İnsan hayatının yaklaşık üçte biri uykuda geçiyor. Bu
uykunun kalitesi yaşamın tümünü, fiziksel ve psikolojik sağlığı doğrudan
etkiliyor. Yaklaşık 100 yıldır bilim insanları uykuyu bugünkü bilimsel
anlamında ele alırken, uykuyla ilgili meraksa insanlık tarihi kadar eskiye
dayanıyor. Son yıllarda hızla değişen çalışma ve yaşam biçimleri, yeme içme
alışkanlıkları, teknolojinin insan hayatındaki yeri ve öneminin artması,
nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar konusundaki farkındalık, uykuyu her
zamankinden daha dikkatle incelenmesi gereken bir olgu haline getiriyor.
Türk Uyku Tıbbı Derneği’nin her yıl düzenleyerek, uyku ve
uyku bozuklukları konusunda alandaki yeni araştırmaları, tanı ve tedavi
yöntemlerini masaya yatırdığı Ulusal Uyku Tıbbı Kongresi’nin 19’uncusu, 26-30
Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. 5 gün sürecek,
Türkiye ve dünyadan bilim insanlarının katılacağı kongrede uyku, bilimsel
veriler ve deneyimler ışığında tüm yönleriyle mercek altına alınacak.
Türk Uyku Tıbbı Derneği Genel Başkanı prof. dr. fuat Özgen “Uyku bozuklukları gün içinde işlevsellikte bozulmaya, birçok fiziksel ve
ruhsal hastalığın artışına veya tedavi süreçlerinin aksamasına yol açıyor.
Nüfusumuzun yarısı bir uyku rahatsızlığından mustarip. Bu nedenle tıbbın her
alanında uyku bozukluklarının da dikkate alınması ve değerlendirilmesi son
derece önemli. Tüm ilgilileri, uyku konusundaki toplumsal farkındalığın
artmasına katkı sağlamasını umut ettiğimiz kongremize bekliyoruz” diye konuştu.
100’E YAKIN UYKU BOZUKLUĞU KONUŞULACAK
19’uncu Ulusal Uyku Tıbbı Kongresi’nde 100’ye yakın uyku
bozukluğunun güncel tanı kriterleri, klinik özellikleri ve tedavi yöntemlerinin
ele alınacağını belirten Özgen şunları söyledi:
“Uyku, insanın, yoksunluğu karşısında en dayanaksız olduğu,
kaçınılmaz ve önlenemez biçimde yerine konması gereken bir durum. Beynin
istirahat ettiği basit bir süreç değil; aktif, kompleks ve dinamik bir süreç.
Gerçek işlevi hala bilinmemesine rağmen, yemek ve içmek gibi yaşam için gerekli
fizyolojik bir ihtiyaç olduğu tartışılmaz. Uykunun beynin birçok kısmı
tarafından kontrol edilen çeşitli uykuya dalış, hafif, derin ve rüya uykusu
evreleri gece boyunca tekrar eder ve her evrenin farklı fonksiyonları vardır.
Sağlıklı bir uyku ancak tüm bu evrelerin yeterli sürelerde görülmesiyle
sağlanabilir.”
UYKU HAKKINDA HER ŞEY
Uyku laboratuvarlarıyla ilgili son gelişmeler, tekniker ve
teknisyenlerin mesleki sorunlarının tartışılacağı 6’ncı Türk Uyku Tıbbı
Teknisyenliği Kongresi’yle eşzamanlı düzenlenecek Ulusal Uyku Tıbbı Kongresi bu
yıl da ajandasındaki konularla dikkat çekiyor. Şişli Radisson Blu Otel’de
düzenlenecek 19’uncu Ulusal Uyku Tıbbı Kongresi’nin temel konuları arasında
uykunun işlevleri, uykuda solunum ve hareket bozuklukları, çok uyuma ve
uykusuzluk, havacılık tıbbında, çocuklarda, duygu durumdeğişimlerinde uyku
bozuklukları, tanı ve tedavi yöntemleri ve akılcı ilaç kullanımı yer alıyor.
Kongrede bilimsel programın yanı sıra, Polisomnografi (Uyku Testi), Uyku
Hastalıkları Tanı ve Tedavi Kursu düzenlenecek; Uyku Tıbbı Yeterlilik Sınavı
yapılacak. Kongreye nöroloji, göğüs hastalıkları, psikiyatri ve
kulak-burun-boğaz anabilim dallarının uzman hekimleri, tekniker ve
teknisyenlerinden oluşan yaklaşık 200 sağlık çalışanı katılacak. Bilim
insanları uyku konusundaki bilgi, deneyim, uygulama ve araştırmalarıyla
kongreye katkı sunacak.
UYKUSUZLUK KADER DEĞİL
Türk Uyku Tıbbı Derneği uzmanlarına göre Türkiye’de halkın
yaklaşık yüzde 50’si uykusuzluktan yakınıyor ve bir uyku rahatsızlığından
şikayetçi. Ülke nüfusunun yüzde 10’u ise kronik diye bilinen uzun süreli
yaşamını ileri derecede etkileyen uykusuzluk sorunu yaşıyor. Uykusuzluk
vakalarında her geçen yıl artış gözleniyor. Ancak son 20 yılda uyku tıbbı
teknolojisindeki gelişmeler kalitesiz ve az uykunun kader olmadığını
gösteriyor. Davranışsal, tıbbi, medikal tanı ve tedavi yöntemleriyle uykusuzluk
sorununa çözüm bulmak mümkün.
UYKUDA SOLUNUM VE HAREKET BOZUKLUKLARI
Uykuda solunum bozuklukları da çocuklardan yaşlılara kadar
toplumun büyük kesiminin yaşam kalitesini ileri derecede olumsuz etkiliyor.
Uyku apnesinin genel nüfusta görülme oranı yüzde 3 ile 4 iken çalışan nüfusta
bu oran daha yüksek. Uyku apnesi hipertansiyon, kalp krizi ve felç gibi birçok
hastalıkta artışa neden olabiliyor. Günümüzde kamu ve özel hastanelerde
sayıları hızla artan uyku laboratuvarlarında gerçekleştirilen polisomnografi
çalışmalarıyla her yıl çok sayıda uyku bozukluğu olan hastaya tanı konulup
gerekli müdahaleyle sağlıklı uykuya kavuşmalarına yardımcı olunuyor. Genel
nüfusun yüzde 3’ünü ileri derecede olumsuz etkileyen huzursuz bacaklar
sendromu, ritmik hareket bozuklukları, bacak krampları ve periyodik bacak
hareketleri gibi uykuyla ilişkili kinetik bozukluklar da Türk Uyku Tıbbı
Derneği’nin geleneksel kongresinde değerlendirilecek.
JET LAG, SHIFT LAG, VERTİGO…
Kongrenin önemli konu başlıklarından biri de Havacılık
Tıbbında Uyku Bozuklukları olacak. Uçuş güvenliğini ve havacılık personelini
ilgilendiren tıbbi konular düzenlenecek oturumda, ‘Havacılık Tıbbında Uyku
Apnesi Sendromu’, ‘Havacılık Tıbbında Sirkadyen Ritm Bozuklukları’, ‘Havacılık
Tıbbında İnsomni’ ve ‘Havacılık Tıbbında Gündüz Aşırı Uykululuk, Yorgunluk ve
Sonuçları’ başlıklı bildirilerle tartışılacak.
ABD’DE UYKUSUZLUĞUN MALİYETİ MİLYONLARCA DOLAR
İnsomnianın yol açtığı veya artışına neden olduğu belirtiler
arasında yaygın kas ve eklem ağrıları, yorgunluk, halsizlik, bitkinlik, gündüz uyku
hali, hafıza sorunları, iş performansında düşüş, gerginlik, tepkisellik, dikkat
eksikliği, sakarlık, konuşmada dil sürçmesi, baş ağrısı, gözlerde kızarıklık,
ellerde titreme, şeker hastalığı riskinde artış, kan basıncında yükselme gibi
sağlık sorunları yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl
uykusuzluğa bağlı iş gücü kayıpları, kazalar ve tedavi amacıyla kullanılan
ilaçların yıllık maliyeti milyar dolarlarla ifade ediliyor.














