Âşık Selâmi adıyla tanınan Ramazan Mengilli, Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesi Kılılı köyünde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde tamamladı ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle eğitimine devam edemedi. Küçük yaşlardan itibaren iş hayatına atıldı; çobanlık yaptı, pamuk topladı, taş kırarak geçimini sağladı.
Gençlik yıllarında sazla tanışan Mengilli, şiir söylemeye bu dönemde başladı. Okula devam edemese de kendi çabasıyla kendini yetiştirdi. Tasavvufta Yunus Emre’yi, dilde ise Karacaoğlan’ı örnek aldı. Geleneğe uygun olarak şiirlerinde “Selâmi” mahlasını kullandı. Bu isimle konserlere, şenliklere ve festivallere katıldı, çeşitli ödüller kazandı.
Şiirlerini sade bir dille kaleme alan Âşık Selâmi, Türkmen kimliğini, muhafazakâr yapısını ve hayat mücadelesini dizelerine yansıttı. Askerlik çağına geldiğinde sağlık sorunları nedeniyle dört yıl tecil aldı. 1977’de babasının vefatından kısa süre sonra askere gitti. Bu dönemde annesi onu teyzesinin kızı Zeynep ile nişanladı. Askerlik dönüşü inşaatlarda çalıştı, ardından evlendi.
Açılan bir sınavı kazanarak Sıtma Savaş Dairesi’nde mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladı ve sendikacılık yaptı. İlk eseri “Rüzgar ve Şecaat” 1984 yılında yayımlandı. 1994’te eşini kaybetmesinin ardından ikinci evliliğini yaptı. 2003 yılında emekliye ayrıldı.
Emeklilik sonrası şiir yazmaya devam eden Selâmi, saz çalıp söylemeyi bıraktı. Eserleri, “Âşık Selâmi (Ramazan Mengilli) Hayatı ve Şiirleri” adlı kitapta toplandı.
Âşık Selâmi, yaşadığı zorluklara rağmen halk şiirine katkı sunan, kültürel mirası yaşatmaya adanmış bir ozan olarak anılmaktadır.















