Çabukel, gerçekleştirdiği basın toplantısında
şu sözleri dile getirdi: “Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Denge
Sözleşmesi adı altında memurlarına en düşük ücretleri reva gören tek Büyükşehir
Belediyesi konumundadır. Ve malumunuzdur ki Büyükşehir Belediye Başkanlığı
halen belediyede çalışan memurların ve işçilerin maaşlarını düzenli olarak
vermeye başlamamıştır.
İşçi kardeşlerimizin sendika üyeliği rağmen büyükşehir belediyesi toplu sözleşme yapmaya yanaşmadılar. Kahramanmaraş'taki Belediyelerin hiçbiri maalesef sözleşmeye yanaşmıyor, işçi vatandaşlarımızı asgari ücret standartlarında çalıştırarak Belediyelerdeki en düşük maaşı veriyorlar. Bu insanların aileleri mağdur durumda, salgın ile birlikte geçim sıkıntısı had safhaya ulaşmış durumda. Belediyenin yıllık verdiği zam miktarı yüzde 4’ten fazla değil, oysa enflasyon farkının da etkisiyle yüzde 10 ila 15 arasında bir zam yapılması gerekir. Büyükşehir belediyesinden halk memnun değil, işçi memnun değil, memur memnun değil
Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKBEL yöneticileri hariç Büyükşehir yönetiminde memnun olan hiç kimse yok! HAK-İŞ Sendikası grev kararı aldı, sendikalar grev kararı alırlar fakat önemli olan bu kararı uygulamaktır. Geçtiğimiz günlerde işçi kardeşlerimiz çok güzel bir dayanışma örneği gösterdiler. Belki de uzun süredir kahramanmaraş tarihinde görülmeyen bir güç gösterisine şahit olduk. İşçi kardeşlerimiz kendi güçlerinin farkına vardılar. İşçi kardeşlerimizden aldığımız duyumlara göre; akşam evlerine gittiklerinde eşleriyle konuştuklarında, bize 1,50 TL brüt zam veriyorlar dediklerinde hanımları, "Grev kararı alacaksınız, başka yolu yok" diyerek onları güçlendirmişler.
İşçi kardeşlerimizin gücüne bizim sesimiz eklendi, basının gücü eklendi. Tüm bunlar neticesinde işçi kardeşlerimiz bugün sandıktan yüzde 90 gibi bir rakamla grev kararı aldılar.
İnşallah Büyükşehir Belediye Başkanı artık
daha fazla inat etmez, işçi kardeşlerimize hak ettikleri ücreti verir ve
onların hak ettikleri yaşam standartlarında yaşamaları için gerekeni yapar. Ben
sendikanın verdiği talebi de yükseltmesi gerektiğini düşünüyorum. Büyükşehir
Belediye Başkanının diğer AKP'li belediyeleri örnek olması lazım. Hemen
yanımızdaki Gaziantep örnek alınabilir. İzmir, Ankara ve İstanbul örnek
alınabilir.
Burası Kahramanmaraş, burası sahipsiz bir şehir olsa da biz işçi kardeşlerimizin arkasındayız. Onlara sahip çıkacağız. Umarız ki giydirilmiş ücret şekliyle 4500-5000 TL'ye varan miktarları duyarız. İzmir'de 6500 TL'ye çalışan işçilerimiz var, hemen yanımızda Gaziantep'te 5000 lira maaş alan işçilerimiz var. Neden Kahramanmaraş için de bu miktarlar uygun görülmesin.
1703 kişi oy kullandı, 1528 kişi greve evet dedi. 165 kişi hayır dedi. Oy kullanmaya gelmeyen işçilerin büyük kısmına daire başkanlığı tarafından baskı yapılmıştır. Sendikacıların çocukları dahi oy kullanmaktan imtina etmiştir. Bunlar tutanaklarla sabittir. İnsanları ekmekleriyle korkutarak bu şehri yönetemezsiniz. İnsanların haklarını vererek bu şehri yönetmelisiniz. Şırnak Belediyesinde işçilere verilen net miktar 5000 TL iken neden Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi bunu yapamamıştır?
Üç yıldan beri işçi ve memurlar zam almıyorlar
tüm personel telafisi mümkün olmayan mağduriyetler yaşıyor. Büyükşehir Belediye
Başkanı, kendisini savunurken; "Bütçede para yok kredi alamıyoruz bu
nedenle işçinin maaşını artıramıyoruz sözleşmeyi imzalayamıyoruz"
diyorlar.
Ancak son iki ayda 230 milyon TL kredi kararı alındı bu kredi kararının içinde memur yok, hizmet yok. Anlayacağınız ne için aldıklarını bilmediğimiz bir bütçeden bahsediyoruz ve AKBEL'e sınırsız kefil olmanın dışında yaptıkları hiçbir eylem yok. Büyükşehir Belediyesi 2021 yılı bütçesi 1 milyar 200 milyon TL olarak belirlendi. Bu aylık bazda 120 milyon lira yapıyor. Hem memur hem işçi kardeşlerimiz dahil olmak üzere tüm belediye çalışanlarının aldığı maaş 120 Milyon liranın sadece yüzde 20’sini oluşturuyor. Kalan kısmı da hizmete harcadıklarını söylüyorlar. Bu oran yüzde 25'lere çıksın, zor bir şey değil. Hem herkes hakkını alır hem de siz çalışanı mutlu etmiş olursunuz.
Buradan Büyükşehir Belediye Başkanına bir şey daha söylemek istiyorum. İşçi kardeşlerimizin yanında Belediyede çalışan memur kardeşlerimiz var, itfaiyeci kardeşlerimiz var, zabıtalarımız var.
Onların da hakkına artık saygı duyun ve hak ettikleri ne ise verin. Bu insanlara reva gördüğünüz sosyal destek sözleşmesinden kaynaklı fonu yükseltin. Pandemi dönemini yaşadık. Öğretmeninden mühendisine esnafından memuruna birçok iş kolundaki insanımız zor günler geçirdi, evlerinde kaldılar. Evinde kalmayan bir tek işçi kardeşlerimiz vardı. Sokaktan hiç geri çekilmediler, sokakları temizlediler, dezenfekte işlemlerini yaptılar. Zabıtalarımız denetim yaptılar. Artık hakkı, hak sahibine verelim. Neredeyse on yıldır kademe yükseltilmesi yapılmıyor.
Sınav açalım kademe ilerlemesine fırsat verelim. Artık belediyede vekaleten bakılan koltuklardan vazgeçilsin. Liyakatli olunsun. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinde koltuk sahiplerinin yüzde 90’ı vekaleten oturuyor, asil yok. Şu an 100'e yakın kardeşimiz sınav için başvuru yapmış durumda bu yüz kardeşimize de ret cevabı geldi. Gerekçeleri ise istihdam açıklarının olmadığı yönünde.
O zaman bu koltuklarda neden vekaleten oturuluyor. Koltuğun asil sahibi olmalıdır. Asil sahibine koltuğu teslim edin.
İşçi kardeşlerimizi grev kararından caydırmak
için telefonlarına atılan mesajlar hem işçimizi hem de bizi şaşırttı. 2800 küsur
işçimizin 1200 tanesine vasıfsız işçi gözüyle bakan bir belediye var
karşımızda.
Belediye işçisine "size biz iş vermesek başka yerde çalışma imkanınız yok" diyebiliyorlar. Bu cümleyi kabul etmek sineye çekmek mümkün değil. Biz işçi kardeşlerimizin arkasındayız. Her işçimiz aldığı parayı sonuna kadar hak ediyor. Sizlere soruyorum!
İtfaiyeci Vasıfsız mı? Zabıta Vasıfsız mı? Her gün sokaklarımızı Temizleyen işçiler Vasıfsız mı? Güvenlik Görevlisi Vasıfsız mı? Aşçı vasıfsız mı? Şoför Vasıfsız mı?
En düşük işçi maaşı giydirilmemiş net şekliyle 4500 TL yapılsın. İşçimiz evinde rahat etsin kirasını rahat ödesin, sizin yüzünüzden bu insanlar iki yıl önce kredi çektiler, ev aldılar düğün yaptılar. Bugün o kredileri ödeyemeyen memur kardeşlerimiz var, işçi kardeşlerimiz var. Bu kardeşlerimize teklif edilen günlüm zam miktarı ile bir simit dahi alınmıyor. Belediyenin zam teklifi ile bir işçi, simit dahi alamıyor.
Vasıfsız yöneticilerin yönettiği bir şehirde, bu insanlara vasıfsız diyecek kadar düşmüş bir insandan şunu istiyorum. İstifa edin bu şehri, bu şehrin vasıflı ve güzel insanlarına bırakın. Biz şehrimize sahip çıkarız, kimse merak etmesin. Gönül belediyeciliği propagandasıyla çıktıkları bu yolda herkesin gönlünü kırıyorlar.
Vatandaşı görmezden geliyorlar, işçi ve memuru görmezden geliyorlar. Su parasını, emlak vergisini, reklam ücretlerini veya kira ücretlerini ödeyemeyen vatandaşlarımızı haciz ile tahdit ediyorlar.
Memurlar tüm Türkiye’de uygulanan sosyal denge sözleşmesine uyulmasını istiyorlar. İşçilerini, memurlarını, Çalışanlarını görmezden gelen belediyeye karşı hep beraber, birlikte hareket edeceğiz.
Gönül belediyeciliğinden kasıtları bu ise biz gönül belediyeciliğinin tam karşısındayız. Çünkü kendi çalışanına destek olmayan ve işçisini kollamayan belediyenin şehrine ve hemşerilerine bir faydası olamaz.
















Şuan şirket maaşları aynı yyerde kamuda çalışanların maaşlarını geçti.görelim bakalım bu yıl sözleşme var devlet işçi memura yüzde kaç zam verecek .herşeye yüzde yüzden fazla zam geldi.