Henüz yedi yaşındayken babası Ahmet Duran’ı kaybetmesi, annesi Hatice Hanım ve kardeşleriyle yalnız kalması, karakterindeki içe kapanıklık ve yoksulluk gibi etkenler, çevresi tarafından kendisine Sefil Ali lakabının verilmesine neden oldu.
İlkokulu tamamladıktan sonra ekonomik nedenlerle öğrenimine devam edemedi. Hayatını kazanmak için şoförlük, ev aletleri tamirciliği, mobilyacılık, oto tamirciliği ve yapı ustalığı gibi birçok meslekte çalıştı. 1978 yılında Almanya’ya işçi olarak gitti. 1988 yılında Elbistan’a dönüş yolunda geçirdiği trafik kazası sonucu vefat etti.
Şiirlerinde çoğunlukla Âşık Çimanî veya Sefil Çimanî mahlasını kullanan şair, eserlerinde toplum hayatındaki sosyo-kültürel bozulmalar, dini ve hamasî duyguların yanı sıra aşk, ayrılık, gurbet, ölüm ve tabiat gibi konuları sıkça işlemiştir. 7, 8 ve 11’li hece ölçüleriyle yazdığı semai ve koşma türündeki şiirlerinde sağlam bir teknik ve üslup gözlemlenir. Aşk şiirlerinde coşkulu bir lirizm, toplumsal konuları ele aldığı şiirlerinde ise ince bir ironi ve istihza dikkat çeker.
Eserlerinin bir kısmı araştırmacı-yazar Arif Bilgin tarafından “Âşık Çimanî” adlı kitapta derlenerek yayımlanmıştır.















