Maraş’ın Uzunoluk semtinde 1899 yılında doğdu. Babası, mahkeme başkâtibi Mehmet Efendi’dir. İlköğrenimini mahalle mektebinde, idadi eğitimini ise Acemli Camii’nde tamamladı. Ağabeyi Memiş Tahir Efendi, Halvetî tarikatına mensup önemli bir şeyhti. Ancak, ağabeyi İstanbul’da bulunduğu için onun bilgisinden doğrudan faydalanma imkânı bulamadı. Geleneksel medrese eğitimini, babasının hocası olan merhum Berberzade Hacı Mehmet Efendi’den aldı.
Gençlik döneminde Darendeli Hacı Muhammed Efendi’nin sohbetlerine katıldı. Hocasının vefatının ardından, onun halifesi olan Duruş Efendi’ye yöneldi. Mağaralı Camii’nde çıkardığı kırk günlük ibadetten sonra, Duruş Efendi’nin hilafetine layık görüldü. Ancak edebi gereği, hocası sağken çevresinden ayrılmayı uygun görmedi.
Bu süreçte Uzunoluk’taki Bekbûtiye Camii’nde (günümüzde Çınarlı Camii) imamlık ve hatiplik görevine başladı ve bu vazifesini ömrünün sonuna kadar sürdürdü. Misafirperverliğiyle tanınır, ikramlarını bizzat kendisi yapardı. Misafirleri nezaketle “Zahmet verdik efendim!” dediğinde, o zarif bir şekilde “Zahmet değil, inşallah rahmet olur!” şeklinde mukabelede bulunurdu.











