Babası Şanlıurfalı olan Açıkgöz, henüz 9 yaşındayken anne ve babasını terk ederek dolaşmaya başlamış, saz çalıp türkü söyleyerek geçimini sağlamıştır. Okuma yazması olmayan Açıkgöz, ağızdan duyma yöntemiyle ve gazete, dergi gibi materyallerden kendi kendine okuma yazma öğrenmiştir.
Mustafa Açıkgöz'ün üstün yeteneğiyle uzun hikayeler yazdığı ve türküler bestelediği bilinmektedir. Çukurova Radyosu'ndan gelen ozanlık teklifini, alkol kullanılacağı gerekçesiyle kabul etmemiştir. Yaşadığı dönemde bazı vatandaşlar tarafından ses kayıtları yapılmış, bu kayıtlar daha sonra Gül Ahmet Yiğit ve Hilmi Şahballı gibi kişilere verilmiştir.
Üç evlilik yapmış olan Mustafa Açıkgöz'ün bu evliliklerinden altı çocuğu olmuştur. Hayatını işçilik yaparak sürdüren Açıkgöz, 1982 yılında vefat etmiştir.













