Türkiye'deki madde bağımlılarının
sayısının dünyanın birçok ülkesinden az olduğunu ama bu sayının giderek
arttığını vurgulayan Atasoy, gençlerin uyuşturucu bağımlısı olmasının tehdit
oluşturduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin dünyanın çok özel bir
yerinde olduğunu, bulunduğu coğrafyayla gurur duyduklarını aktaran Atasoy,
şunları kaydetti:
"Türkiye Asya ile Avrupa arasında
köprü konumunda ama her şeyin köprüsündeyiz, kötülüklerin de köprüsündeyiz.
Afganistan'dan yola çıkan İran'dan geçerek Batı'ya ulaşan eroin trafiğinin
üzerindeyiz. Avrupa'da 1,5 milyon eroin bağımlısı var. Eroin bağımlıları bu
maddeyi buluyor. Bu eroin de önemli ölçüde Türkiye'den Kuzey Karadeniz'den ya
da Arap Yarımadası'ndan gidiyor."
Türkiye'nin sadece doğudan batıya değil,
batıdan da doğuya doğru birtakım tehlikelerin üzerinde olduğuna dikkati çeken Atasoy,
içerisinde amfetamin içeren Batı'dan terör örgütlerine ulaştırılan captagon
hapların "açlığı, uykusuzluğu ve yorgunluğu gideren madde" gibi
anlatıldığını ancak vücutta bağımlılık yaptığını vurguladı.
Terör örgütlerinin bu kaçakçılıktan pay
aldığını anlatan Atasoy, Suriye'de ve Lübnan'da laboratuvarlar olduğunu
bildiklerini, Afrin harekatında milyonlarca captagonun ele geçirildiğini dile
getirdi.
- Kazanılan para, teröre dönüştürülüyor
Arzla mücadelenin yetmediğini, taleple
mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Atasoy, şöyle konuştu:
"İnsanların madde kullanmasını
engellemek lazım. Madde kullanmasını engelleyemiyorsak hızlıca tedavi etmemiz
lazım. Bağımlı bir kişi 'Tedavi olmak istiyorum' dediği anda buna mutlaka imkan
sağlamamız lazım. Yoksa bu kişiler hemen vazgeçebiliyor. Tedavi kanıta dayalı
bilimsel yöntemle olmak zorunda. Tedavi ömür boyudur. Bağımlılığın tedavisi
mümkün ama devamlı olmalı. Tedavi edilen kişiler topluma kazandırılmalı ve
psikososyal destek verilmesi gerekiyor. Afganistan'dan Batı'ya giden
uyuşturucu trafiğinden 32 ülke etkileniyor. Buradan elde edilen gelir 10 milyar
dolar. Bu da birtakım örgütlere aktarılıyor, teröre dönüştürülüyor. Terör
örgütü uyuşturucudan elde ettiği parayla sadece silah almıyor, Afgan köylüsünü
de finanse ediyor. Batı'ya Kolombiya'daki gibi uyuşturucu ve terör örgütleri
arasındaki ilişkiye benzer bağlantıyı bir türlü bizim için kurduramıyoruz.
Kanıt istiyorlar. Türkiye'nin haklı olduğu pek çok konuda Batı bizden olmadık
kanıtlar istiyor. Uyuşturucu ve terör örgütleri arasındaki bağlantının
kanıtları hiç olmadığı halde başka ülkeler için ne güzel kararlar alındığını
biliyoruz. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz ama biz Türk'üz. Bu işin de üstesinden
geliriz."
- Uyuşturucu konusunda herkese
"dikkat" uyarısı
Atasoy, parçalanmış ve aile içi şiddetin
olduğu durumlarda çocukların risk altına girdiğini belirterek, şunları söyledi:
"Okullarda bu çocuklara özel destek
verilmesi gerekiyor. Rehberlik öğretmenlerinin risk altındaki çocuklarla
ilgili nasıl hareket etmesi gerektiğinin iyi öğretilmesi lazım. Anne ya da
babadan birisinin cezaevinde olması da risk. Çocuğun tacize, istismara uğraması
da risk. Risk sadece aile işi şiddet, eşler arasındaki problemlerden oluşmuyor.
Bu çocuklara okul öncesi iyi eğitim ya da öğretmen destekli yol göstermemiz
gerekiyor. Uyuşturucu artık evlerin balkonlarında, teraslarında,
mutfaklarında bile yetiştirilebilir hale geldi. Maalesef uyuşturucuyu her yerde
yetiştiriyorlar. Burada polisin, komşuların, apartman yöneticilerinin, su ve elektrik
faturası görevlilerinin, yangına müdahale eden itfaiyecilerin bile dikkatli
olması gerekiyor. Elektrik faturalarına, su sarfiyatlarına dikkat edilmeli.
Farklı kokulara duyarlı olunmalı çünkü yasak olmayan maddelerle bile uyuşturucu
madde sentezlemenin yöntemleri internette anlatılıyor. Maalesef yabancı akıl
hocaları oluyor."












