Aralıklı oruç diyeti
gündemi son zamanlarda oldukça meşgul etti. Aralıklı oruç diyetinin kilo
kontrolü ve genel sağlık üzerinde birçok yararlı etkiler sağladığını belirten
Anadolu Sağlık Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Özel, “Her gün
bu diyeti uygulamak sürdürülebilir olmayabilir.
Haftada 2-3 gün aralıklı oruç diyeti uygulanması hem kilo
kontrolü hem de sağlık açısından oldukça faydalı” açıklamasında bulundu.
Aralıklı oruç diyetinin vücudun belirli bölgelerinde biriken
yağın kaybedilmesini ve metabolizmayı çalıştırarak hızlı bir şekilde kilo
verilmesini sağladığının altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Gastroenteroloji
Uzmanı Prof. Dr. Melih Özel, “Kalori kısıtlaması ve aralıklı açlık, insan
sağlığı için oldukça yararlı bir beslenme yöntemi. Ancak bunun
sürdürülebilirliği pek mümkün olamayabilir. Bu durumda genel olarak aldığımız
kaloriyi azaltmak ve hiç olmazsa haftada 2 - 3 kez kadınlar için 12-14 saat,
erkekler için 14-16 saat sürecek açlık dönemlerini hayatımıza yerleştirmeye
çalışmalıyız. Bu hem kilo kontrolü açısından hem de bazı metabolik sorunlarla
başa çıkabilmek açısından çok etkili ve önemli bir yol olabilir” şeklinde
konuştu.
Hücreler açlık
döneminde savunma mekanizmasını ortaya çıkartıyor
Etki mekanizmalarından da söz eden Gastroenteroloji Uzmanı
Prof. Dr. Melih Özel, “Açlık dönemlerinde hücreler, evrimsel olarak korunmuş
olan savunma mekanizmalarını ortaya çıkartıyor. Bu mekanizmalar glukoz
regülasyonunu kontrol ediyor, inflamasyonu baskılıyor ve stres direncini
artırıyor. Bu sayede, oksidatif ve metabolik strese karşı direnç yolakları ve
hasarlı moleküllerin uzaklaştırılması ya da tamiri mekanizmaları
aktifleştiriyor” dedi.
Bilimsel çalışmalar
devam ediyor
Hayvanlarda yapılan çalışmalarda, bazı moleküllerin kullanımı ile tıpkı aralıklı açlıktaki metabolik değişimin oluşabildiğinin gösterildiğini ve bu sayede hem kilo kontrolü sağlanırken hem de bazı hastalıkların kontrolü konusunda yol alınabildiğini anlatan Prof. Dr. Melih Özel, “Aralıklı beslenme ve aç kalmanın, yaşam süresini uzattığını gösteren hayvan deneyleri var. Ancak insanlardaki klinik çalışmalar şu ana kadar bunu ortaya koyabilecek kadar uzun süreleri kapsamamış. Dolayısıyla insanların bu aralıklı beslenme konusunu uzun yıllar sürdürüp, sürdüremeyeceği ve eğer sürdürebilirlerse, bunun insan yaşamını uzatıp uzatmayacağı konusu henüz tam olarak bilinmiyor. Ek olarak klinik çalışmalar genellikle genç veya orta yaşlı hasta gruplarında yapıldığı için bu sonuçların tüm yaş gruplarına yönlendirilip yönlendirilemeyeceği de berrak değil. Aslında sorun günlük alınan toplam kaloride ve deyim yerindeyse abur cubur yenip yenmemesinde yatıyor. Seçtiğiniz aralığa göre kadınlarda 12-14 saat, erkeklerde 14-16 saatlik bir ‘oruç’ sonrası alınan yüksek proteinli bir öğün gün içerisinde glisemi kontrolü ve keton cisimlerinin yakılmasında çok etkili. Gün içerisinde alınan total kalori, günlük fiziksel aktivite, kalori harcama düzeyi ve diyetin içeriği de önemli. Dolayısı ile ‘kahvaltı’ yerine günün ilk öğünü demek daha doğru herhalde” şeklinde konuştu.















