Niye deve?
Deve deyip geçmeyin.
Uzun zamandır aklımdan geçer dururdu. Hele şöyle bir ucundan kenarından
bakalım. Öncelikle günlük yaşama giren deve ile ilgili deyimleri anımsayalım.
1-Yok deve.
2-Deve güreşi,
3-Aglayan deve (Sinema filmi), 4- Deve oldu,
5-Deve kuşu,
6- Peygamber devesi (çekirgegillerden),
7-Deve bir altın, deve bin altın al oğul, 8- Deve dikeni,
9-Rüyada deve görmek, 10- Deve kini,
11-İşte deve, işte
hendek. (Barış Manço şarkısı),
12- Deveye hendek atlatmak, 13- Deveyi hamudu ile yutmak,
14-Deve kervanı,
15- Deve dişi gibi adam, 16-Deve çökerten,
17- Deve dikeni,
18- Pireyi deve yapma, 19- Deve cüce oyunu, 20- Devede
kulak,
21- Deve kervanı ne kadar büyük olursa olsun önünde eşek
olur. (Deve kervanı
deyip
geçmeyin, ilk ve orta çağda deve kervanı yük trenidir, deniz
şilepidir, hatta Çin'den başlayıp, Anadolu'dan geçip Ninova'ya, Avrupa içlerine
kadar giden İpek
ve Baharat yolunun taşıyıcısıdır, uygarlık
değiş tokuşudur, Kısacası: İran'da,
Anadolu ve Balkanların fethinde deve
ve deveciler çok
önemli rol oynadılar. Bu
gerçek Ortaylı dahil
bir çok tarihçi tarafından kayda
geçmiştir.),
22- Deve iğnenin deliğinden geçse sen cennete gidemezsin,
23- Neler geldi, neler geçti felekten. Un eledim, deve geçti
elekten,
24- Deveyi yardan uçuran kevendir,
25- Eşekten düşen taşa, deveden düşen pamuğa düşer,
26- Gelin binmiş deveye gör bahtı nereye, 27-Ya bu deveyi
güdersin, ya bu elden gidersin, 28-Halep yolunda deve izi aramak,
29- Altı üstü bir deve ile bir at değil ya, 30- Götü ile
deve izi yapsa bu iş olmaz, 31- Oraya deve çeksen gözükmez,
32- Deve tepiği olsun, beleş olsun,
33- Bizi devenin üstünde it dalar (babamdan), 34- Deve
bağırtan,
35- Deve boynu.
Göçerlerin, yaylacıların ve yörüklerin deve vaz
geçilmezidir. Deve ırkının
yurdumuzda hızla azalmasına ancak
hayvanat bahçesinde görebileceğiz
popülasyonu adına üzgünüm. Tabi deve
yitince, kültürü de
yitecek. Bu örnekleri arttırmak olası, birazı da size
kalsın! Arap yarım adasında deve
yarışları günümüzde bile yaygın. Ferrari değerinde deve var….. Deve zamanımızda kervan özelliğini
yitirse de Batı
Anadolu'nun turistik
yerlerinde binek hayvanı
olarak kullanılmaktadır. Hicrette
Hz. Peygamber efendimizi misafir
evine götüren bindiği devesi vardır.
Size develi bir öykü anlatayım. Geçmiş tarihte köyün delikanlısı
askerden dönüyor, köy
halkı genci karşılar. Asker ne var ne yok der, köyün söz ustası başlar
söze:
-Valla sizin kara it öldü.
-Neden?
-Kara deve ölmüştü onun tabanını yediydi de, - Kara deve
neden öldü?
-Anan ölmüştü onun cenazesini taşırken öldü. -Aman anam da
mı öldü?
-Baban da, onun tabutunu taşırken der ve sözü
bağlar.
Diyanet İşleri de tartışmalı bir fetvaya imza atarak, kürtaj
yaptıran ya 212 gram altın, ya da 5 deve bağışlamalı, demiştir.
Deve, Kur'an'da yer alan nadir hayvanlardandır. Semud ve Ad
kavmi, zenginlik ve şaşaa içinde yaşarken, yoldan çıkmıştır. Yaradana asidirler
ve inkar içindeler. Tanrı Salih'e Peygamberlik verir. Kavim onu yalanlar ve
inanmazlar. “Sende bizim gibisin, yalancısın, bize mucize göster, şu karşı kayadan
dişi bir deve çıkart da bilelim” derler. Salih Peygamber, tanrıdan diler ve
Kayadan çok görkemli bir deve çıkar. Hz. Salih “İşte istenen apaçık mucize,
sakın deveye dokunmayın,
o özgürce dolanıp gezsin, beslensin, kuyudan suyunu bir gün o, bir gün
siz için. Deveyi öldürür iseniz helak olursunuz” diye tembihler halkı.
Semudlular onu dinlemez bir zaman sonra deveyi öldürürler. İnkarcı ve sapkın
Semud halkını Tanrı helak eder.
Bir de deve sidiği içme tartışması var da ben ona
girmeyeyim. İçen içer. TV de bir Hintlinin inek sidiği içtiğini, el ve yüzünü
yıkadığını izledim. Adam çokta mutlu idi. Umarım günün modasına uyarak montaj
değildir. Gerçi bizde montaj siyaset de yapılır. Büyük söylemeyim kırk derde
deva olsa, Lokman hekim imzalı mühürlü reçeteye bağlasa ben deve sidiği içmem.
Ellemeyin inadından öldü desinler. (Sayın Paköz'e duyurmayın, o beni uysal
zannediyor.) Anımsayın TV
de “Şifadır” diyen ülema da içmedi. Ellaham adam
dubaracıdır? Ama taze deve sütü içmek isteyen Suudi hanedanlığının Londra seyahatına,
sağılır deve taşıdıklarını basından okumuştum.
Ne demişler, “Yoğurdu seven deyyus camusu cebinde taşır.”
Tekzip gelsin de görün!
Bir de ilim
irfan merkezi olan,
İpekyolu üstündeki ticaret kenti Kayseri'nin Develi ilçesi vardır. Adını
ne sebep ile
Develi olarak aldı bilmiyorum. Araştırmacısı
bol olan Kayserili araştırmacı yazarlardan beklenir.
Mutlak vardır da, ama bu yazının konusu dışında kalsın izninizle.
Zannediyorum 2006 da Cengiz Çandar yazdı. Kenyalı kabileler
demokrat aday Hillary Clinton'nun giydiği geleneksel ve
milli elbiseyi seçim kampanyasında kullanmasına çok kızarak onu yargılamak
isteyip, ceza alması
halinde cezasını inek, keçi
ve deve ile
ödeyeceğini kararlaştırmıştı. Şu an sonucu anımsamıyorum!
Deve evrim geçirmemiş
canlılardan sayılır, İsviçreli
bir arkeolog, Suriye'de 100 bin yıl önce yaşamış, bir deve türüne ait
kalıntılar buldu. Bu kalıntı
yanında insan iskeletlerine
de rastladı.(WWW 24 haber.
Comhttp.) Deve savaşlarda da
kullanılmıştır. Asya'da fil, Ortadoğu da deve.
Hz. Aişe, Hz. Osman'ın katlinde, Hz. Ali'nin özenli
araştırma yapmadığını söyleyerek, Hz. Ali ile
savaşa girer ve
savaşı devesinin üzerinde yönetir.
Geçmiş yıllarda Malezya müftüsü Zakaria: “Bir Kadın kocası
isterse deve üstünde
bile onunla ilişkiye girmeli”
demişti. Tabi bu bir arz
talep meselesi!
Alevilikten bir anlatı:
Hz. Ali efendimiz
yaralandığında, “ölürsem cenazeme
dokunmayın, develi bir bedevi gelecek, cenazemi
yıkayacak, kefenleyip, tabuta
koyup, deveye yükleyip götürecek” der.
Şahadete erince de dediği gibi olur.
Halk ilave eder; “cenaze de, deve de, bedevi de Hz. Ali idi”
diye.
Bir de yaygın
olarak anlatılan Deve
ile Muaviye öyküsü var. Hz. Ali taraftarı bir Kufeli Şam'a gelir sokakta
gezerken bir Şamlı;
-Bu dişi deve bana aittir devemi ver, der. Kufeli:
-Olur mu deve benimdir? Bak hem de dişi değil, erkektir,
der.
Tartışma Muaviye'ye taşınır. Ahali toplanır, Muaviye
toplanan ahaliye sorar:
-Bu dişi deve Şamlıya aittir değil mi?. Cemaat hep bir
ağızdan cevap verir:
-Bu dişi deve Şamlınındır. Muaviye Kufeliye dönerek:
-Kufe'ye dönersen Ali'ye söyle, Muaviye'nin yanında erkek
deveye dişi diyen
10.000 adam vardır.
Deve sütü, deve peyniri, deve eti çok tutulur. Özelikle biz
de sucuk yapılır. Ama söylenmez. Söylenmesi ayıptır!
Devenin türküsü de vardır: 1-“Deveyi deveye çattım
Kaynanamdan hicap ettim Bebeği dalda unuttun.”
2-“Türkmen kızı, katar etmiş develerin Bir ovanın içinde,
anam ne güzel.” 3-“Aşağıdan gelir eli develi,
Devesinin boynu altın hızmalı, Zalim gelin oldun burnun
havalı, Sen kız iken seni seven ben idim.”
“Yüreği yanıklar” çok çok güzel bir Türkmen uzun havasıdır.
Bu yazıyı okuduktan sonra benim yerime çığırır mısınız? Ama eli kulağa
atacaksınız. O zaman ben candan, dinlerim.















