Arap coğrafyacıları Ahır Dağı’nın güneyini Şam’ın (Belde-i Şam) nihai hudutları olarak gösterdikleri gibi, bu dağın kuzeyini de Belde-i Rum olarak kabul ederler. Kahramanmaraş ve çevresindeki Türkmen aşiretlerinin de Ahır Dağı’nın kuzeyini Urum (Rum-Ana-dolu-Bizans toprakları), güneyini de “Sehil” olarak ifade ederler. Ayrıca konar-göçer Türkmenler, Ahır Dağı’nın kuzeyine “Yukarı” güneyine “Aşağı” derler. Ahır Dağı, Os-manlı belgelerinde, Şam (Arap toprakları) ile Rum (Anadolu) topraklarının sınırı olarak kaydedilmektedir. Ahır Dağı, iklimlerin kesişme noktasında bulunmaktadır. Ahır Dağının kuzeyine karasal iklim hakim iken, güneyine Akdeniz iklimi hakimdir. Kısaca kuzeyi karlı iken güneyi güneşlidir. Ahır Dağı, Kahramanmaraş’ı kışın soğuktan, yazın sıcaktan koruyan doğal bir set işlevi görür.Ahır Dağının bir başka özelliği de coğrafi konumudur. Kudüs, Beyrut, Şam, Halep tiicaret yolu Maraş’tan geçerek Kayseri, Sivas, Erzurum üzerinden Kafk asya ya ulaşır. Aynı zamanda savaş yolu da ufak tefek değişikliklerle beraber aynı güzergâhtan geçer. Tarih boyunca Arap yarım adasından gelen ordular, ya Maraş üzerinden Ahır Dağı’nın geçitlerinden, yada İskenderun üzerindeki Belen geçidinden Ana-dolu’ya çıkarlardı.Dulkadirli Beyliği döneminde Mısır’daki Memluk Devleti, Maraş’a sefer düzenlediği zaman Dulkadirli Türkmenleri, Ahır Dağı’na çekilirlerdi ve ardından Memluk ordularına karşı taarruza geçerlerdi. Dulkadir Beyliği’nin Anadolu beylikleri içerisinde Osmanlı hâkimiyetini en son kabul eden ve en uzun ömürlü Türk Beyliği olmasının sebeplerinden biriside yine Maraş’ın, başta Ahır Dağı olmak üzere kuzeydeki diğer dağların sağladığı doğal korumaya sahip olmasıdır. 1920’de Maraş Fransız işgali altındayken Maraş’ı savunan yerel milis kuvvetleri Ahır Dağı’nı sığınak ve üs olarak kul-lanmışlardır. Bu sayede kısa sürede Fransız düzenli birlikleri Maraş’tan kovulmuştur.Ahır Dağı zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Öyle ki 122’si endemik olmak üzere 228 çeşit bitki türü yetişmektedir. Dünyaca ünlü Maraş dondurmasına aromasını veren ve Ahır Dağı’na özgü olan Salep bitkisi, Akdeniz faunası için çok önemlidir. Yine bundan başka Ahır Dağı’na özgü üzüm (kabar-cık), ceviz vb. gibi çeşitli meyve ağaçları da bulunmaktadır. Kahramanmaraş’ta yaz aylarında bağ evlerine çıkılır, Mayıs ayından, Ekim ayının sonuna kadar bağda kalınır. Orada, kışlık pekmez, bastık, tarhana vb. gibi ihtiyaçlar hazırlanarak kışlık zahire (erzak) tutulur.Osmanlı Arşiv Belgelerinden, Osmanlılar zamanında Karagöl bölgesinde çok büyük panayırlar kurulduğu, bu panayırlarda çeşitli hayvan ticaretinin yapıldığı, ayrıca yağ, süt, yoğurt, peynir vb. gibi gıdaların alınıp satıldığı, bu pazara uzak diyarlardan alış veriş için gelenlerden bahsedilmektedir. Yine bölgede yetişen pirinç (çel-tik)’in taşınması için yedi kuyu bölgesinde develerin yayıldığını ve buraya “Deve Çökeği” (devenin yatağı) adı verildiğini kaynaklar aktarmaktadır.Ahır Dağı’nın, Osmanlı Devleti’nin son döneminde ormansız olduğu kayıtlardan ve fotoğrafl ardan anlaşılmaktadır. Fakat seyrek de olsa Ardıç ağaçlarına rastlanır. Özellikle Bertiz’e bakan yamaçların önceki dönemlerde ormanlık olduğu muhtemeldir. Cumhuriyet Dönemi’nde, 1940’tan itibaren ağaçlandırma çalışmaları yapılmaktadır. Şuan itibari ile aşağı yukarı her tarafı ağaçlandırıl-mıştır.Kaynak : kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 27 Eylül 2018 - 14:02
Ahır Dağı'nın Tarihi ve Kültürel Yönü
Ahır Dağı’nın adı bazı kaynaklarda, Arapça “son nokta, ulaşılan yer, menzil” manalarına gelen “Ahir” şeklinde geçer. Halk arasında kullanılan “Ahır” sözcüğü ise “hayvan barınağı” anlamına gelmektedir.
Kültür-Sanat
27 Eylül 2018 - 14:02















