Babası Hacı Mehmet Efendi, köyün imamıydı; annesi Fadime Hanım’dır. Annesinin babası ise halk şairi olarak bilinen Viranî’dir.
Okuma yazmayı ve ilk dini bilgileri babasından alan Behlül Ali, dedesi Viranî’nin teşvikiyle iyi bir öğrenim görmesi için Sivas’a gönderildi. Sivas’ta Rüşdiye seviyesinde eğitim aldıktan sonra Elbistan’a dönerek medrese eğitimi tamamladı ve köyünde bir süre çiftçilik yaptı.
Dedesinden âşıklık geleneğini, babasından ise dini bilgileri alan Behlül Ali, güzel sesi ve samimiyeti sayesinde çevresinde çok sevildi. 1910 yılında babasının vefatı üzerine köyünde imamlık görevini üstlendi ve bu görevi 1945 yılına kadar sürdürdü.
1917 yılında gönlünü kaptırdığı Güllü Fadime ile evlenen Behlül Ali, eşinin 1929 yılında vefatıyla büyük bir üzüntü yaşadı. Bu acı, ömrünün sonuna kadar onun hayatını etkiledi. İlk şiirlerinin çoğunu genç yaşta kaybettiği eşine adayan şair, bu eserlerini “Behlül Ali ile Güllü Fadime” adlı defterde toplamıştır.
Badeli âşık olarak tanınan Behlül Ali, irticalen şiirler söyleyen ancak saz çalmayan bir sanatçıdır. Şiirlerinde Karacaoğlan etkisi görülür. 8’li ve 11’li hece ölçüleriyle yazdığı eserlerinde koşma, semai, destan ve türkü nazım biçimlerini kullanmıştır. Nazım türü olarak ise güzelleme, ağıt ve ilahiye yer vermiştir.
Teknik, dil ve üslup açısından sağlam bir yapıya sahip olan Behlül Ali’nin şiirleri; aşk, tabiat, ayrılık, gurbet, sevgi, yoksulluk, din ve zamandan şikâyet gibi temaları işler.
Behlül Ali, 16 Mayıs 1957 tarihinde vefat etti ve Elbistan Izgın Mezarlığı’na defnedildi.















