Âşık Hüseyin, asıl adıyla Hüseyin Tenecioğlu, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesi Erçene köyünde doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Askerlik dönemine kadar doğduğu yörede yaşayan Hüseyin, askerlik sonrası köyüne dönmeyerek Osmaniye, Bahçe, Kozan, Kahramanmaraş bölgesi ve Gâvurdağları’nda köy köy gezip türküler söyleyerek âşıklık geleneğini sürdürmüştür.
Âşık Hüseyin, çevresindeki tanınmış kişilerin ölümüne ağıtlar yakmış, hoşuna giden güzelleri övgüyle dile getirmiştir. Hayatı boyunca âşıklık geleneğine bağlı kalan şairin etrafında “Âşık Hüseyin ve Acem Kızı”, “Âşık Hüseyin ve Türkmen Kızı”, “Âşık Hüseyin ve Benli Döne Hatun” gibi hikâyeler oluşmuştur. Bu hikâyeler ve türküleri, özellikle Amanos ve Gâvurdağları’nda hâlen yaygın şekilde söylenmektedir.
1950’li yıllarda, kimi rivayetlere göre 1930’lu yıllarda, Hüseyin Erçene köyüne dönmüştür. Söylediği “Acem Kızı” türküsü Türkiye çapında yayılmış, ancak çeşitli âşıklara ve yörelere mal edilmiştir. Araştırmacılar ve diğer âşıkların ifadeleri, Neşet Ertaş’ın meşhur ettiği bu türkünün aslında Âşık Hüseyin’e ait olduğunu doğrulamaktadır. Bu konuda Âşık İmamî, Âşık Feymanî gibi ustalar ile Osman Gökçe, Doğan Kaya ve Mehmet Erkoçak gibi araştırmacıların çalışmaları önemli kaynak olarak kabul edilmektedir.
Âşık Hüseyin’in vefat tarihi kesin olarak bilinmemektedir, ancak halk şiirine ve kültürel mirasa bıraktığı eserleri hâlen yaşatılmaktadır.















