Bekere, kökenini Arapça *"bekre"* kelimesinden alır. Bekre (bekere), kuyularda ya da benzer yerlerde kullanılan çark, çıkrık veya makara anlamına gelir. Ayrıca, eklem bölgelerinde bulunan oyuklu kemiklere de bu isim verilir. Geleneksel olarak bekere üreten ve satan kişilere *bekereci* denilmektedir. Günümüzde Maraş'ta ağaç tornacılığıyla uğraşan zanaatkârlar kendilerini genellikle bekereci yerine çıkrıkçı olarak tanımlasa da, bu iki terimin zamanla iç içe geçtiğini belirtmektedirler. Bizim derlemelerimizde ip eğirme işini yapanlara çıkrıkçı, tarım, sanayi, mutfak gibi alanlarda kullanılan ahşap malzemeleri üretenlere ise bekereci dendiği tespit edilmiştir. Geçmişte "ehl-i hıref teşkilâtı" içinde, ağaçtan çıkrık ve benzeri araçları yapanlara "Cemâ’at-i Harrâtîn" ismi verilmekteydi. Günümüzde ise bazı yörelerde bu mesleği sürdürenler *harratçı* ya da *haratçı* olarak adlandırılmaktadır. Bekere, genellikle ağaç ya da keçi boynuzundan yapılan, yivli ve setli bir parçadır. Eskiden manuel tornada üretilirdi. Yaklaşık 10 cm uzunluğunda ve 1 cm çapındadır. Bu malzemeye makara da denir. Bekerenin ortası, çıkrık iğine yerleşecek kadar ince bir delik içerir ve yüzeyi genellikle girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Bekere, çıkrık iğine oturtulur ve girintilerine ip veya urgan geçirilerek iğ ile çıkrık tekerleği arasında bağlantı sağlanır. Çıkrık tekerleği, bir kol ya da pedal aracılığıyla döner ve bekere ile tekerlek arasındaki ip hareketi sağlayarak dönme işlemini tamamlar. Böylelikle çıkrık yardımıyla ip eğrilir. Özellikle kadınlar, iplik eğirme işlerinde kullanmak üzere bekere satın almaktaydılar. Yöredeki anlatılara göre bazı bekereciler köyleri dolaşarak yalnızca makaralarını değil, diğer el işlerini de satarlardı. İplik eğirme için kullanılan bu küçük alet, çıkrığın en önemli unsurlarından biri kabul edilir. Ağaç işleme sanatının bir dalı olan bekerecilikte şerit testere, daire testere, kerpeten, planya, gönye, kalınlık makinesi, freze, keser, çekiç, tornavida, rende, törpü, matkap, burgu, zımpara, eğe, tokmak gibi çeşit çeşit el aleti kullanılmaktadır. Ayrıca elektrikli ya da mekanik aletler ile metre, su terazisi, kumpas gibi ölçü aletleri de bu meslek dalının temel araçları arasında yer alır. Bunların tamamına "avadanlık" adı verilir. Bekerecilikte daha çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz ve gül ağacı gibi dayanıklı ve işlenmeye uygun ahşap türleri tercih edilmektedir. Bu mesleğin temelinde atölyelerdeki araç ve gerecin bilinçli ve yerinde kullanımı büyük önem taşır. Ustalar, hangi tür ağacın hangi işlerde kullanılacağını ve bununla ilgili hangi aletlerin daha uygun olduğunu usta-çırak ilişkisi içerisinde aktarırlar. Avadanlıkta yer alan her bir aracın kullanım şekli ve malzeme türüne uygunluğu pratik yapılarak öğrenilir. Çıraklar, ustalarını dikkatle gözleyerek hiçbir iş ayrımı yapmadan onların deneyimlerinden faydalanmak durumundadır. Bu süreçte çırağın kazandığı bilgi ve beceriler kalfalığa geçişini sağlar ve böylelikle ustanın iş yükü kısmen azalır. Yeni nesil bekereciler, geçmişten devraldıkları bilgileri kendi dokunuşlarıyla geliştirerek daha üstün işler ortaya koymayı amaçlar. Aynı zamanda meslek geleneğini ve yapılan işlerin tarihsel sürecini hâlen iş yerlerinde yaşayarak öğrenme imkânına sahiptirler. Geleneksel yöntemlerle üstlenilen işleri daha güzel ve özgün şekilde gerçekleştirmek ise her bekerecinin ana hedefidir.
Yerel
Yayınlanma: 27 Mart 2025 - 17:10
Bekerecilik Mesleği Hakkında Bilgiler
Maraş’ın geleneksel mesleği hakkında bilgiler..
Yerel
27 Mart 2025 - 17:10













