. Daha sonra bu bölgenin âlimlerinden okuyarak yetişmiştir. Bir müddet Maraş’ta müderrislik yapmış ve çok değerli eserler kaleme almıştır. Hanefî mezhebine mensup olan Abdürrahim Efendi XII/XVII. asırda yetişen Osmanlı âlimlerinden olup, “1068/1658” yılında vefat etmiştir.Diğer bir rivayete göre, Sarı Ahmed Efendizâde ve Abdürrahim Paşa diye tanınan Abdürrahim Efendi, bir süre müderrislik yapmış ve daha sonraları muktedir bir kişi olması sebebiyle kendi isteğiyle Maraş valiliğine atanmıştır. Abdürrahim Efendi, bu görevi sürdürmekte iken, kendisini kıskanan bazı kimseler tarafından “1152/1736” senesinde öldürülmüştür. Kabri, Kahramanmaraş’ta Haznedarlı mezarlığındadır.İsimleri aşağıda zikredilen üç eser, kaynaklarda ve kütüp-hanelerdeki elyazması nüsha-larda “1068/1658” yılında vefat ettiği belirtilen Abdurrahîm Efendi adına kayıtlıdır. Ancak Carl Brockelmann (Geschich-te Der Arabischen Literatur II, 643) ve İhsan Fazlıoğlu (Yaşam ve Yapıtlarıyla Osmanlılar An-siklopedisi I, 73) ise, bu üç eserin “1152/1736” tarihinde vefat eden Abdurrahîm Efendi’ye ait olduğunu kaydetmektedir. Bu arada Abdurrahim Efendi’nin “1105/1693” yılında “Şerh alâ Hulâsati’l-Hisâb” adlı eserini IV. Mehmed’e ithaf etmesi ve Muâdil fi Şerhi’l-Mültekâ” adlı eserini Sultan III. Ahmed’e takdim etmesi de, bu rivâyeti teyid etmektedir.Abdürrahîm Efendi’nin kütüphânelerde kayıtlı yazma eserleri şunlardır:1-Şerh alâ Hulâsati’l-Hisâb: Bahaüddin Amilî’nin Hü-lasatü’l-Hisâb’ının şerhidir. Bir buçuk yılda hazırlana-rak “1105/1693”de Sultan IV. Mehmed’e sunulan bu eser, el-Behâiyye şerhleri içinde problemleri en iyi tahlil eden çalışmadır. Osmanlı matematiğinde, Hülâsatü’l-Hisâb’a Ömer Çullî ile Ramazan Cezerî’nin eserleriyle beraber yazılan üç şerhin en önemlisidir. Abdürrahim Efendi, dönemin ileri gelen matematikçisidir. 16. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Ali Kuşcu’nun el-Muhammediyye fi’l-hisâb’ı yerine Osmanlı medreselerinde okutulmaya başlanan Bahaüddin Amilî’nin Hulâsatü’l-Hisâb adlı eserini şerh etmiştir. Abdürrahim Efendi’nin şerhi, Salih Zeki’nin ifadeleriyle, Osmanlı matematik tarihinde Hulâsatü’l-Hisâb’a yazılan en yetkin şerhtir. Teorik ve pratik konular pek çok örnekle izah edilmiş, hesab-ı Hindî, mesaha, cebir sahalarındaki bilgiler ayrıntılarıyla verilmiştir. Abdurrahim Efendi, şerhinde, döneminde hesab-ı hevainin hesab-ı Hindî içinde erimesine, bu iki hesap türünün birbirine indirgenmesine karşı çıkmıştır. Ona göre hesap iki kısımdır: hesab-ı hevai ve hesab-ı Hiindî. Hesab-ı hevainin diğer bir ismi de hesab-ı meftuhtur. Hesab-ı meftuh kendisine salt belirli kaideleri konu olarak alır; hesab-ı kalem de denilen hesab-ı hindî ise belirli kaideleri incelemesine rağmen salt olanla uğraşmaz, daha çok, belirli sayılariçin konulmuş şekilleri resmetmeyi konu edinir. Dolayısyla, sathi benzerliklerine rağmen, bu iki hesap tür içi, kendilerine has deyimlere ve ifadelere sahip olduklarından, ayrı ayrı eserler tasnif edilmiştir. Eğer ikisi cem edilmeye çalışılırsa anlama ve anlatma birbirine karışır. Abdürrahim Efendi bu ifadeleriyle Kâtip Çelebi’nin hesab-ı Hindî konusunda verdiği tanımı takip eder. Hesab-ı Hindî, mutlak anlamda sayılara delalet eden rakamların suretlerinin ilmidir. Diğer bir ifâdeyle, Hesab-ı Hindî, birliklere delalet eden rakamlarla hesap işlemlerinin yapılması keyfi ye-tini öğreten bir ilimdir.Eserin dünya kütüphanelerinde kırka yakın nüshaları bulunmaktadır. Matematik ilmine dâir olan eserin bir yazma nüshası, Süleymâniye Kütüp-hanesi, Yazma Bağışlar Bölümü, 4012’de bulunmaktadır. Bu nüshanın yazısı nesih olup, 114 varaktır. Süleymaniye Kütüphanesi, Giresun Bölümü, 154; İbrahim Efendi Bölümü, 766; Serez Bölümü, 1929-1930’da birer nüshaları bulunmaktadır. Birinci nüsha Vali bin Hasan hatt ıyla “1146/1733” yılında Antep’te, üçüncü nüsha Mehmed b. Mustafa’nın hattıyla “1185/1771” de istinsah edilmiştir. Diğer yazma nüshalar, 06 Mil Yz A 4912/9, 06 Mil Yz A 1755, 27 Hk 161/10, 42 Yu 7269, 21 Hk 422, 44 Dar 11/10, 19 Hk 3046/2, 28 Hk 3637, 37 Hk 450/2, 55 Hk 363/3, ’da kayıtlıdır. Salih Zeki, Âsâr-ı Bâkiye adlı eserinin ikinci cildini telif ederken bu şerhi ana kaynak olarak kullanmıştır.Abdurrahim Efendi’nin bu eseri Yaşar Alparslan ve Lütfi Alıcı’nın editörlüğünde Ahmed Derviş Müezzin’in tahkikiyle Eylül 2013 tarihinde Kahramanmaraş’ta Noya Medya yayınları arasında basılmıştır. 2-Muâdil fî Şerhi’l-Mültekâ: İbrahim el-Halebî’nin (Ö. 1549) Mülteka’l-Ebhûr adlı Hanefî fıkhına ait eserinin şerhidir. Abdürrahim Efendi, bu eserini 1741 tarihinde Sultan III. Ahmed’e takdim ederek, iltifatına mazhar olmuştur. Eserin dünya yazma kütüp-hanelerinde pek çok nüshası vardır. Bu eserin yazma nüshaları: Süleymâniye Kütüphanesi, Harput Bölümü, 422 (nüshanın yazısı nesih olup, 225 varak); Yozgat, 234, 849; Pertev Paşa, 194; Kılıç Ali Paşa, 402; Servili, 95; Pertevniyal, 260’da bulunmaktadır. İkinci nüsha, Seyyid Hasan b.Halil hatt ıyla Receb 1210/1796 Ocak ayında, dördüncü nüsha Ayıntabî Molla Mehmed b. Ömer‘in hatt ıyla “1150/1737”, altıncı nüsha Halil b.Ali el-Harputî’nin hatt ıyla “1149/1737” de Diyarbakır’da istinsah edilmiştir. Yedinci nüsha Seyyid Mehmed el-Hatîb b.Seyyid Abdullah’ın hatt ıyla “1167/1754” de, son nüsha ise Hacı Çelebi’nin hattıyla “1239/1823” de istinsah edilmiştir. Diğer yazma nüshalar ise, 32 Ulu 50/1, 21 Hk 881, 50 Ür 391/1, 45 Hk 3609, 42 Kon 610, 42 Kon 2285, 42 Kon 2857, 42 Kon 2909, 42 Kon 3135, 22 Sel 217 ve 43 Ze 103’de kayıtlıdır. Bazı kaynaklara göre, Mülteka’l-Ebhûr’u el-Müfîd li’l-Müstefîd adıyla tekrar şerh etmiştir.3-Şerh alâ Bedi’l-Emâlî: Sirâ-cüddin Ali Uşî’nin (ö.575/1179-80) Bedü’l-Emâlî, el-Emâlî ya-hut Kasîde yekûlü’l-abd diye meşhur olan el-Kasîdeü’l-Lâ-miye fi ’t-Tevhîd adlı Maturidi akait ve kelamına ilişkin manzum eserinin şerhidir. Bu yazma eser, Süleymâniye Kütüphanesi, Hüsrev Paşa Bölü-mü, 126’da bulunmaktadır. Bu nüshanın yazısı rik’a olup, 76 varaktır. Arapça olan bu nüsha, “1257/1841” senesinde istinsah edilmiştir. Diğer bir nüshası ise, 06 Hk 2696/4’de kayıtlıdır.Abdurrahim Efendi’nin bu eseri Yaşar Alparslan ve Cavit Polat’ın editörlüğünde Ahmed Derviş Müezzin’in tahkikiyle Şubat 2014 tarihinde Kahra-manmaraş’ta Noya Medya yayınları arasında basılmıştır. Abdürrahim Efendi’nin ayrıca, Türkçe kaleme aldığı şerh-i Kasîde-i Münferice ile Havâşi alâ Dürer adlı iki eseri daha vardır.Kaynak : Kahramanmaraş ansiklopedisi
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 26 Eylül 2018 - 17:19
ABDÜRRAHİM EFENDİ KİMDİR?
Maraş eşrâfından Ebû Bekir Efendi’nin oğlu olan Abdürrahîm Efendi, Maraş’ta tahsilini yapmış ve matematik, fıkıh ve şiirde kendisini yetiştirmiştir. Tahsil hayatı hakkında bilgi yoktur. Muhtemelen ilk tahsilini doğduğu yerde, fakih olan babası Ebu Bekr Efendi’den yaptı...
Kültür-Sanat
26 Eylül 2018 - 17:19
İlginizi Çekebilir














