Mir-i miran, serasker, muhafız, beylerbeyi ve valilik gibi görevlerde bulunmuş olan Behram Mehmed Paşa, dönemin önemli devlet adamlarından biridir. Otoriter ve sert mizacıyla tanınan Behram Paşa, Viranşehir Milli aşiretine mensuptur. Halk arasında genellikle "Behram" lakabıyla bilinse de, davranışları sebebiyle "Deli Behram Paşa" ya da "Millü Deli Behram Paşa" olarak anılmıştır. Aynı zamanda "Hacı" unvanıyla da tanınmaktadır. Behram Mehmed Paşa, kariyerine Kapıcıbaşı ve Mir-i miran olarak başladı. III. Selim döneminde vezirlik rütbesiyle Trabzon Valiliğine atandı.
Ancak 1809 yılında Erzurum Valiliği ve Şark Canibi Seraskerliği görevlerini üstlendiği halde, 1810’da bu görevden azledildi. Aynı yıl Diyarbakır Valiliğine getirilmişse de halk tarafından kabul görmedi. Bunun üzerine Dimetoka’da kışlayan Behram Paşa, 1811 baharında Rakka Valisi olarak atandı. Ancak bu görevi de kısa sürdü; yılın sonlarına doğru Rakka Valiliğinden alınarak Rusçuk Seraskerliği görevine getirildi. Rusçuk Seraskerliği sırasında çıkan Sırp isyanının bastırılmasında etkin bir rol oynayan Behram Paşa, özellikle Belgrad Kalesi’nin ele geçirilmesindeki başarılarıyla öne çıktı. 1814 yılında Rumeli Valiliğine atanmasına rağmen, 1815 yılında vezirlik unvanı geri alındı ve Midilli’ye sürgün edilerek orada ikamet etmek zorunda bırakıldı. Behram Paşa’nın Maraş’ta bulunduğu dönemde Bayezid ailesinden yana tavır aldığı, Kara Fatma ve oğlu Süleyman Paşa ile yakın ilişkiler kurduğu bilinir. 1823 yılında Halep Valiliğine atanmıştır. Ancak bu görevi sırasında, Rakka’daki aşiret reislerine hilat giydirerek onları kışkırttığı yönünde Maraş Valisi Abdülcelilzade Ahmet Paşa tarafından suçlamalar yapılmıştır.
Kendisi bu hareketi, aşiret reislerini tatmin etmek ve bölgesel asayişi sağlamak amacıyla gerçekleştirdiğini savunsa da vezirliği elinden alınmış ve Sivas’a sürülmüştür. Mallarına da el konulmuştur. Devlet hizmetinde uzun yıllar bulunmasına rağmen, sert mizacı nedeniyle halkın hafızasında olumlu bir izlenim bırakamayan Behram Mehmed Paşa, ölçüsüz davranışlarıyla "Deli" lakabını kazanmıştır. Merkezi otoritenin zayıflığından faydalanarak halk üzerinde baskıcı uygulamalara giriştiği de bilinmektedir. 1833 yılında hayatını kaybeden Behram Mehmed Paşa, cebbar ve dirayetli bir kişilik olarak tarihte yerini almıştır.











