Türk halk edebiyatının unutulmaz isimlerinden biri olan Âşık Yener, asıl adıyla Hacı Yener, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Tanır kasabasında dünyaya geldi. İlkokul eğitimini köyünde tamamladıktan sonra Seyhan Düziçi Köy Enstitüsü’nde üç yıl öğretmenlik eğitimi aldı. Daha sonra Hasanoğlan Köy Enstitüsü Sağlık Bölümü’ne geçiş yaparak 1946 yılında mezun oldu ve sağlık memuru olarak göreve başladı.
Yurdun farklı bölgelerinde yaklaşık otuz yıl sağlık memuru ve nahiye müdürü olarak görev yapan Âşık Yener, 1976 yılında emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşti ve ömrünün sonuna kadar burada yaşadı.
Âşıklık Geleneği ve Sanatı
Çocuk yaşta ailesinden dinlediği türküler ve halk hikâyeleriyle âşıklık geleneğine ilgi duyan Yener, köy enstitüsü yıllarında şiir yazmaya başladı. Saz çalma ve doğaçlama gücüyle dikkat çekmesine rağmen yarışmalara katılmadı, atışmalara girmedi.
Saz şiirinin en usta isimlerinden biri olarak kabul edilen Yener, eserlerinde toplumsal çözülme, sömürü, adaletsizlik, insan sevgisi ve eşitlik gibi temaları işledi. Yergi ve taşlamalarıyla da tanınan ozan, haksızlıklar karşısında tavizsiz duruşuyla öne çıktı.
Eserleri ve Besteleri
Kendi ifadesine göre 3500’ün üzerinde şiir kaleme alan Âşık Yener’in 200’den fazlası bestelenerek sanatçılar tarafından plak ve kasetlere okundu.
Eserleri arasında halk arasında sevilen şu türküler yer aldı:
Kız Sen İstanbul’un Neresindensin
Yol Ver Dağlar Yol Ver Bana
Yol Üstüne Bir Gül Diktim
Hoşça Kal Dünya
Gül Gönder Bana
Suç Bizim
Katkıları ve Edebi Mirası
1989-1990 yıllarında İstanbul Gülhane Parkı Etkinlikleri’ne katılarak halk ozanlarıyla ilgili programlar yöneten Âşık Yener, şiirlerini “Deyişler Demeti”, “Şiirler Demeti”, “Yol Ver Dağlar Yol Ver Bana” ve “Binboğa’dan Marmara’ya” adlı kitaplarda topladı.
Vefatı
Türk halk müziğine önemli katkılar sunan Yener, 13 Ekim 2009’da İstanbul’da vefat etti ve çok sevdiği bu şehre defnedildi.















