Kimi insan halk tarafından bağrına basılır, halk isteyerek,
severek seçer. Kimileri de adamını bulur, hak etmediği koltuğu işgal eder,
bıkkınlık verircesine… Adam olana, adam bulmaya gerek yoktur. Adam zaten
adamdır. İşte buradaki “Adam” tabiri tam da Nurhak Belediye Başkanı ahmet akkuş içindir. Bir duruşmaya katılmak için geldiği memleketinde, sevenlerince apar
topar belediye başkan adayı yapılan Akkuş, 2004’ten bu yana girdiği 3 seçimde 6
kez kazandı. Çünkü o hiçbir zaman partisinin atama adayı olmadı. Her seçim
döneminde talep ettiği ön seçimlerden alnının akıyla çıkmayı başardı. 3 seçim
ve 3 ön seçimden üst üste birinci çıkmak her baba yiğidin harcı olmasa gerek.
30 yaşında oturduğu Belediye Başkanlığı koltuğunda herkes
onu; “Çocuktan başkan olur mu” başlıklı yerel bir gazetede manşetten çıkan
haberle tanıdı. O, gazetelerin alay edercesine attığı manşetlere hiç aldırış
etmeden vefa borcu olarak bildiği, doğduğu topraklara hizmeti, 15 yıl boyunca
en güzel şekilde yaptı. Görev yaptığı süre boyunca herkesi kucaklayıcı ve barışçıl
bir politika izleyen Akkuş, zirvede bırakmayı da bildi. Cumhuriyet Halk
Partisinde üç dönem kuralı olmadığı halde sadece gençlerin önünü açmak için yeniden
aday olmayacağını açıklayan Akkuş’un bu çıkışı herhalde ağzında diş kalmayan
siyaset dinozorlarına en güzel örnektir.
Nurhak Belediye Başkanı av. ahmet akkuş ile özel bir
röportaj gerçekleştirdik. Ayağımızın tozuyla gittiğimiz Nurhak’ta bizi kar
taneleri karşıladı. Bir de sıcak gülüşüyle Ahmet Akkuş… Bu sefer sorularımız
tamamen duygusaldı ve savrulan kar taneleri de tuzu biberi oldu. Özel hayatına
yönelik soruları kâh gözleri parlayarak kâh yaşararak cevaplandırdı, asil
başkan Ahmet Akkuş. Buyurun okuyun!
Ahmet Akkuş nasıl bir
aileden geliyor? Çocukluğu nasıldı?
Ben Nurhak’ta fakir bir ailenin çocuğuydum. Adana’nın pamuk
tarlasında, Elbistan’ın pancarında ve Erzin’in portakalında çalışıp aynı
zamanda Nurhak’ta dokumacılık yapan annenin çocuğuyum. Babam aynı şekilde 60
yaşında inşaatlarda çalışarak bizleri okutmak için emek veren bir kişiydi. O
zamanlar annem ve babam ellerinden gelen her türlü şeyi yaptılar. Babam kanser
tedavisi görürken biz aile olarak kardeşlerimle birlikte ailemize olan vefamızı
ödeyelim istedik. Biz toplam 80 metre karelik bir yerde 5 kardeş olarak
büyüdük. Nurhak’ta ilk beton evleri yapan bir baba ama evine taşınmayıp
çocuklarım okusun diyen bir babanın evlatlarıydık.
Avukatlık mesleğine
nasıl yöneldiniz?
Ben idealist bir çocuk olarak Elbistan Ticaret Lisesi’ni
okudum. Liseyi okurken kısa yoldan meslek sahibi olmak amacıyla bu liseyi
okudum. Daha sonra Afşin-Elbistan Termik Santrali’nde Ertuğrul abi vardı ve
mesleği avukatlıktı. Onunla sohbet ederken ben avukat olmalıyım dedim. Tabi
aradan yıllar geçti ve hukuk ile ilgili bir sempatim oluştu. Hakikaten Ticaret
Lisesi’nden Hukuk Fakültesi kazanmak oldukça zordu. Çünkü gerçek anlamda
üniversite eğitimi alınmayan bir liseydi. Adana-Ceyhan otoban yapımı devam
ediyordu ve ben yaz tatilinde oraya çalışmaya gittim. Orada çalışırken ayağıma
taş düştü ve daha sonra beni yemekhaneye kaydırdılar. Ben orada bulaşıkları
yıkıyordum. Şantiye işçileri ile ırgatların maçı vardı. Boş bir arsada maç
almıştık. Patronumuz Kemal Bey genelde şantiyeye uğramazdı; ama o gün uğradı. Şantiyeye
uğradığında görüyor ki bulaşıklar masanın üstünde duruyor. Bulaşıkçı tabi top
oynuyor. Çağırdılar beni ve bana “Size para veriyoruz, bu yemekhanenin durumu
ne” diye argo kelime sarf etmişti. Orada o sözler benim zoruma gitmişti. O
zaman işi bırakacağımı söyledim ve şantiyeden ayrıldım. Ceyhan’da kırtasiyelere
gittim ve üniversite hazırlık kitapları aldım. Tekrar dershaneye yazıldım ve Hukuk
Fakültesini kazandım. Sonra Diyarbakır’da okudum ve iyi insanlarla karşılaştım.
Bir şekilde okulu bitirdim ve stajı Ankara’da yaptım. 2004 yılına kadar
Ankara’da avukatlık yaptım.
Belediye
Başkanlığı’na nasıl yöneldiniz? Neden Belediye Başkanı olmak istediniz?
Nurhak’a bir duruşmaya gelmiştim ve kız kardeşim aradı beni:
Ev kalabalık buradaki insanlar seni görmek istiyorlar” dedi. Eve gittiğimde ev
gerçekten kalabalıktı. Beni neden görmek istiyorsunuz, diye sorduğumda; Nurhak’a
Belediye Başkanı olarak beni düşündüklerini söylediler. Onlara teşekkür ettim
ve bir süre sonra kendimi belediye başkanı adayı olarak buldum. Bir anda ben
kendimi siyasetin içinde buldum. Ön seçim şartı ile aday olacağımı söyledim ve
Durmuş Ali Şahin ile ön seçime girdim. Ön seçimi 3 oy ile almıştım. Hep bana
yaşın genç, büyük bir risk aldın diye şeyler söylenmişti. Farklı partilere oy
veren insanlar birleştiler. Maddi durumumuz iyi olmadığından seçim bürosundaki
çayları bile insanlar evlerinden aldılar geldiler. O dönemde büyük bir
kucaklaşma sağlandı. Halk beni oldukça benimsedi. Nurhak’ta seçimler kritik
geçer. Ama Nurhak tarihinde ilk defa aradaki fark 493 fark olmuştu ve seçildik.
Belediye Başkanı
seçildikten sonra ilk işiniz ne oldu?
Nurhak’ta koltuğa oturur oturmaz ilk işim belediyenin
mahkemelik dosyalarını önüme alıp incelemek oldu. Kendi kendime dedim ki nereye
düştük? Borçlar, icra dosyaları… Zaman içerisinde bir program çıkardık ve haciz
işlemlerini ve hesap blokelerini ortadan kaldırmak için çalışmalara koyulduk.
İşçilerin tazminatı, çalışanların maaşları ödenmemiş. Bizler daha sonra bir yol
haritası çıkardık ve bir taraftan bu borçları öderken bir taraftan ilçe
merkezinde altyapı çalışmalarına başladık. 2004 ile 2009 arasında Nurhak
Belediyesi’nin Fen İşleri Müdürlüğü’ndeyiz. Birçok yerlerin ruhsatsız
yapıldığını gördüm ve buranın kayıp bir kent olduğunu söyledim. İmara uygun,
kayıtlı inşaatlar yapılmasını uygun gördüm ve imar kanununa göre bir yer olması
için çaba gösterdim. Çocuklara daha iyi bir yer bırakmak için kayıtlı yerlerin
yapılması gerektiğini vatandaşlara anlattım. Meclis toplantılarında bu
belediyenin vatandaşların olduğunu, alınan kararlarda berabere hareket edilmesi
yönünde ifadeler kullandım. Ama bu konuda denetleyici kişinin başkanın olduğunu
söyledim. Muhalif kesime de bu kenti beraber yöneteceğiz, dedim. Benim
Nurhak’ta hayata geçirmeye çalıştığım şey: burada dengeyi sağlamaya çalışmaktı.
Vatandaşların bu belediyeyi kendi belediyesi gibi görmesini istedim. O nedenle
oy vermeyen mahallelere hizmet götürmeyelim gibi düşüncelerden ziyade onları
kucaklayacak şekilde hareket ettim. Her mahallemizin sorununu belediyemizin
bütçesi dâhilinde halletmeye çalıştık.
O dönemde siyasete
bakışınız nasıldı?
Siyaset hep asık surat işi olarak tanımlanır. Ben siyaseti
aslında sorunun çözümü olarak tanımladım. Böylelikle toplumun her kesiminden oy
aldım. İnsanların inançları üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini söyledim.
Herkesin kutsalı kendinedir ve onun asla ölçülemeyeceğini düşünüyorum. Nurhak
gerçekten gökkuşağı rengindedir. Bu renk her kesimin rengini temsil eder. Kimse
kimseden üstünde değildir ve kimse kimseye üstünlük sağlayamaz. Hep beraber
birlik ve beraberlik içerisinde yaşadık.
Nurhak için neleri
planladınız? Neler yaptınız?
Nurhak’ta Cumhuriyet Meydanı’nı hayata geçirdik. İlçemizde
yüzde 80 itibari ile her yerleşme yerinde herkese eşit bir şekilde hizmet
götürdük. Yollarımızın birçok kısmı tamamlandı. Köylerde de ortalama yüzde 20
kaldı. Nurhak olarak 30 yaşında belediye başkanı seçildim ve üç dönem bu görevi
sürdürdüm. Ben mümkün olduğu kadar çalışmaları tamamlamaya çalıştım. Her
insanda olduğu gibi bende de keşke dediğim durumlar var. Ben Nurhak’ın
kaldırımı olmalı demiştim, Nurhak’ın kanalizasyonu olmalı demiştim. Nurhak’a
Cumhuriyet Meydanı yakışır demiştim. Ama kentler yaşayan varlıklardır ve
ihtiyaçlar sürekli değişir. Nurhak’ta her şeyi yaptım bitti gibi bir düşüncenin
yanlış olduğunu düşünüyorum. Bugün meydana, kaldırıma, kanalizasyona, sosyal
belediyeciliğe ihtiyacı vardır. Burada topyekûn bir çalışma yaptık. Nurhak’ın
sorunları da bitmedi ve devam edecek. Yeni sorunlar çıkacak bunlara güzel bir
şekilde cevap verilmesi lazım. İlçemizdeki vatandaşların tiyatro ile
tanışmalarını sağladık. Kadınlarımız 8 Mart’ta etkinliklere katıldı ve
katılamayanlara ziyaret gerçekleştirdik ve hediyeler verdik. Belediyecilik imkânları
ölçüsünde her türlü programı ve projeleri gerçekleştirdik. Bizler sosyal ve
kültürel faaliyetler dâhilinde Nurhak Şairler Antolojisi’ni bastırık. Bunun
yanında Nurhak’ın Tarihi adlı kitabı bastırdık. Eski fotoğrafları toparladık ve
hizmet bültenleri hazırladık.
Üç dönem kuralı AK
Parti’de var! Cumhuriyet Halk Partisi’nde böyle bir şey yok. Neden dördüncü
dönem için devam etmediniz?
Üç dönem önce ben burada Belediye Başkanı seçildim. 15 yıl Belediye
Başkanlığı yaptım. Buraya başka bir vizyon getirecek dostlarımız var. 4’ncü
dönemde benim olmam gerekmiyor. Yeni dönemde buraya yeni bir vizyon katacak bir
ismin gelmesi daha iyi olacak. Bundan sonra ben Nurhak’a neler verebilirim
düşüncesi var.
Belediye
Başkanlığınız bitince ne iş yapacaksınız? Nerede yaşayacaksınız?
Ben Ankara’dan gelmiştim ve Ankara’da mesleğime döneceğim. Yine
Nurhak’a hizmet edeceğim. Ama bu sefer bir siyasetçi olarak değil; bir avukat
olarak, bir dost, bir arkadaş olarak Nurhak’a hizmet etmeye devam edeceğim. Bu
sefer de Nurhak’ın avukatlığını yapacağım. Doğduğum ve toprağa verileceğim bu
topraklarda vatandaşların sorunlarına yine çözüm olmaya çalışacağım. Yine
mesleğimi yürüteceğim. Bu ülkenin insanlarının doğduğu yerlere hizmet etmeleri
lazım; çünkü bu bir vefa borcudur. Ben bu ölçüde 15 yıl bu görevi yerine
getirmeye çalıştım. Dilimin döndüğü yere kadar Nurhak’ta bir barış, bir el
sıkışma olsun dedim. Siyasi partiler, aday adaylarını çıkartacaklar. İnsanların
kaynaşması ve barışması çok önemli. CHP’li aday adayları arkadaşlarıma bunları
söyledim. Siyaseti yaparsın, çözüm önerilerini sunarsın; ama siyasette kavgaya
götürmek olmaz. Görev sürem boyunca ben de böyle yaptım. Gelen siyasilerle hep
bu konuyu konuştum. Talebim ve isteğim Nurhak’ın istekleri oldu. Hiçbir zaman
şahsi talebim olmadı ve bundan dolayı da oldukça mutluyum. Açılmayacak bir kapı
yok önemli olan çilingirliği bulmaktır. Nurhak’ın seçim dönemlerinde kısır bir
çekişmeye girmemesi için her akşam seçim konuşmalarında vatandaşlara tanıdıkları
ile kavga etmemeleri yönünde çağrıda bulunuyorum. Siyasette hep uzlaşmadan
yana, sıkıntıların çözümünden yana olunmalıdır. Benim her siyasi partinin
insanları ile diyaloglarım oldu, çalışmalarım oldu. Ankara’ya gittiğimde her
zaman onları ziyaret ettim. Sonuçta onlar da Kahramanmaraş için çalışmalar
yürütüyor.
İlk dönem koyduğunuz
ö seçim şartını ikinci döneminizde de koydunuz mu?
İkinci dönemde de üçüncü dönemde de ben hep ön seçimden yana
oldum. 2009 seçimlerinde ben yine ön seçim istedim. İl başkanına, ilçe
başkanına ve genel merkeze ben belediye başkanlığını düşünüyorum; ama ön seçim
istiyorum, dedim. Bu göreve başka talipli kişiler varsa onlarla yarışıp onlarla
halkın kararı ve isteği ile yola çıkmak istedim. İl ve ilçe başkanlığımız
tarafından ön seçim kararı alındı ve yapıldı. O ön seçimde aday çıkmadı ve
merkez tarafından atama ile belediye başkanı adayı olarak gösterildim. Nurhak
halkı; “Çocuktan belediye başkanı seçtik, ikinci dönem de bu çocuğa bakacağız”
dediler. O yüzden parti içinde tek aday olarak seçimlere gittim. Sonra diğer
siyasi partiden arkadaşlarımız çıktı ve yarışa katıldık. Yine hummalı bir
çalışma ile göreve getirildim.
Peki, üçüncü
döneminizde karşınıza aday çıktı mı?
Üçüncü döneme girişte de ben ön seçim talebinde bulundum. Tekrar
adaylık düşünmem nedeniyle merkezi atamayı kabul etmedim. Daha sonra ise ön
seçim kararı alındı ve bu seçimde 6 kişi yarıştık. Ön seçime girdik ve
çıktıktan sonra CHP’nin adayı olarak beni gördüler. Yani 6 tane aday adayı
arkadaş arasında huzur ve barış içerisinde yarış yapıldı. Ama bu ön seçimi
ciddi bir fark ile aldım. Kimseyi kırmadan ve dökmeden yarışı sonlandırdık. Halkımızdan
aday adaylarına karşı duygusal davranmamalarını istedim. Nurhak’ın sorunlarına
ve sıkıntılarına daha iyi şekilde çözüm üretecek insanlar olursa bana oy
vermeyin, onları destekleyin, dedim.
15 yıllık Belediye
Başkanlığı döneminizde nasıl anılar biriktirdiniz?
15 yıllık belediye başkanlığı dönemimde hep günlük tuttum. Belediye
Başkanı olmadan önce de tutuyordum. Kısmet olursa tuttuğum bu günlüklerle bir
kitap çalışması yapacağım. Kitabımın adı da şimdiden belli: Bir Deli’nin
Günlüğü! Kısmet olursa kitabımı ‘Bir Delinin Günlüğü’ adıyla yayımlayacağız.
31 Mart 2019’da
yapılacak yerel seçimler için partinizden Nurhak’ta 4 tane aday yarışıyor. 15
yıllık birikiminizle aday adaylarına ne tür tavsiyelerde bulunursunuz?
4 tane arkadaşımız ön seçime gidiyor ve yarışıyorlar. Yağmur
yağar ve yerler ıslanır. Fırtına çıkar ve çatılar uçar. Sel olur dereler taşar.
Deprem olur ve evler de yıkılabilir. Bir şekilde bunları yaşadık. Bir şekilde
bunlar yaşandı ve yaşanıyor. Bunların hepsinin tamiri insan eli ile mümkün. Ama
insanın vicdanındaki o adalet zedelenirse adalet duygusu tamiri yıllarımızı
alır. Ben, Nurhak’ta bu makamda belediye başkanlığı yapacak arkadaşlarımızdan
geldikleri yerleri unutmadan ve vicdanlarındaki adalet duygularını kesinlikle
bir kenara koymadan çalışmalarını isterim. Nurhak dediğim gibi çok hassas bir
yer. Dengeleri olan bir yer. Toplumun her kesimi “Burası benim belediyem”
diyebilmeli. Her kesim kucaklanmalı. Toplumda ötelenmiş kişilerin mutlaka
kucaklanması gerekiyor. O insanlar, dünyanın en saf duygulu insanlarıdır. Yani
huzur ve barış olursa, kardeşlik olursa yapılmayacak iş ve aşılmayacak engel de
yoktur. Yanı başımızda Suriye’de bir savaş var. Halep kenti, dünyanın en güzel
kenti idi. Bombalar yağdı. Artık orada bulunan hiçbir şeyin anlamı yok. O
yüzden arkadaşlarımız barışa hizmet etmeli. Buraya yapılabilecek en büyük
hizmet olarak barışın, huzurun ve kardeşliğin sağlanması olduğunu düşünüyorum.
Bu dostlarımıza en güzel tavsiyem bunlar olur. Arkadaşlarımız bunun peşinde olduğu
zaman en güzel hizmetlerde kendiliğinden gelmiş olur.
Belediye
başkanlığınız süresince sizi en çok mutlu eden şey ne oldu?
Nurhak Belediye Başkanlığı dönemimde kahvede, düğünde,
cenazede paylaşmadığım sevinçler ve acılar kalmamıştır. Nurhak’ta kanalizasyon,
kaldırım yapımı benim için oldukça önemliydi. Ama en önemlisi de Nurhak’a
Cumhuriyet Meydanı’nı yapmak ve buraya Atatürk anıtını dikmekti. Bu anıtın
açılışını 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın arifesinde yaptığımdan da çok mutlu oldum.
Sayın Akkuş, yönelttiğim sorulara vakit ayırıp cevap
verdiğiniz için teşekkür ediyorum.















Yeni yaşamınızda başarılar dilerim. Nurhak, a yapmış olduğunuz hizmetler için teşekkür ediyorum sayın başkanım.