Hayatı:
Konumuz olan, Kayserili Saz Şâiri Himmetî Halk edebiyatı sahasında yetişmiş meydan şâirlerinden biridir. Saz konusunda oldukça güçlü olup 12 telli sazı çalan ender âşıklardan olduğu bilinmektedir. Kayserili Saz Şâiri Himmetî'nin hayatı ve şiirlerine geçmeden önce, divan edebiyatı sahasında Himmetî Mahlasını kullanmış şâirlerin olup olmadığına bakılacak olursa, bu sahanın şiir kaynakları olan tezkirelere, ayrı yüzyıllarda yaşamış üç ayrı Himmetî Mahlaslı şâirlerin varlığı görülür. Bu Himmetîler hakkında, kısa bilgiler şöyledir:
1.Şâir Himmetî, XVl. yüzyılda yaşamıştır. Ahdî, H.971=M.1563 yılında yazdığı “Gül-şen-i Şuarâ” adlı tezkiresinde Şair Himmetî'ye de yer vermiştir.
2.Şair Himmetî, XVll. yüzyılda yaşamıştır. Tezkireci Riyazî(ö.1054=1644) eseri olan“Riyâzü'ş-Şu'ara”yı 1609'da yazmış ve Şâir Himmetî'ye de tezkiresinde yer vermiştir.
3.Şâir Himmetîde XVll. yüzyılda yaşamıştır. Tezkireci Kaf-zâde (ö.1031=1621) bu tezkirecinin yazmış olduğu Zübdetü'l-Eş'âr” adlı kitabına Şâir Himmetî'yi almıştır.
Görüldüğü gibi Tezkirelerde yer alan Divan edebiyatı şâirlerinden Himmetî Mahlaslı olanlarından biri 16.yüzyılda, diğer iki Himmetî de 17.yüzyılda yaşadığı anlaşılmaktadır. Divan edebiyatı şâirlerinin yazıldığı 18. ve 19. yüzyıllardaki Tezkirelerde Himmetî mahlaslı şâire rastlanmaz.
Halk Edebiyatı sahasında XVll. yüzyıl şâiri Kul Himmet, varsa da o, şiirlerinde sadece Kul Himmet mahlasını kullanmıştır. Bu durumda şiirlerinde “Himmetî” mahlasını kullanan şâir sadece XIX. yy da yaşadığını bildiğimiz Kayserili Saz Şâiri Ârif Himmetî'dir.
Himmetî'nin, Kayseri'nin merkez Melikgazi İlçesi İsaağa Mahallesi, Madenoğlu kısımında doğmuş olduğunu, oğlu Mihal'in Nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Mihal'in Nüfus kaydı:
“Vilayeti: Kayseri. Mesken Numarası: 29. Nev'i-Mesken: Hane Sıra numarası:125. İsmi ve Şöhreti: Âşık Himmetî oğlu Mihal. Pederi: Müteveffa, Himmetî, Validesi: Müteveffiye, Fatma.”
Ayrıca, Tokatlı Gedâi'nin yazma-Şâirnâme'si- on iki kıt'a'dan meydana gelmiş ve yüz on altı şâirin adları mevcuttur. Bu değerli eserde, isimleri geçen Kayserili şâirler şunlardır: “Külahlı Hoca Vahdetî, Rûzî, Mestî, Dîdârî, Nâdî, Sâdıkî, Sıdkî, Rüşdî, Matlûbî, Remzî, Karârî ve Hacı Himmetî'dir.
“Hıfzî, Nâdî, Sûzî, Zikrî, Peyâmî
Sâlikî, Lisânî, Mihrî, Merâmî,
Şifâhî, Meşrebî, Deştî, Encâmî,
Kayserili Hacı Himmetî de var”(1)(15)
“Tekerleme-Hızrî Cemü'ş-Şâira”nın, 38. bendi'nin 3-4. mısraları'nda, Himmetî'nin ismi geçmektedir:
“Cevâbî, Kişverî, Şermî, Efkendi
Ekremî, Duhûlî, Şûhî, Semendî,
Heyetî, Himmetî, Âfetî, Bendî
Yazma Şiir Mecmu'alarında, Cönk'lerde ve Kayseri'de yayımlanmış Ansiklopediler ile Kayseri Şâirleri, isimli kitapların hepsinde, Saz Şâiri Himmetî'nin adı geçmektedir.
Saz Şâiri Himmetî'nin asıl adı Ârif'tir. Kayseri'nin Melikgazi İlçesi, İsaağa Mahallesi'nde 1811 yılında doğmuş, 81 yaşında 1892 senesinde, Uşak Vilayetine bağlı Sivaslı köyünde vefat etmiştir.
19.yüzyılda 80 yıl gibi, uzun bir ömür süren Himmetî, (Abdul Aziz, 5. Murat Han, 2. Abdülhamit) devrini görmüştür. Ailesi, oğulları Ârif'i önce mahalle mektebinde mahalle hocasına gönderip, dinî bilgileri öğrettikten sonra onu Medreseye göndererek tahsilini tamamlatmışlardır. Ârif, daha mahalle mektebine giderken saz çalmayı öğrenmiş, medrese tahsili yıllarında da, mahalle arkadaşlarıyla saz çalıp türkü söylemeye başlamıştır. Annesinden aldığı haşlıkları biriktirip önceleri basit bir saz ile çalıp söylemeye devam eden Ârif, daha sonra 12 telli saz alıp, bu sazın en iyi ustası haline gelmiştir. Arkadaşlarının etkisiyle evlerine yakin olan Kadirî Tekkesi'ne de devam etmiş ve Kadirî şeyhinden himmet almıştır. “Himmetî” Mahlası'nı almasına da şeyhin himmeti vesile olmuştur.
Âşıklık mesleğini töresini yerine getirmek için Kayseri ve civar vilayetleri de gezmiş; kendisi gibi Halk şâiri olan Vahdetî'nin kızı Fatma Hanım ile evlenmiş bu evlilikten Mahal adında bir oğlu olmuş, Mahal'in de -Hasan, Ayşe, Şerife- isimlerinde çocukları olmuştur.
Saz Şâiri Himmetî daha sora, H.1287=1870 yılında Kayseri'den Adana'ya göçmüş, Adana'da Hüseyin Remzi isimli oğlu, 11 Mart 1872 de doğmuştur.
Alâaddin Hazıroğlu'nun Konuşan Tarih.
Dorukta Görülen Yer Uşşak isimli kitabında ve (1), Uşşak'ta 1894 yılında kız-erkek bir arada okuyan “Numûne-i Edeb” isimli okuldan bahsederken: “Mektebin kurucusu Hüseyin Remzi Efendi” hakkında şu bilgileri verir:
Hüseyin Remzi, aslen Adanalıdır. İsmi Hüseyin, Mahlası Remzi olarak yâd olunur. Babası aslen Kayserilidir. İsmi Ârif, Mahlası Himmetî'dir. Şâir ve Şeyh'dir. 1287/1870 Kayseri'den Adana'ya göçmüştür. Adana Hükümet Konağı karşısında ibtidâî mektebine başlamıştır. 1298/1881 Yılı sonunda mektepten şahadetnâme almıştır. Bu sırada annesi vefat ve İzmir'de ikâmet etmekte olan babasının yanına gelmiştir. Burada İzmir Rüşdiye Mektebine kaydolmuş ve süre zarfında derslerini tamamlıyarak 25 Temmuz 1887 tarihinde şahadetname alarak mezun olmuştur. Akabinde İzmir'de Şadırvan Camii İmâmı Daha sonra İlmiye tarikına girerek Manisa, Kırkağaç, Soma ve Bergama taraflarında “Miftâhü'l-Ulûm” olan sarf ve nahiv gibi mukaddimatı tahsil etmiştir. 1307/1891 yılında Uşak Kasabası'na gelmiş ve eşraftan Acemzadelerin ve sâirlerin ricası ve talebi üzerine Uşak'ı vatan ittihaz etmiştir. Bu sırada memleketinde bulunan babasını Uşak Kasabasına getirmiştir. Mısır'daki Medresetü'l-Abbasiye'de Türkçe Muallimliği kararlaştırılmış iken, 30 Ağustos 1892 tarihinde Uşak Kasabasında meydana gelen yangında afetzade olan ve Sivaslı Köyü'ne gitmiş bulunan 81 yaşında iken 16 Ekim 1892 tarihinde vefat eden babasını ziyaret etmek için Uşak'a dönmüştür.”
Bu bilgiler ışığında Himmetî'nin Şeyh olduğu ve Kayseri'deki Mahal ismindeki oğlu ile Adana'ya göçtükten sonra Remzi adında bir oğlu olduğu; Remzi'nin iyi bir âlim ve şâir olduğu; Himmetî'nin Kayseri'de aranan kabrinin de Uşak Sivaslı'da bulunduğu aydınlanmış oldu.
Himmetî, âlimleri konu alan şiirinde, Kayseri'den bahseden bu şehrin“makarr-ı ulemâ” (âlimlerin gelip yerleştiği şehir) unvanı ile anıldığını yazan ilk şâir Himmetî'dir.
Himmetî, bir ara hacca gitmiş, bu nedenle kendisine Hacı Himmetî denilmiştir. Hac konusunda uzun ve kısa olmak üzere birçok şiirleri vardır. Himmetî, bir ara İstanbul'da kalmış, İstanbul'un çoğu yerleri hakkında Heceli ve Aruzlu şiirler yazmıştır. O, İzmir'de uzun zaman kalmış ve İzmir'in birçok şâir ve şâireleri ile söyleşi yapmış burada, bir şâire ile Aruzlu 5 bentli “Dedi-Dedim” şeklinde Müseddes-i Mükerrer yazmıştır. Himmetî hakkında yazmış olduğumuz kitap henüz basılmadı. Bu kitapta, Himmetî'nin 40'ı Heceli 30'u da Aruzlu olmak üzere 70 şiiri yer almaktadır.
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 14 Şubat 2020 - 13:18
Güncelleme: 04 Mart 2022 - 20:01
Himmetî Kimdir ?
Kültür-Sanat
14 Şubat 2020 - 13:18
Güncelleme: 04 Mart 2022 - 20:01
İlginizi Çekebilir















