Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman’da yürütülen bir araştırma, konteyner kentlerde yaşayanların ruh sağlığına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği (TARDE) ve UNICEF iş birliğiyle hazırlanan raporda, konteyner kent sakinlerinin yüzde 68'inin depresyon belirtileri gösterdiği tespit edildi.Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Karaırmak ve Uzman Psikolog Ece Önder tarafından sunulan raporda, konteyner kentlerin zorlu yaşam koşullarının bireylerdeki travmaları derinleştirdiği vurgulandı.Konteyner Kentlerde Yaşam Koşulları Travmayı ArtırıyorRaporda, konteyner kentlerdeki fiziksel ve sosyal koşulların ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Konteynerlerin sınırlı alanı, ses yalıtımının olmaması, dayanıksız malzeme kullanımı ve yetersiz iklimlendirme gibi unsurlar, yaşam kalitesini düşürerek ruhsal sorunları tetikliyor. Özellikle:Mahremiyetin kaybı: 21 metrekarelik konteynerlerin ailelerin sağlıklı yaşam alanı ihtiyaçlarını karşılamadığı belirtildi.Aile içi ilişkiler: Sıkışık yaşam alanları nedeniyle aile içi ilişkilerde bozulma ve şiddet vakaları artış gösteriyor.Şehir hayatının yokluğu: Cami, çarşı gibi sosyal yaşam alanlarının yıkımı ve şehirdeki boşluklar, depremzedelerin travmadan iyileşme süreçlerini olumsuz etkiliyor.Duyusal Tetikleyiciler ve Uzun Vadeli EtkilerKatılımcıların yüzde 60’ından fazlası, depremle ilgili ses, koku ve görsel hatırlatıcılar nedeniyle yoğun stres belirtileri yaşadığını bildirdi. Araştırma sonuçlarına göre:Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Orta ve şiddetli düzeyde TSSB yaşayanların oranı %43,6.Anksiyete ve Depresyon: Orta ve şiddetli anksiyete oranı %64,9, depresyon oranı ise %67,8 olarak tespit edildi.Geleceğe dair umutsuzluk: Katılımcıların %38’i geleceğe umutla bakamadığını belirtirken, %28’i gelecekte iyi günlerin kendilerini beklediğine inanmıyor.Gündelik Hayatın Yeniden Kurulması ŞartRaporda, depremzedelerin maddi kayıplarının telafi edilmesi ve daha insani yaşam koşullarının sağlanmasının travmaların iyileşmesi için kritik olduğu vurgulandı. Geçici barınma merkezlerinin kalıcı çözümlerle yer değiştirmesi gerektiği belirtilirken, depremzedelerin sosyal hayata yeniden katılımlarının önemine dikkat çekildi.
Sağlık
Yayınlanma: 28 Kasım 2024 - 10:04
Deprem Bölgesinde Ruh Sağlığı Krizi derinleşiyor! Yüzde 68 Depresyon, Yüzde 65 Anksiyete
6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen yaklaşık 16 ayda, depremzedelerin yaşam koşulları ağır sorunlar barındırıyor.
Sağlık
28 Kasım 2024 - 10:04















