İnsan beyni, kişinin
düşündüğü ve inandığı doğrultuda çalışıyor. Mutluluk ve mutsuzluğu ise
yaşanılan olaylar değil, bu olaylara yüklenen anlamlar belirliyor. “Ne
düşünürsek ve neye inanırsak beynimiz o yönde çalışır” diyen Uzm. Klinik
Psikolog İhsan Öztekin, kişilerin yaşadığı olayların olumsuz etkilerinden
farklı bir bakış açısıyla kurtulabileceklerini vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesinden Uzman Klinik Psikolog
İhsan Öztekin, zihindeki olumsuz düşüncelerin kontrol altına alınmasını
sağlayan “zihinsel detoks” hakkında önemli bilgiler verdi.
“Öncelikle ‘zihinsel detoks’ demek geçmişi silmek, oradaki kayıtları yok
etmek demek değildir” diyen İhsan Öztekin, “Geçmişte ne yaşadıysak yaşadık, her
şey bir deneyimdi. O deneyimler bugün hâlâ bizi üzüyorsa, öfkelendiriyorsa,
kendimizi kötü hissetmemize neden oluyorsa etkilerini değiştirmek gerekir. Bu
değişim ile bugünümüzdeki ve gelecekteki olumsuz etkilerden kurtulmuş oluruz”
dedi.
Mutluluğunuzu, yüklediğiniz anlamlar belirliyor
Uzm. Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Ne düşünürsek ve neye inanırsak
beynimiz o yönde çalışır” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim mutlu ya da mutsuz olmamızı belirleyen yaşantılarımız değil, bu
yaşadığımız olaylara yüklediğimiz anlamlardır. Bir olay bizde psikolojik açıdan
çok olumsuz etkiler yapabileceği gibi, farklı bir bakış açısıyla bu olayın
olumsuz etkilerinden kurtulabiliriz, hatta olumlu yönlerini yakalayıp kendimizi
daha iyi hissedebiliriz.
Beyninize format atın!
Bugün bir sorun yaşıyorsak, bildiklerimizi uygulayamıyorsak, beyindeki
bilgisayarı kullanmayı bilemediğimiz içindir. Yani ara sıra virüs temizleme
programı gibi beyne format atıp yeniden programlayıp, güncellemek gerekir.
Zihinsel detoksa bu açıdan da bakabiliriz.”
10 adımda zihinsel detoks
Uzm. Klinik Psikolog İhsan Öztekin, zihinsel detoks yöntemleri ve
faydalarını şu şekilde sıraladı:
Kabullen!
“Kabullenme ile başlayabilirsiniz. Ayrılıklar, hastalıklar, ölümler hayatın
gerçeği. Elbette çok derin acılar çekiliyor. Ancak yas süreci bittikten bir
süre sonra bu durumu kabullenmek de gerekiyor.
Affet!
Affetmek de kabullenmeden sonraki süreçtir. İlişkiniz bitmiş de olsa, halen
ilişkinizi sürdürüyor da olsanız sizi üzmüş akraba, arkadaş, sevgili ya da eski
sevgiliniz ya da eşiniz kim varsa hepsini affedin. Onlarla ilgili, onları
hatırlatan ve gördüğünüzde kendinizi kötü hissettiğiniz hediye, fotoğraf, eşya
ve mesajlardan da kurtulun. Geçmişinizle barışarak belki fark etmediğiniz ancak
ağırlığını, yükünü senelerce taşımak zorunda kaldığınız ve bu nedenle
sağlığınızı kaybettiğiniz tonlarca yükten kurtulup kendinizi hafiflemiş ve
mutlu hissedeceksiniz.
Olumsuzu yakala!
Zihninizden geçen olumsuz düşünceleri yakalamaya çalışın. Kullandığınız
kelimelere, cümlelere dikkat edin. 'Hayatımda her şey kötüye gidiyor' gibi
cümleler kullanmak, olumsuz genellemeler yapmaktan kaçının.
Değişime başla!
Her şeyin bir bilinci ve enerjisi vardır. Değişime yaşam alanınız olan
evinizden başlayabilirsiniz. Size ağır gelen, iyi enerji alamadığınız eşya ve
resimlerden kurtulun. Eğer çalışıyorsanız iş yerinizi de ihmal etmeden, orada
da kendinizi daha iyi hissedebileceğiniz olumlu değişiklikler yapabilirsiniz.
Bilgisayar ekranınızı da unutmayın. Telefonunuzda da kolayca ulaşabileceğiniz
sizi iyi hissettiren, motive eden güzel görselleri tercih edebilirsiniz.
Renklere inan!
Renklerin gücüne inanın. Hepimizin kendimizi iyi hissettiğimiz renkler
vardır. Ev dekorasyonundan giysilerin, aksesuarların renklerine, saç renginizden
oje renginize kadar yaşamınızın her alanında sevdiğiniz renklerden faydalanarak
kendinizi çok daha iyi hissedebilirsiniz.
Felaket senaryolarından uzak dur!
Hayatınızı felaket senaryoları üzerine kurmayın. Olabilecek en kötü
ihtimalleri düşünmekten vazgeçin. Eğer böyle bir kişi olduğunuzu düşünüyorsanız
ve ‘Ya şöyle olursa’ diye felaket senaryoları yazıyorsanız olayları
değerlendirirken çok abartılı yorumlara giriyorsunuz demektir. Geçmişte kötü
düşünüp gerçekleşmeyen veya gerçekleşip baş edebildiğiniz olayları aklınıza
getirin. Böylece kötü senaryoların sizi korkutmasına ve hayatınızı olumsuz
etkilemesine fırsat vermeyebilirsiniz.
Kendini suçlu ilan etme!
Yaşadığınız her olayda kendinizi suçlu ilan etmeyin. Öz güven eksikliğinize
bir de suçluluk duygularını eklemekten vazgeçin. Hatalar, eksikler, yanlışlar
hepimizde var. Önemli olan kendimizi suçlamadan bu eksikliklerimizin farkına
varıp, bu yönümüzü güçlendirmeye çalışmaktır. Böylece kendimize olan güvenimizi
de artırmış oluruz.
Olumlu yönlerini gör!
Olumlu yönlerinizi görmezden gelip olumsuz yönlerinizi abartmaktan
vazgeçin. ‘Bu konuda başarılıyım, şu konuda kendimle gurur duyuyorum’
diyebilmelisiniz. Başarılarınızı dış sebeplere bağlama alışkanlığını bırakın.
‘Yüksek not aldım ama sınav kolaydı” yaklaşımlarından uzak durun.
İyi ya da kötü düşüncesinden uzak dur!
Kişileri ve olayları ‘ya iyi ya da kötüdür’ düşüncesiyle değerlendirmeyin.
Yaşam, ‘hep ya da hiç’ üzerine kurulu değil. Siyah ile beyaz arasında gri
tonlar da var. Hepimizin iyi ve kötü yönleri olduğu bir gerçek. Kendimizi de
diğer insanları da bu şekilde kabullenmek, özellikle dostluk ve arkadaşlık
ilişkilerimizde bize büyük bir avantaj ve yarar sağlayacaktır.
Hayal ve hedefleriniz olsun!
Her zaman hayalleriniz ve hedefleriniz olsun. Hayattaki hedeflerinizi
görselleştirin, hayal kurun. Beyniniz inandığınız bir şeyi gerçekleştirmeye
programlıdır. Sizi mutlu eden şeyleri, hayallerinizi düşünün ve zihninizde
yaşayın. Sabır ve azimle birlikte bir süre sonra bunları hayatınıza çektiğinizi
fark edeceksiniz.
Zihinsel detoks ile zihninizi yeniden programlayın
1. Beynin yoğun Beta dalgalarından, sakin ve öğretici Alfa dalgalarına
taşır.
2. Zihni ve bedeni dinlendirir.
3. Odaklanmayı ve öğrenmeyi kolaylaştırır.
4. Sağlıklı ve verimli düşünmeyi, hedef belirlemeyi sağlar.
5. Motivasyonu ve yaratıcılığı artırır.
6. Gereksiz yoğun düşünce akışını veiç konuşmaları keser.
7. Enerjiyi doğru kullanmayı öğretir.
8. Toksinlerden arındırır.
9. Olumlu ve bağımsız düşünceyi artırır.
10. Dinginlik ve dinçlik verir, bağışıklık sistemini güçlendirir.”












