Külliyenin kurucusu Bayazıtoğulları'ndan Hacı Abdullah Bey’in oğlu İskender Bey'dir ve XVII. yüzyılın ortalarında bu yapıları inşa ettirmiştir. Külliye zamanla çeşitli dönemlerde onarımlar görmüştür. Cami ve medrese, Hacı İbrahim Evliya Efendi tarafından 1912-1914 yılları arasında yeniden yapılmıştır.
Külliye, mahalle içindeki dar bir sokaktan ulaşılabilen bir alanda bulunmaktadır. 1930’lu yıllarda çekilen fotoğraflarda, külliyenin çevresinin mezarlık olduğu görülmektedir. Ancak mezarlık daha sonra kaldırılarak yerine evler yapılmıştır.
Külliye avlusuna kuzey cepheden basık kemerli bir cümle kapısından girilir. Avlu, cami, doğu ve batı taraflarındaki iki katlı medrese ile kuzey cephesindeki çeşmeden oluşur. Çeşme, "mahalle çeşmesi" olarak yapılmıştır ve avlu yapısına estetik bir katkı sağlamaktadır.
Caminin önünde, taştan daire planlı iki havuz bulunmaktadır. Bu havuzlar, yapıya hem estetik bir güzellik katmakta hem de abdest alma işlevini görmektedir. Külliye, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1963 ve 1987 yıllarında restore edilmiştir.
Külliye içindeki yapılar, Cami, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu tarafından 06.12.1985 tarih ve 1629 sayılı kararla tescil edilmiştir. Günümüzde cami ve çeşme aktif kullanımda iken, medrese fonksiyonunu yitirmiştir.















