Şehir bulutu gibi ansızın birdenbire
Kartallar uçtu gençliğimizin göğünde
İnce uzun belli bahar akşamı açtık
hüznü yazmak için uzaktan sevgimize
Azarlanmış günler kaldı takvimimizde
Yel kovan papatyaları
Geride kalan atlar
Gölgesinin dilini anlamayan işaretsiz çocuklar
Türkçe ağaçlarına tırmanıyor eski şiirin
Nagehan bunu dram zannediyor cami avlusunda
Oysa pazarlık payı olmalı şair ecelinin
Ekim bildiğin ekim anlamıyor hüznün kafiyesinden
Koyuyor kapı önüne kefene batırılmış suları
İçsen doğum lekesi oluyor şiir başlıklarında
İçmesen tabutlarda Maraş nazları
Sizi seher vaktine davet ediyorum dostlarım
Çiçek kalabalığına
Kartal uykusuna
Türkçe ağaç sulamaya
Lütfen gelin
Kulak küpesidir yunus bizim mahallenin
On beş belikli rüyalardan uyanınca allı pullu
Kapağı açılır Beyaz Dilekçe'lerin
Selam olsun işaret parmağımızda biriken dostlara
Selam olsun onların havalanan topraklarına
İğneli ağaçlar yüzümüzün tam ortasında
bırak dursun çarşamba gibi
Lütfen rüzgârı kes yasin abi
çıkmasın fotoğraflarda















