Afşin ilçe merkezinde bulunan ve halk tarafından ziyaret edilen Dede Baba Türbesi hakkında detaylı bilgiler sunmaktadır. Metinde öne çıkan noktalar şunlardır:
- Konum ve Çevresi: Afşin ilçe merkezi, Atatürk Caddesi üzerinde bulunur. Önünde asırlık çınar ağaçları ve yakın zamanda dikilmiş çam ağaçları vardır. Etrafı tahta çitlerle çevrili küçük bir parkın içindedir.
- Mimari Özellikleri: Kare planlıdır. Girişi doğu cephesindedeki bir kapı ile sağlanır. Güneyde iki penceresi bulunur ve üzeri yarım kubbe ile kapatılmıştır. İnşa kitabesi yoktur ancak Dulkadir Beyliği döneminde yapıldığı sanılmaktadır. İçindeki 2 metre uzunluğunda ve 0.5 metre yüksekliğindeki sandukanın Dede Baba'ya ait olduğu düşünülmektedir.
- Dede Baba'nın Kimliği: Halk arasında Deve Baba, Dev baba, Deveci baba, Develi baba veya Şeyh Hüseyin olarak da adlandırılır. Kimliği ve kişiliği hakkında kaynaklarda yeterli bilgi olmamasına rağmen halk tarafından saygı duyulan ve sevilen bir kişidir.
- Menkıbeler:
- Eshab-ı Kehf ile İlişkisi: 1226 yılında Medine'den Eshab-ı Kehf'i tamir için gelen, çok sayıda devesi olan ve develerine iyi davrandığı için Deve Baba denilen bir derviş veya komutan olduğu, develeriyle Eshab-ı Kehf'in yapımında taş taşıdığı ve külliyenin bugünkü haline gelmesini sağladığı rivayet edilir.
- Yavuz Sultan Selim ile İlişkisi: İran Şahı Şah İsmail'in Alauddevle Bey'in kızıyla evlenmek istemesi üzerine Yavuz Sultan Selim'in Alauddevle'ye yardım etmek için Afşin'e geldiği ve Dede Baba'nın yanında konakladığı, Yavuz'un Dede Baba'dan Şah İsmail'e karşı savaşmak için müritlerini toplamasını istediği ancak Dede Baba'nın iki Türk hükümdarının savaşmasını istemediği için bu teklifi reddettiği anlatılır. Yavuz'un savaşı kazanmasının ardından Dede Baba'ya yardım etmediği için içerleyip dönüşte askerlerini göndererek Dede Baba'yı türbesinin bulunduğu yerde şehit ettirdiği rivayeti de bulunmaktadır.
- Denizi Geçen Develer: Dede Baba'nın Selçuklu askerlerine develerle deniz aşırı erzak taşıyan bir ulu kişi olduğu, develerle yük taşırken yolu denize çıktığı ve develerin inadı yüzünden denizi geçemediği, bunun üzerine uzakta (Elbistan'da) bulunan Himmetbaba'dan yardım istediği ve Himmetbaba'nın himmetiyle develerin rahatça denizi geçtiği anlatılır.
- Ziyaretçi Kitlesi ve İnançlar: Kahramanmaraş ve ilçeleri yanı sıra Kayseri, Malatya, Adıyaman gibi çevre illerden ve Türkiye'nin birçok ilinden çok sayıda ziyaretçi çekmektedir. Dede Baba'nın hiç evlenmediğine ve çocuğu olmadığına inanılır, bu yüzden türbeye çocukların götürülmemesi gerektiği düşünülür. Çoğunlukla felçli hastalar, akıl hastaları, şizofrenler, âmâ ağrısı çekenler ve cilt hastaları şifa bulmak amacıyla türbeyi ziyaret ederler ve genellikle bir iki gün, bazen bir hafta kadar türbede yatarlar. İnanışa göre Dede Baba mezarından kalkar ve türbede yatanların hasta bölgelerini eliyle sıvazlayıp iyileştirir ve onlara hastalıklarından kurtulup kurtulmayacaklarını söyler.
- Şifa Hikayeleri: Metinde, kuruma hastalığına yakalanan bir kişinin ve bir genç kızın Dede Baba'nın müdahalesiyle şifa bulduğuna dair iki ayrı hikaye anlatılmaktadır. Bu hikayeler, türbenin halk arasındaki şifa inancını pekiştirmektedir.
Bu metin, Dede Baba Türbesi'nin hem tarihi ve mimari özelliklerini hem de etrafında oluşan güçlü inanç ve menkıbeleri detaylı bir şekilde aktararak bölge halkı için taşıdığı manevi önemi gözler önüne sermektedir.















