- Oğuz Alp Paköz'e –
Göğsümüzde uyurdu perşembe akşamları
Tedirgin tekbirler esnerdi gece yarılarında
Masal diye dinlerdik söz verilmiş yaşamları
Henüz sevilmiş kardeşlerle aynı odada
Dökülürdü kurşunlar çokça çocuk saçlarımıza
Nerede deniz kenarı görsek huzurlu köprüler
Bilirdik canımızı sıkacağını gördüğümüz düşlerin
Bilirdik bize kalacağını tedbirsiz şeylerin
Ben uyanmam bu sabah vakte el eli değdi
Rüzgar böyle eserse hep kuru kalacağız
Oluklar uzun boğazlar kesilmiş dereler kanlı
Uyanınca kalkıp vatan kurtaracağız
Her daim hayra yorduk Fransız sabahını
Bütün inançlar simsiyah yaşasın nefti yeşil
Konmadı noktalı virgül serçeparmağımıza
Atlar kımıldamadı yerinden kaç kere kımıldamadı
Kirlendi şahlar damarlarımızda
Buğulu şubatlarda hüzünler birikiyor
Kapılar örtülüyor üstüne merhametin
Kahramanın galoşsuz fotoğrafı çekiliyor
İlk öğretimler üst geçitler vefa dediğin
Siz buna yokuş dediniz düşünmeden
Ne yapsam iriydi diyecekler sözleri
Her şeyin boşalttılar içini
Oysa söz dediğin çıplaktır çıkar ağızdan gevelenerek
Maraş! Seni göğsünde yumuşatıp öyle sevmek gerek















