Günümüzde “Algay” deresi olarak bilinen akarsuyun içinde yer alan kaya, iki parçadan oluşuyor ve yüksekliği yaklaşık 3 metre, uzunluğu ise 15 metreyi buluyor.
Efsaneye göre Hz. Ali, küffarla savaşmak için doğuya sefere çıkmış ve askerleriyle Algay mevkiine geldiğinde önlerine büyük bir kaya engeli çıkmış. Hz. Ali, kılıcı Zülfikar’ını çekerek kayaya vurmuş ve kaya tam o anda ikiye ayrılmış, böylece askerler yollarına devam edebilmiş. Alkaya ismi de bu olayda Hz. Ali’nin kayaya hitaben söylediği “Al kaya” sözünden geldiği rivayet edilmektedir. Efsaneye göre Hz. Ali’nin kılıcı Zülfikar, kesilecek nesnenin boyuna göre uzayıp kısalabilmektedir.
Zamanla yol, araçlar için yetersiz hâle gelince genişletilmesine karar verilmiş. Ancak köylüler, dozer operatörüne “Burada Hz. Ali’nin kılıcının izi var; makine çalışmaz, araç arızalanır” diyerek uyarıda bulunmuş. Operatör uyarılara aldırmayıp çalışmaya başladığında, kayanın yakınındaki küçük bir taş sökülememiş ve araç arızalanmış. Yeniden başlandığında da aynı sorun tekrar etmiş ve operatör, çalışmayı durdurmak zorunda kalmış.
Hem uzaktan hem de yakından bakıldığında, kayaya sanki bir kılıç darbesiyle ayrılmış gibi görünmesi, yöre halkı tarafından Alkaya’yı kutsal bir mekân hâline getirmiştir. Burayı ziyaret edenler, gelecek kazaların ve belaların defedilmesi, ürünlerinin bereketli olması, hayvanlarının çoğalması ve yolculuklarının güvenli geçmesi için buraya gelmektedir. Ziyaretçiler genellikle burada kurban kesip lokma dağıtmakta, dileklerinin gerçekleşmesi için kayayı öpüp yüzlerini sürmektedir.











