Ekonomide yönetiminde yaşanan değişikliklerin ardından
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’den de yargıyla ilgili önemli mesajlar geldi.
Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce Ankara'da düzenlenen 'Ceza Hukukunda Alternatif Çözüm Yolları Sempozyumu'nda konuşan Gül, “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun. Yargı konjonktüre, birilerinin dediğine bakmaz. Yargı dosyaya, vicdanına, hukuka, anayasaya bakar. Bizim beklentimiz budur” dedi.
Gül şu mesajları verdi:
Hiç kimsenin tavsiyesine, talimatına bakarak değil, dosyaya bakarak, vicdanınıza göre karar verin. Bu konuda hakim ve savcıların yanında güçlü şekilde durmaya devam edeceğiz.
İster yerli ister yabancı yatırımcı olsun, uzun vadeli yatırımlar, öngörülebilir, sonuçları kestirilebilir bir hukuk pratiği ile yakından ilgilidir. Anayasa Mahkemesi bir karar verip 'Mahkemenin buna uyar mı uymaz mı' gibi bir öngörülebilirliğin olmadığı yerde yatırımda hukuk öngörülebilirliğinden bahsetmek mümkün değil.
"Tutuklama istisna olacak"
Hukuk güvenliğini vatandaş lehine koruyacak, daha da güçlendirecek, tutuklamayı istisna olarak değerlendiren uygulamaları sağlayacağız.
"Davaların yarıdan fazlası beraat"
2019 yılında savcılıklara gelen fiillerin yüzde 52,7'si
hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş. Yani yarıdan fazlası
takipsizlik kararıyla sonuçlanmış. Savcılıklara gelen dosyalar var. Bu kadar, 5
milyon dosya var, yarısından fazlası takipsizlikle, yani boşuna yargı sistemi
meşgul edilmiş, vatandaş gitmiş gelmiş. Ama savcılık da bu anlamda hakkı teslim
etmiş.
Açılan davalarda mahkumiyet oranı yüzde 46,8. Mahkemelerde verilen kararların
yüzde 53,2'si beraat, hükmün açıklamasının geri bırakılması gibi kararlar. Yani
açılan davaların yarıdan fazlası da yine beraatle ya da başka şekilde
sonuçlanmış. Pardon dediğinizde, kusura bakmayın ama haksız yere içerde
cezaevinde tutuklu kalan kişinin o günleri geri gelmiyor. Ticari itibarı, maddi
kayıpları geri gelmiyor.
Independent Türkçe












Tlf edir olmuş