Bugün ülkemizdeki sayıları 400 bini bulan tavukkarası
hastaları ve diğer retina hastalıklarında umut verici bilimsel bir araştırma
sonuçlandı. Toplam 57 hasta üzerinde yapılan kök hücre çalışmasının
sonuçlarının oldukça olumlu olduğunu ve hastaların görme yetisinde büyük ölçüde
fayda sağlandığını belirten Acıbadem Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları
Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Öner, ‘tedavisi olmayan’ bu hastalıklarda kök
hücrenin birkaç yıl içerisinde rutin tedavi olarak uygulanabileceğini söyledi.
İşte o çarpıcı araştırmadan umut veren ayrıntılar…
2000’li yıllara kadar tıpta tedavisi olmayan birçok göz
hastalığı için ümit verici çalışmalar var. Onlardan biri de kök hücre! Bugün
kemik iliği naklinden kıkırdak dokusu hasarlarına dek birçok alanda kendisini
ispatlayan kök hücre, mucizesini şimdi de gözde konuşturacak. Acıbadem
Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Öner, başta
tavukkarası hastaları olmak üzere, kuru tip sarı nokta ve Stargardt hastalığı
gibi diğer retina hastalıklarında kök hücre uygulamalarına yönelik yaptıkları
araştırmada çarpıcı sonuçlar elde ettiklerini belirterek “Üç fazda toplam 57
hasta üzerinde yaptığımız çalışmalarda umut verici sonuçlar aldık. Hastaların
büyük kısmında görme ile ilgili fonksiyonlarda düzelme saptadık. Sağlık
Bakanlığı ile işbirliğimiz devam ediyor ve kök hücre tedavisini rutin bir
tedavi şekline dönüştürmek için gayretlerimiz devam ediyor. Kök hücrenin birkaç
yıl içerisinde göz hastalıklarında rutin bir uygulama arasına gireceğine
inanıyorum” diye konuştu.
İlk çalışmalar 2015’te başladı
Gözde kök hücre uygulamalarına yönelik ülkemizde ilk
çalışmalar 2015 yılında başladı. Prof. Dr. ayşe Öner önderliğinde Erciyes
Üniversitesi’nde yapılan çalışmanın ilk fazı 14, ikinci fazı da ileri evre 20
hasta üzerinde gerçekleşti. Araştırmanın üçüncü fazı ise Acıbadem Kayseri
Hastanesi ve Erciyes Üniversitesi işbirliğiyle 23 hastada gerçekleştirildi.
Özellikle faz 2 ve 3’te hastaların büyük kısmında umut verici sonuçlar elde
ettiklerini vurgulayan Prof. Dr. Ayşe Öner, Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde yapılan
toplantıda, araştırma sonuçlarını açıkladı. Prof. Dr. Ayşe Öner şöyle konuştu:
“Kök hücreler, kendi kendine yenilenme ve olgun hücrelere farklılaşma
kabiliyetine sahip olan, ayrışmamış hücrelerdir. Ben bunlara ‘bebek hücreler’
diyorum. Nasıl şekil verirseniz öyle şekil alıyor. Araştırmalarımızda kök
hücreler sayesinde özellikle halk arasında ‘tavukkarası’ ya da ‘gece körlüğü’
olarak bilinen Retinitis Pigmentosa hastalarında ve diğer retina hastalarında
görme yetilerinin güçlendiğini, ölmekte olan hücrelerin de ölmesini
yavaşlattığını ve özellikle faz 2 ve 3’te hiçbir yan etkisinin olmadığını
gördük. Lokal anestezi ile gerçekleştirilen bu cerrahi işlem hastayı uyutmadan
20 dakika sürüyor. Çalışmalarımızın ardından gördük ki; göz kök hücre kullanmak
için en uygun organlardan biri. Halen 100 kişilik bir hasta grubumuz için
Sağlık Bakanlığı’nda değerlendirmede olan başvurumuz var ve hasta sayımızı
giderek arttıracağız.”
Erken teşhis çok önemli
Özellikle akraba evliliklerinde sık rastlanan, genetik
geçişli bir hastalık olan tavukkarasında 150’den fazla genin sorumlu olduğunu,
bu nedenle hastalığın seyrinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini belirten
Prof. Dr. Ayşe Öner, hastalığın teşhisi ne kadar erken olursa tedavisinin de o
kadar fazla etkili olacağını ve bu nedenle anne babalara da önemli görevler
düştüğünü, özellikle aile öyküsü varsa çocuklarının loş ışıkta ya da hava
karardığında görme güçlerini mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini söyledi.













