AXA Sigorta iklim
değişikliği konusunda farkındalığı artırmak amacıyla gerçekleştirdiği çalışmalara
bir yenisini ekledi.
Konuyu her yönüyle ele alan ve uzman görüşlerini de içeren
bir TV programı serisi hazırlayan şirket, bu sayede insanların iklim
değişikliği konusunda bilinçlenmesinin yanı sıra sigorta sektörünün üzerine
düşen sorumlulukları ve sigorta güvencesinin önemini de anlatmayı hedefliyor.
Türkiye’de sigorta sektörüne yenilikçi bakış açısı ve
küresel bilgi birikimiyle öncülük eden AXA Sigorta, iklim değişikliği konusunda
farkındalığı artırmak amacıyla özel bir TV programı hazırladı. Yıl sonuna kadar
sürmesi planlanan programda axa sigorta CEO’su yavuz Ölkenve AXA Sigorta İcra
Kurulu Üyeleri, aralarında AXA Global Parametrik Sigorta Pazarlama ve
Geliştirme Müdürü Karina Walley’nin de bulunduğu konunun uzmanlarıyla görüşerek
tüm dünyada etkileri her geçen gün daha fazla hissedilen iklim değişikliğini
farklı yönleriyle ele alıyor , sigorta sektörünün üzerine düşen görevleri ve
AXA’nın sunduğu yenilikçi çözümlerini konuşuyorlar. Her biri 30 dakika
uzunluğunda olan bölümlerde iklim değişikliğinin sebeplerinin yanı sıra hava
olaylarının dünya ekonomisine olan etkileri ve gelecekte karşılaşılması
öngörülen sorunlar tartışılırken akıllı tarım uygulamaları, yenilenebilir
enerji gibi konularda Türkiye’den ve dünyadan başarılı uygulama örnekleri de
anlatılıyor.
Farkındalığın artması
önemli
Program serisinin çekimleri için Burdur’daki doğal yaşam
köyü Lisinia’yı ziyaret eden AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, sigortacılığın
yalnızca hasar anında ödeme yapmaktan fazlası olduğunu ifade etti: “Hasar
meydana gelmeden önce önleyici adımlar atmak işimizin en öncelikli parçası.
İklim değişikliği açısından baktığımızda da insanların farkındalığının artması
bu konuda gidişatı değiştirebilecek kadar kritik. Bu noktada sektör olarak
üzerimize büyük bir sorumluluk düşüyor. AXA olarak bu çerçevede ‘ödeyenden
çözüm ortağına dönüşüm’ hedefimiz kapsamında bir yandan iklim değişikliğinin
etkilerine karşı çözümler geliştirirken bir yandan da farklı iletişim
çalışmalarıyla insanlara ulaşmaya çalışıyoruz. Uzman görüşleriyle
zenginleştirdiğimiz içerikleriyle fark yaratan bu TV programının da bu hedefe
giden yolda önemli bir değer yarattığını düşünüyorum” dedi. Ölken ayrıca
aldıkları olumlu geri dönüşler sonucunda programlara eylül ayı itibarıyla yıl
sonuna kadar devam edeceklerini, önümüzdeki dönemde iklim değişikliği ve genel olarak
tüm sigorta sektörüne önemli iç görüler sağlayan büyük veri konusuna da
eğileceklerini söyledi.
AXA Sigorta Satış ve Pazarlama Başkanı Firuzan İşcan
iseiklim değişikliğinin etkilerinin yalnızca hava olayları ve tarımsal
faaliyetlerle sınırlı olmadığını söyleyerek konunun ekonomik boyutuna değindi:
“2018 yılında dünya çapında meydana gelen iklim değişikliği kaynaklı doğal
afetlerin maliyeti 225 milyar Dolar’ı aşmış durumda. İklim değişikliğinin
beraberinde getirdiği sorunlar iş kayıplarına, artan işsizlik ve göç oranlarına
neden olabilecek kadar ciddi. AXA olarak bu konuya son 5 yılda 35 milyon
Dolar’ın üzerinde yatırım yaptık, önemli araştırmalar gerçekleştirdik, ortaya
çıkan yeni ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştirdik, geliştirmeye de devam ediyoruz.
Bunlardan biri olan ve iklim değişikliği sonucunda oluşan gelir kayıplarını
karşılamak için tasarlanan parametrik sigortaları Türkiye’de yalnızca biz
sunuyoruz” dedi.
Doğa olaylarının etkilerine
hazırlıklı olmalıyız
İklim değişikliği ile birlikte önümüzdeki günlerde sel,
fırtına, kuraklık gibi doğa olaylarıyla daha fazla karşılaşacağımızı söyleyen
AXA Global Parametrik Sigorta Pazarlama ve Geliştirme Müdürü Karina Walley de
“Teknolojinin böylesine geliştiği ve verinin güç anlamına geldiği günümüzde sigorta
sektörü olarak iklim değişikliğine karşı teknolojiden faydalanarak önlemler
almamız gerekiyor. Bu kapsamda AXA çatısı altında hava risklerine karşı
çözümler geliştiren özel bir birim oluşturduk. Hava ve iklim verileriyle
çalışan parametrik sigorta ekibi olarak güneş ışığı, rüzgar hızı, yağış
seviyesi gibi parametreleri takip ederek müşterilerimizin kayıplarını ve
cirosunu değerlendiriyoruz. Dünyanın 40 ülkesinde tarım, enerji, turizm,
taşımacılık ve inşaat gibi sektörlerde çalışma müşterilerimize sunduğumuz
parametrik sigorta ürünlerimiz, veri kalitesinin artmasıyla çok daha güçlü bir
hale gelecek ve ilerleyen yıllarda şirketlerin yıllık planlamalarında önemli
bir yer tutacak” dedi.












