Şehre ulaşan Yemliha şehrin değişmiş, insanların boylarının
kısalmış olduğunu görür. Fırından ekmek alıp arkadaşlarının yanlarına dönmek
isteyen Yemliha, uzun boyu, saç sakalı, kıyafeti vs. ile onların dikkatini
çeker ve insanlar Yemliha ile beraber gelirler. Mağaraya yak-laştıklarında
Yemliha peşinden gelenlere “Azizlerim durun! Mağaradaki arkadaşlarım sizi bu
şekilde (kalabalık ve her yönüyle değişmiş) görürlerse korkarlar. Bu yüzden
onların yanına önce ben girip sizin geldiğinizi, haber vereyim siz de burada
durup benden haber bekleyin.” der. Yemliha, hitabını bitirdiğinde ayağını
bastığı yerde bir su çıkar. Yemliha’nın “Azizler durun!” hitabının ardından
çıkan suya ise “Azizler Pınarı” denilir. Menkıbeye göre Yemliha, halka bu
şekilde seslendikten sonra mağaraya girer ve kaybolur.
Bir parmak kalınlığında akan Azizler Pınarı, aktıktan birkaç
metre sonra kaybolur. Yalnızca bahar aylarında fazlalaşan pınar diğer
mevsimlerde değişmeden aynı oranda akmaktadır. Azizler Pınarı, yöre halkı
tarafından kutsal kabul edilir, taharette kullanmanın günah olduğu söylenir ve
şifa amaçlı olarak içilir. Buradan alınan su “Azizler Pınarı’nın suyudur,
içerseniz şifa bulursunuz” denilerek komşulara ikram edilir.
Ayrıca pınar, çeşitli hastalıklar için şifa niyetiyle
kullanılır. Afşin’de; Azizler Pınarı, Çoban Pınarı, Eshab-ı Kehf Pınarı, Mağara
Gözü, Kızlar Pınarı, Elmalı Pınar ile Devlet hastanesine giden yol üzerindeki
pınar da Yediler’le bağlantılı kabul edilmektedir. Sayıları yedi olan
pınarların her birisinden alınan bir miktar su ile akşam namazı ile yatsı
namazı arasında banyo yapılırsa ve uygulamaya üç cuma devam edilirse çocuğu
olmayan kadınların da çocuklarının olacağı, felçli hastaların hastalıkların
iyileşeceği kabul edilir.















