Hıristiyan misyonerler, nüfuzlarını arttırmak için
yetimhanelerle yakından ilgilenmiştir. Osmanlı ülkesindeki birçok vilayette
yabancı devletler ve himayelerindeki azınlık gruplar tarafından misyonerlik
amaçlı yetimhaneler açılmıştır. Almanya da bunlardan biridir. Almanların
Maraş’ta faaliyet göstermesindeki en büyük etken şehirde yaşayan Ermeni nüfusu
olmuştur. Almanlar, Ermenileri kendi siyasi ve ekonomik sahalarını genişletecek
bir kaynak olarak görmüş ve açtıkları kurumlarda bu duruma ayrı bir önem
vermişlerdir.
Maraş’ta Alman Hilsbund Misyonu, 1898 yılında Divanlı
Mahallesi’nde Alman Eytamhanesi’ni (Yetimhanesini) kurmuştur. Eytamhane’nin
müdürlüğünü Pastör Brunnemann yapmıştır. Burada erkek çocuklarının kaldığı
bölüme “Beitshalom (Barış Evi)” denilmiştir. Buradaki çocuklara ortaokul
seviyesinde eğitim verilmiş, çocukların iyi eğitilmesi sağlanmıştır.
Eytamhanede eğitim veren öğretmenler ya Almanya’da eğitim görmüş ya da yerel
Erkekler Akademisi ve Kızlar Koleji’nden mezun olmuştur. Eytamhane’nin ilk
Alman yöneticisi olan aynı zamanda burada öğretmen olan Herr Speaker,
öğrencilerin meslekî açıdan eğitim alabilmeleri için gerekli olan imkanları
sağlamıştır. Eytamhanede dokuma tezgâhı, ayakkabı imalatı için gerekli
malzemelerin bulunması burada dokumacılık, halı doku-macılığı, ayakkabıcılık
eğitimi üzerine çalışmaların yapıldığını göstermektedir.
Alman Eytamhanesi’nde sadece mesleki eğitim verilmiyordu.
1909 yılında Eytamhane bünyesinde erkek öğrenciler için ibtidai düzeyde eğitim
veren bir okul açılmıştı. Okulun 150 erkek öğrencisi 3 öğretmeni vardı. Alman
Eytamhane’si bünyesinde Alman Rüştiye-İdadi Erkek Mektebi adında bir okul daha
açılmıştır. Alman Mösyö Pastör Brunnemann tarafından erkek çocukları için
açılan bu okul, rüştiye- idadi düzeyinde eğitim vermiştir.
Almanlar (Alman Hilsbund Misyonu), kızlar için de bir
eytamhane açmıştır. Zonbatanlı Mahallesi’nde kızlar için açılan eytamhaneye
“Bethel (Kutsal Yer)” denilmekteydi. Bu eytamhanede erkek eytamhanesiyle aynı
düzene sahip olup, kızların ev işlerini öğrenmesi üzerinde durulmuştur. 1910
yılında kız eytamhanesi içinde ibtidai, rüşdi ve idadi derecesinde bir de okul
açılmıştır. Okulun eğitim süresi sekiz yıl olarak programlanmıştı. Matmazel
Stokmann idaresindeki okulda; Usana Günciyan, Desgon Kocaoğlanyan, Husrevitoht
Kilikyan ve Lusiya Çorbaciyan isimli Ermeni öğretmenler ders vermiştir. 1916
yılında eytamhanede 1000 Ermeni kız öğrencinin barındığı ve buraya yardım amacı
ile birçok fırının da yine bu yıllarda faaliyet gösterdiği görülmektedir.
Maraş’ta I. Dünya Savaşı’ndan sonra Misyoner örgütlerinden
olan Yakın Doğu Amerikan Yardım Komitesi (NER), gayrimüslimlere ait olan
yetimhanelerin kontrolünü ve işletmeciliğini üstlenmişlerdi. Eytamhane’nin
dükkanlarında yerel doğramacılar, ayakkabıcılar, berberler, terziler, fırıncılar,
tenekeciler ve tüccarlar pratik ve gönüllü öğretmenler olarak bulunmuştur.
Böylece buradaki çocuklar sadece giyindirilmekle kalmıyorlar aynı zamanda
ticareti öğreniyorlar ve ilerideki yaşamları için gerekli olan becerileri
kazanıyorlardı.
I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Almanlar, eytamhaneyi
tamamen Amerikalılara bırakarak Maraş’ı terk etmişlerdir. Eytamhane, Amerikan
Kızılhaç hemşirelerinden Miss Frances Buckley idaresinde olup, Alman Hilsbund
misyonundan Maria Timm ona yardım etmekteydi. 1920’li yıllarda Alman
Eytamhanesi’nde 400 erkek çocuğu bulunmakta olup, öğretmenlerin tamamı
Ermeni-lerden oluşmaktaydı.
Millî
Mücadele yıllarında Maraş’ı işgal eden Fransızlar, eytamhaneyi karargâhlarından
biri haline getirmiş ve ilk olarak buraya 3 makineli tüfek ve 80 kadar asker
yerleştirmiştir. Fransızların kışla gibi kullandığı eytamhanede Milli Mücadele
boyunca toplam 200 Fransız, 50 Ermeni askeri barınmıştır. Fransızların
Maraş’tan çekilmesi ile buraya (Beitsholom kısmına) Türk askerleri
yerleşmiştir. Savaş sonunda ise eytamhanede 30 mavzer, birçok silah, çok sayıda
bomba ve cep-hane bulunmuştur.
Bugün hala Divanlı Mahallesi’nde (Kümbet) ayakta bulunan ve
bakıma ihtiyacı olan Alman Yetimhanesi’nin fiziki yapısı ise 4 katlı kagir
ahşap bina olup, 27 odası ve geniş bir avlusu bulunmaktadır. Yapı; döneminde
ilk elektrik çekilen, 4. kata su çıkaran mekanik su pompalama sistemi bulunan
ve ilk yangın merdiveni olan çok katlı bina özelliğine sahiptir. Sadece
bahçesinin büyüklüğü bin dört yüz metrekare olup, bahçesinde mermer havuz
bulunmaktadır.
29 Aralık 1934 tarihli Tapu Kanunu’nun 3. maddesiyle
yabancılara ait kurumlar ismini taşıdıkları ülkenin gayrimenkulü olarak kabul
edilmişti. Alman gayrimenkulü sayılan Eytamhane de bu tür kurumların Türklere
devri için başlatılan girişimler sonucu, 1935 yılında Mustafa Sarıfakıoğlu ve
varisleri tarafından Alman Helmunt Pinkel’den satın alınmıştır. 1935 yılından
beri Mustafa Sarıfakıoğlu ve varisleri tarafından konut olarak
kullanılmaktadır. Yakın dönemlerde Alman ve Ermeni turistler, bu tarihi binayı
ziyaret ederek bu binada okuduklarını, kaldıklarını dile getirmiş binayı görmek
istemişlerdir.















