Son 10 yılda ülkemizde kolon kanseri görülme
sıklığında yüzde 10 oranında artış gözleniyor. Bu artışta kanser tarama
programları sayesinde kanserin erken teşhis edilmesinin yanı sıra rafine gıda
tüketiminin artması, daha fazla strese maruz kalmak ve iltihabi bağırsakhastalıklarının etkili olduğu belirtiliyor. Yüreklere su serpen haber ise kolon
kanserinin önlenebilir ve erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir kanserler
arasında yer alması. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Gürhan Şişman erken teşhis için
hiçbir yakınması olmasa bile herkesin 45 yaşında kolonoskopi yaptırmasının çok
önemli olduğunu belirterek, “Üstelik toplumdaki yaygın inanışın aksinekolonoskopi öncesi hazırlıklar aslında artık eskisi kadar zahmetli değil, yeni
çıkan hazırlık solüsyonları ile bir gün öncesinden hazırlık mümkün oluyor.”
Hiçbir belirti vermeden sinsice
ilerleyebiliyor
Kolon kanserinin en önemli özelliği sinsi bir hastalık
olması. Kanser öncesi lezyonlar olan poliplerin varlığında ve kanserin
başlangıç evresinde genellikle belirti vermiyor, sinsi bir şekilde ilerliyor.
Dolayısıyla hastaların çoğunda ancak ileri aşamada teşhis edilebiliyor. İleri
safhalarda kalın bağırsaktaki yerleşim bölgesine göre makattan kan gelmesi,
kabızlık, karın ağrısı, karında şişlik, halsizlik, kilo kaybı ve demir
eksikliği gibi belirtiler ile kendini gösterebiliyor.
Dikkat! Polipler kansere dönüşebilir
Kolon kanseri önlenebilen bir kanser türü. Ancak
beslenme ve yaşam alışkanlıklarına dikkat edilerek risk azaltılabilse de, bu
kanser türü çoklu faktörlere bağlı olarak geliştiği için tümüyle ortadan
kaldırılamıyor. Sigara alışkanlığı, alkol tüketimi, obezite, familiyal
adenomatoz polipozis gibi genetik hastalıklar, polipler, hareketsiz
bir yaşam tarzı, iltihaplı bağırsak hastalıkları, diyabet ve rafine gıda
tüketimi kolon kanserine yakalanma riskini artıran etkenler. Aile öyküsü ve
polipler ise en büyük risk faktörlerini oluşturuyor. Öyle ki ailesinde kolon
kanseri olan kişilerde risk 3 kat artıyor. Polip türlerine göre kanser riski de
artıyor. Özellikle villöz poliplerde bu risk daha fazla oluyor.
Kolonoskopi sayesinde erken tespit
ediliyor
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Gürhan
Şişman kolon kanserinde kolonoskopi yöntemiyle erken tanı ve tedavinin
mümkün olabildiğine dikkat çekiyor. Poliplerin henüz kansere dönüşmeden teşhis
edilmesinde kolonoskopi anahtar bir rol üstleniyor. Polipler saptanınca
kolonoskopi esnasında alınıyor. Yapılan çalışmalar kolonoskopi taramasının
yaygınlaşması sayesinde kolon kanserinin büyük ölçüde engellendiğini ortaya
koyuyor. Bu nedenle hiçbir yakınması olmasa bile herkesin 45 yaşından itibaren
5 yılda bir kez kolonoskopi ve dışkıda gizli kan taraması
yaptırması çok önemli. Ailesinde kolon kanseri olanlar ise kolon kanseri olan
kişinin tanı yaşından ortalama 10 yaş önce kolonoskopi yaptırmalı. İltihaplı
bağırsak hastalığı olanlar da, hastalık süresi 10 yılı geçtikten sonra her sene
kolonoskopi olmalı. Eğer kişinin genetik yükü fazla ise 20 yaşından sonra
yıllık kolonoskopi öneriliyor.
Tedavide başarılı sonuçlar elde ediliyor
Eskiden bu hastalıkta yaşam süresi kısa iken günümüzde
erken tanı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesi sayesinde hastalıksız sağ kalım
süresi en az 10 yılı buluyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Gürhan
Şişman erken evrede tespit edildiği takdirde kolon kanserini
kolonoskopi gibi kolay bir yöntemle tedavi etmenin mümkün olabildiğine işaret
ederek, “Erken evre kolon kanseri kolonoskopi esnasında tespit
edilince polipektomi ya da endoskopik submukozal diseksiyon yöntemi ile tedavi
ediliyor. Eğer ileri evre ise tedavide cerrahi yöntemler, radyoterapi ve
kemoterapi yöntemlerine başvuruluyor.” diyor















