeni bertaraf edelim, komple değiştirelim çünkü bu bizim elimizdedir.
Kendi refah sistemimizi istişare ile ortak akıl ile halkın sunduğu taleplere
göre birlikte sıfırdan kuralım.
“Ali Babacan’ın Ekibi Liyakat Sahibi Kişilerdir”
Ülkemizde de Elbistan'dan farksız olarak tarım sektöründe
tarımsal destek 22 milyar TL iken, pandemi döneminde kimin aldığı bilinmez
esnaf ve ticarete destek 20 milyar TL iken sadece faize ödenen miktar tam 133
milyar TL’dir. Bu verilere hazine ve maliye bakanlığı web sitesinden
ulaşabilirsiniz. Faiz bilindiği üzere kapitalist sistemin bir girdabı olup, lafta
değil gerçek ve hakikatli bir mücadele ile bu girdaptan çıkılabilir. Bu konuda
Deva Partisi parti programı açık ve nettir. Tarihte hiçbir partinin yapmadığı,
Genel başkanımız Ali Babacan ve merkez yönetimi ile ekipleri tarafından
hazırlanan ekonomi yönetimi paket ve klasörleri her ay cumhurbaşkanlığına ve
maliye hazine bakanlığına gönderilmektedir. Amaç bu iken Cumhurbaşkanı
tarafından gönderilen cevap takdire şayandır: sizden mi akıl alacağız. Şu anki
mevcut durumumuzda insanlarımızın emekleri hükümet partisi eli ile kapitalist
sisteme aktarılmaktadır. Şu anki yönetim ve zihniyeti ile artık geri dönülmez
bir hal alan bu durumun çaresi DEVA'sı bu işin ustası Ali Babacan ve ehliyet
liyakat sahibi ekibidir. Yıllarca ve özellikle 2009- 2015 yılları arasında
ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı döneminde genel başkanımız Ali Babacan
adalet ve hukukun iyileştirilmesi için mücadele etmiştir. Rant ve yolsuzlukları
bulunduğu parti içinde hem de başbakan yardımcılığı döneminde defaatle dile
getirmiş ilk ve tek kişidir. İnsanlarımız genel başkanımızın geçmiş
konuşmalarına sosyal medya üzerinden rahatça ulaşabilirler.
“İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın”
DEVA partisi genel başkanımız sayın Ali babacan, 2002-2015
yılları arasında, 34 yaşında başladığı 2002-2005 yılları arasında hazine ve
maliye bakanı, 2005-2009 yılları arasında dışişleri bakanı ve ilk AB
başmüzakerecisi ve 2009-2015 ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı görevi
üstlenerek büyük hizmetler sağlamıştır. Genel başkanımız ALİ BABACAN
dönemlerindeki ekonomik refah toplum tarafından bilinmekle şu an çok büyük bir
ilgi görmektedir. Genel başkanımız dönemlerindeki faiz, enflasyon seviyeleri
tarihe göre dipleri görürken, o dönemlerdeki alım gücü ile şu dönem arasında
7-8 katlara ulaşan bir düşüş yaşanmaktadır. Bunun tek sorumlusu hükümet, kötü
yönetimi ve insana bakış açısıdır. Bu topraklarda doğup büyüyen bizler bu
topraklara hizmet etmek zorundayız. Hizmet etmeyenler işgal altında tuttukları
koltukları da alarak makamı terk etmeli ve o makamın emanet olduğunu
bilmelidirler. Yollara, köprülere kısaca rant ve yolsuzluk ağı olan tüm ihale
ve projelere harcanan ülkemiz emek ve miktarlarının onda biri ile Türkiye
cennete dönüşecekken, bir avuç insana menfaat akan yapay derya inşa edilmiştir.
Amacımız kısaca üretim sektörlerinin hızlı bir şekilde kalkınmasıdır. Parayı
değil, rantı yolsuzluğu değil insanı yaşat ki devlet yaşasın! Bunun için DEVA
partisini Elbistan'ımızda kuruyoruz. Teşkilatlanmamız son aşamasına gelinmiş
olup, tabelalarımızı bu pandemi döneminde aşmış bulunuyoruz. Kısa süre
içerisinde parti binamız tamamen aktif hale gelecek olup, değerli Elbistan
halkımızı partimize davet ediyorum. Yakın süreçte yapacağımız 1. Olağan
kongremizin de şimdiden duyuruyorum. Kıymetli Elbistan halkına Saygı ve
sevgilerimle















