Dünyada giderek artan ve tüm organları etkileyen diyabet
yani şeker hastalığı, körlüğe kadar gidebilen göz problemlerini beraberinde
getiriyor. Günümüzde şeker hastalığından etkilenen yetişkinlerin sayısı 415
milyon. Dünya genelinde şeker hastalığının istenmeyen bir sonucu olan diyabetik
retinopatili hasta sayısının ise 2030 yılında 191 milyona erişeceği tahmin
ediliyor. Memorial Ankara Hastanesi Göz Bölümü’nden Op. Dr. Neslihan Astam,
20-74 yaş arasındaki yetişkinlerde görme kaybının en önemli nedenlerinden olan
diyabetik retinopati hakkında bilgi verdi.
Kan şekeri seviyenizi ve göz sağlığınızı ihmal etmeyin
Diyabetin istenmeyen bir sonucu olan diyabetik retinopatinin başlıca nedeni göz küresinin arka bölümünde yer alan ve görmeyi gerçekleştiren
retina tabakasındaki damarların hasarıdır. Retinadaki bu damarların hasarı,
dokuların zaman içinde görmenin bozulmasına yol açacak ölçüde işlev göremez
hale gelmesine yol açar. Dünyada her 90 dakikada bir 1 kişinin görme yetisini
kaybetmesine sebep olan diyabetin bir sonucu olan diyabetik retinopatinin bir
başka özelliği de retina yüzeyinde yeni kan damarlarının oluşmasına neden
olabilmesidir. Kolayca kanayabilen bu yeni damarlar, doğru tanı konulmadığı ve
tedavi edilmediği takdirde körlüğe neden olabilir.
Tüm diyabet hastaları risk altında
Her üç diyabetliden birinde diyabetik retinopati
gelişmektedir. Diyabetik retinopatisi olan her üç kişiden biri de görme kaybı
yaşamaktadır. Görme kaybı yaşayan hastalar depresyon, fiziksel sağlıkta
bozulma, sosyal hayattan uzak kalma gibi etkilerle karşı karşıya kalırlar.
Şeker hastalığı tanısı konulduğunda mutlaka göz muayenesi yapılmalı, retina
normal ise muayene yılda bir tekrarlanmalıdır. Retinopati başladığında ise
takip süresi 3 – 4 aylık sürelere indirilebilir. Diyabetik retinopatinin
meydana gelmesinde rol oynayan risk faktörlerinin başında şeker hastalığının
süresi gelmektedir. Özellikle Tip 2 diyabet tanısından itibaren 10 yıllık
süreden sonra retinopati görülme sıklığı artmaktadır. Tip 1 veya insüline
bağımlı genç diyabetiklerde ergenlik çağından sonra retinopati görülme sıklığı
yaş ile ilgili olarak artar.
Belirtileri önemseyip, uzmana başvurun
Giderek kötüleşen görme, ani görme kaybı, bulanık ve
düzensiz görme gibi şikayetleriniz varsa mutlaka bir uzmana başvurmalısınız.
Göz ağrısı ve kızarıklık, görüş alanınızda yüzen şekiller görmek de önemsenmesi
gereken belirtilerdir.
Kan şekerinin kontrol altında olması önemli bir faktördür.
Kan şekerinin düzensiz seyretmesi, ani kan şekeri yükselmesi ve düşmesi,
retinanın bozulmasını ve hastalığın ilerlemesini kolaylaştırmaktadır. Gebelik,
hipertansiyon, kan yağlarının yüksekliği ve böbrek hastalığı retinopatiyi
ağırlaştıran diğer faktörlerdir.
Eğer tip 1 ya da tip 2 diyabetiniz varsa diyabetin göz etkilemesinden korunmak için en azından yılda bir kez kapsamlı bir göz muayenesinden geçmelisiniz. Eğer diyabete bağlı göz hastalığınız varsa daha sık kontrol edilmeniz gerekecektir. Buna ek olarak kan şekeriniz, kan basıncınız ve kan yağlarınız mümkün olduğunca normal sınırlar içinde olmalıdır. Sigara/tütün kullanımını da bırakmak büyük önem taşımaktadır
Modern tedavi yöntemleri ile önleminizi alın
Gözde makula ödemi yoksa tedaviye gerek olmaz. Yalnızca
diyabetik retinopatinin ilerlemesini önlemek için kan şekeri, kan basıncı ve
kolesterol değerleri kontrol altında tutulmalıdır. Retinada istenmeyen yeni
damarlar oluşmuşsa tüm retinaya (görme merkezi dışında) iki ya da üç seans
sürecek lazer tedavisi uygulanmalıdır. Şiddetli kanama varlığında lazer
tedavisi mümkün olmadığından, göz içinde kanama başlamadan lazer tedavisi
yapılmalıdır.
Vitrektomi ameliyatı ile gözün içindeki kanama tamamen
temizlenir ve aynı ameliyatta gerekli lazer tedavisi uygulanır. Bunun dışında
görme noktası ya da makulada etkilenme varsa ödem için özellikle göz içi ilaç
enjeksiyonları uygulanmaktadır.















