Ahır Dağı’nın litolojik özellikleri ve fosil bulguları dikkate alındığında, giderek derinleşen bir sığ deniz ortamın ürünü olduğu ve yarı pelajik özelliğe sahip bir ortamda çökeldiği anlaşılmaktadır. Büyük çoğunluğu Eosen-Oligosen’de oluşan dağın yamaç kısımları ise Mi-yosen yaşlıdır. Kuzey-güney sıkışma rejimine bağlı olarak ahır dağı kıvrılarak ve şaryajlanarak yükselmiştir. Şaryajlanmada Eosen yaşlı birimler, Miyosen yaşlı çökeller üzerine bindirmiştir. Böylece bugünkü Ahır Dağı bindirmesi oluşmuştur. Bu bindirme sonucunda Üngüt, Tekerek, Büyükgöz, Kırkgöz, Kaya Pınarı, Yaslı, Çağsak ve Kozludere pınarları oluşmuştur. Ahır Dağı doğudan batıya doğru; Sakıbaba Tepesi (1553 m) Kıbletaş Tepesi (1902 m), Milcan Tepe (2301 m), Hambur Tepe (2044 m), Ulucak Tepe (1816 m) yükselti değerlerine sahiptir. Yukarıda sıralanan tepeler yükselen eksen kısımlarını oluşturur. Alçalmış eksen kısımları ise kapalı havza ve çukur sahalardan geçer. Bunlar ise batıdan doğuya doğru Küçükgöl, Eşek Meydanı, Karagöl, Küçüğün Yurdu, Yedi Kuyu, Eğrigöl ve Üçkuyu’dur. Bu oluşumların Genç Alpin dönemine tekabül etmesi nedeniyle Ahır Dağı’nın tepe kısmı ve kapalı havzaları henüz tamamıyla aşınmamıştır.Milcan Tepe, Ahır Dağı antiklinal ekseni üzerindeki en yüksek noktadır. Tepenin vadiye bakan yamaçları oldukça dik olmasına karşın zirve kısımlarında eğim azalarak görünümü yayvanlaşır. Milcan Tepe’den Kıbletaş Tepe’ye doğru eğim ve yükselti azalır. Çatal Dağı’nda ise tekrar artar. Milcan Tepe’nin batısında kalan bölüm ise basamaklı bir görünüme sahiptir. Küçükgöl Polyesi, kuzey-doğu-güneybatı uzanımlı tektonik çöküntü alanıdır. Uzunluğu 1,6 km’dir genişliği ise 350-500 m arasında değişir. Sınırları batıya doğru daralan biçime sahiptir. Orta Eosen-Üst Oligosen dönemine ait kalkerlerinin çözünerek çökelmesiyle oluşan polyenin kuzey ve güney yamaçları batı ve doğu yamaçlara kıyasla daha diktir. Yamaçlarında zamanla döküntüler birikmiştir. Polyenin or-tasında mevsimlik bir göl olan Küçükgöl bulunur. Gölün de Ahır Dağı Haritası97rinliği 1-1,25 m’dir. Yaz mevsi-minde buharlaşma ve sızmalara bağlı olarak kurur. Polye tabanının doğu kısımlarında eğimin az olması ve alüvyon varlığı tarım yapılmasına ola-nak sağlar.Diğer bir polye ise Küçükgöl’ün kuzeydoğusunda yer alan Karagöl Polyesi’dir. Yay-van sırtlar iki polyeyi birbirinden ayırır. Küçükgöl’den daha büyük olan polye 2 km uzun-lukta ve 500-600 m genişliktedir. Derinliği zaman zaman 3 m’ye kadar çıkar. Oluşumu Kü-çükgöl Polyesi ile benzerdir.Dağın kalker, kumtaşı ve siltten oluşan yamaçları bitki örtüsünün aşınmasıyla birlikte oyuntular şeklinde parçalanmıştır. Böylece dağ yamacında birbirine paralel kuzey-güney yönlü, küçük boyutlu dereler oluşmuştur. Doğu yamaçlar batı yamaca göre, bu derelerle daha sık örülmüştür. Bu nedenden dolayı daha sık bir akarsu ağı ile parçalanmıştır. Miyosen sonu ile Pliosen başından itibaren akarsularca işlenmeye başlayan arazide özellikle kalker araziler üzerindeki faylar boyunca gelişen akarsular ya-taklarını derinleştirmiştir. Bunun sonucunda küçük boyutlu kanyon vadiler açığa çıkmıştır. Kırmızı kahverengi Akdeniz toprakları ve kahverengi orman toprakları ile örtülü olan Ahır Dağı, kızılçam ormanları ile sedirin ardıç ve karaçamla yaptığı karışımlarla kaplıdır. Çalışma sahasında toplamda 121 adet endemik tür tespit edilmiştir. Endemik türler çoğunlukla 1000 m ve üzerinde yer alan, yağışlı Akdeniz biyoiklim katında rastlanmaktadır. Türkiye’de yalnızca iki yerde kayıtlı bir endemik olan Şekronek (Echinops vaginatus) ile bir başka dar yayılış gösteren endemik tür Iris kirkwoodii bunlara örnektir.Büyükşehir Kanunu ile mahalle statüsü kazanan 21 adet yerleşmeye ev sahipliği yapan dağda başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Dağın güney yamaçları ise ikincil ko-nut olarak kullanılan bağ evleri ile kaplı durumdadırKaynak : Kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 27 Eylül 2018 - 14:01
Güncelleme: 27 Eylül 2018 - 16:44
AHIR DAĞI'NIN COĞRAFİ KONUMU
Aksu Çayı Havzası ile Ağa-beyli Çayı Havzası’nı birbirinden ayırarak Kahramanmaraş Havzası’nın kuzey sınırını oluşturan Ahır Dağı, sırtları geniş, tepe kısımları ise yayvan bir antiklinaldir. Batıda Ceyhan Nehri’nden başlayarak batı-doğu doğrultusunda Çatal Dağı’na kadar 50 km’lik bir uzanış gösterir, genişliği ise 8-10 km’dir. Yamaçlarda fazla olan eğim, zirve kısımlarda %10’lara kadar düşer.
Kültür-Sanat
27 Eylül 2018 - 14:01
Güncelleme: 27 Eylül 2018 - 16:44















