1691 tarihli bir arşiv belgesinde, zaviyenin yönetimiyle ilgili bir anlaşmazlık yaşandığı kaydedilmiştir. Belgede, zaviye mutasarrıflığının Seyyid Ahmed isimli şahsa bir berat ile verildiği belirtilmektedir. Bunun dışında zaviyeye dair herhangi bir ayrıntı veya mimari bilgiye ulaşmak mümkün değildir.
Alaüddevle Şeyh Haydar Zaviyesi, günümüzde fiziksel olarak var olmasa da, dönemin vakıf anlayışının ve Dulkadirli yönetiminin dini ve sosyal yatırımlarına örnek teşkil eden bir yapı olarak tarihte yerini almıştır. Bu vakıf, bölgedeki dini eğitim ve sosyal hizmetlerin desteklenmesinde önemli bir fonksiyon üstlenmiş olmalıdır; ancak belgelerde sınırlı bilgiler bulunması, tarihî araştırmalar açısından zorluklar yaratmaktadır.
Zaviye, sadece arşiv kayıtları ve vakfiye belgeleri aracılığıyla hatırlanmakta ve Alaüddevle Bey’in bölgedeki sosyal ve dini yatırımlarının bir parçası olarak değerini korumaktadır.












