Ali Öztunç’un açıklamaları şu şekilde:
“Şarbon Hastalığı Hem İthal Hem de İç Piyasadaki Hayvanlarda da Var”
2010 yılında canlı hayvan ve et ithalatı yapmaya başladık. Bugüne kadar 6 buçuk milyon canlı hayvan ithalatı yapılmış. Bunun 3,7 milyonu büyükbaş hayvan, geri kalan rakam ise küçükbaş hayvan. 270 bin ton civarında kırmızı et ithal edilmiş, 7 milyar dolar ise bu işe para harcanmış. İthalat başladıktan sonra Türkiye’de hastalıklar başlamış. 2010 ve 2011 yılları arasında deli dana başlamış. 2014’te mavi dil hastalığı başlamış ve bu hastalık Bulgaristan ve Romanya’dan gelen hayvanlardan dolayı ortaya çıkıyor. 2017’de brusella hastalığı var ve 2018’in Temmuz ayında veba hastalığı var. Şimdi de şarbon hastalığı vakası ile karşı karşıyayız. Şarbon hastalığı sadece ithal hayvanlarda yok, yerli hayvanlarda da var. Bu durum şunları gösteriyor. Birincisi ithal edilen hayvanlar kontrol edilmiyor. İç piyasadaki hayvanlardaki şarbon hastalığında da bir ihmal var. O hayvanlar da muayene olmuyor.
“Ekonomi Dik Başlılıktan Dolayı Çöküyor”
Un fiyatları, salça fiyatları artıyor. Bu zamlar vatandaşlara bugüne kadar pek fazla yansımamıştı. Şimdi yavaş yavaş vatandaşlara dokunmaya başladı. Daha önce 10 TL’ye aldığı bir ürünü şimdi 20 TL’ye ancak alabiliyor. Ekonomideki bu çöküş dik başlılıktan kaynaklanıyor. Ekonomi kötü yöneltmiştir ve uluslararası piyasaların güvenmediği bir Ekonomi Bakanı var Türkiye’de. 1 Ocak’tan bugüne Türk Lirası Dolar karşısında yüzde 40 değer kaybetti. Bundan daha büyük devalüasyon var mı? Türkiye’nin toplam dış borcu 466 milyar dolar. Bizim Kahramanmaraş’ta Akedaş diye bir firma var vatandaşa öyle bir geçiriyor ki elektrik fiyatlarından aklınız şaşar. Saat yeniliyorum diyor, yeni abonelik yapacağız diyor. Vatandaşın cebinden 200-300 lira para çalıyor.
“Siyaset Vatandaşlara Dokunmaktır”
Şüphesiz ki bizler mücadelemizi sürdüreceğiz. CHP’yi kuran atalarımız başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bir mücadeleden gelerek partiyi kurdular.
chp savaş meydanlarında kuruldu ve devletle birlikte büyüdü bu parti. Partimiz kurulduğu yıldan itibaren dimdik ayakta durdu. Bizler halkımız için çalışmalara devam edeceğiz. 1 Kasım 2015 seçimlerinde ben Kahramanmaraş’ta birinci sıra adayıyım ve seçimleri az bir farkla kaybettim. Küsmedim, darılmadım ve çalışmalara devam ettim. Kimseyi ötekileştirmeden çalışmalarıma devam ettim ve her kesime ulaşmaya çalıştım. Eğer sizler vatandaşların sorunlarını çözmezseniz, vatandaşlara dokunamazsanız oy alamazsınız. Bana göre siyasetin tanımı dokunmaktır. Eğer dokunursanız Kahramanmaraş gibi merkez sağın bir ilden CHP milletvekili çıkartır. Bunu dokunarak başardık.