Ulusal ve uluslararası çok sayıda prestijli koleksiyonda eserleri bulunan
ödüllü sanatçı Dalkıran, eserlerinde, Türk kültürün özellikle mistik yöndeki
felsefesinin, bu felsefenin şekillendiği Anadolu’nun saflığını koruyabilmiş köy
ve kentlerinden çeşitli karelerle birleştirilerek özgün bakış açısı ile saf
biçimlere dönüştüğünü söyledi.
Sergisinin ilgi görmesinden büyük
mutluluk duyduğunu belirten Dalkıran, “Özellikle Türk kültürünün mitolojik yönü
ile bana ait doğa gözlemlerine dayalı özgün yorumların çalışmalarımda adeta
tutku derecesinde birbiri içerisine girdiğini görürsünüz. Akademik ve sanatsal
çalışmalarımla resim sanatına katkı sağlamayı amaçlıyorum” yorumunu yaptı.
Dalkıran, kullandığı renklerin saydam ve
temiz, biçimlerin ise yumuşak, düzgün, uyumlu renk ve lekelerle oluşmasına
özellikle çaba gösterdiğine vurgu yaptı.
ÖĞRENCİLİK HİÇ BİTMİYOR
Tuval üzerinde akrilik boya tekniği ile
yaptığı eserlerinde “geleneksel Türk tasvir sanatı minyatürün renk ve çizgi
esinleri ile ebru sanatının biçim esinlerini optikten uzak bir yüzey duyarlığı
ile çağdaş yorumlara taşıdığını” vurgulayan Dalkıran, şöyle devam etti:
“Sanat bir serüvendir. Her gün bir
şeyler öğreniyorsunuz. Hayatta öğrencilik hiç bitmiyor. Tecrübe ve
birikimleriniz bu öğrendiklerinizle birleşince doğal olarak eserleriniz de bir
yenilenme ve dönüşüme giriyor. Resimlerimde değişim ve dönüşüm bunun
yansımasıdır. Tabi ki buradaki değişim köklü, üslup dışına çıkan değişim
değildir. Resim yapmak bir ifade biçimidir. Sanatçı resimleriyle kendini ifade
eder. Yurtiçi ve yurtdışında birçok seçkin, özel ve resmi koleksiyonlarla
müzelerde eserlerim bulunuyor. Sanko sanat Galerisi Türkiye’de istikrarlı,
planlı ve projeli hatırı sayılır galerimizden birisidir. Ev sahipliklerinden
dolayı teşekkür ederim.”
TÜRK SANATI ADINDAN SÖZ
ETTİRİYOR
Özellikle batı ve diğer
ulusların sanat anlayışlarının net bir kopyacılıkla, olduğu gibi Anadolu
sanatına aktarılması anlayışına karşı olduğunu vurgulayan Dalkıran, devamla şu
görüşleri paylaştı:
“Söz konusu yaklaşım
taklitçilikten öteye gidemez. Zaten geçmişe bakıldığında gitmediği de
görülebilir. Küreselleşmenin ön plana çıktığı ve sanat erozyonunun had safhaya
ulaştığı günümüzde dünya sanatlarına bilinçli bir seçkiyle yaklaşmalıyız.
Sorunlarımıza kendi açımızdan bakarak sanatsal oluşumları biçimden çok daha
ötede aramalıyız. Bu şekilde özgünlüğü yakalayabileceğimizi ve ulusal
sanatımıza sahip çıkabileceğimizi unutmamalıyız.
Tarihten
getirdiklerimiz ve içinde bulunduğumuz coğrafyada sahip olduklarımız bizlere
zengin bir birikim sağlamaktadır. Bu birikim ise ustaca değerlendirildiğinde
bizlere biçimin ötesinde, özgün ve milli sanatın kapılarını sonuna kadar
açacaktır. Bu kapılar açıldığında ise artık sanatın evrensel boyutu içerisinde
kaybolup gitmenin önüne geçildiği gibi, evrensel sanatın içerisinde kimlikli
bir yer edinmek de söz konusu olacaktır. Türk sanatı bugün için evrensel sanat
arenasında adından söz ettirir durumdadır. Bize düşen görev de bu durumu
korumak ve daha ilerilere taşımaktır.”
Dalkıran’ın 32 eserinin yer aldığı
sergisi Sanko Sanat Galerisi’nde, 27 Aralık 2018 tarihine kadar her gün 10.00 –
22.00 saatleri arasında gezilebilecek.
AHMET DALKIRAN
Konya Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü
Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı’ndan 2003 yılında birincilikle mezun olan
sanatçı, 2006 yılında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek
Lisans eğitimini, 2010 yılında ise Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde doktora
eğitimini tamamladı.
Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar
Fakültesi Resim Bölümü’nde 2007 yılında öğretim görevlisi, 2011’de yardımcı
doçent, 2014 yılında doçent olan sanatçı, 2011-2014 yılları arasında Resim
Bölüm Başkan Yardımcılığını ve 2014-2017 yılları arasında Resim Bölüm
Başkanlığını yürüttü.
Sanatçı, 2016 yılında atandığı Dekan
Yardımcılığı ve Rektör Sanat Danışmanlığı ile 2017 yılında üstlendiği Resim
Bölüm Başkanlığı görevleri yanında, akademik ve sanatsal çalışmalarını
sürdürmektedir.
Onbir kişisel sergi açan ve
ulusal/uluslararası çok sayıda karma/grup/projeli ve yarışmalı sergi ile
whorkshop ve çalıştaya katılan sanatçının ayrıca Erciyes Üniversitesi Resim
Yarışması’nda Mansiyon (2005), Fırat Üniversitesi Resim Yarışması’nda İkincilik
(2009), I. Uluslararası VoVa-MiniArt Bienali’nde Üçüncülük (2009), II. Baloton
Szalon Uluslararası Küçük Formatlı Eserler Bianali’nde Övgü (2010) ve II.
Uluslararası VoVa-MiniArt Bienali’nde Birincilik (2011) ve Orontes II.
Uluslararası Çağdaş Sanat Festivali Resim Dalında Onur Ödülü (2017)
bulunmaktadır.
Sanatçı BRHD–Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği ve GESAM-Türkiye
Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği üyesidir.












