Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Beden Kitle İndeksi (BKİ) 17
kg/m2’nin altı anlamlı ölçüde “düşük ağırlıklı” kabul edilir.
Kendinize Beden Ağırlığınıza Göre Değer Vermeyin!
Anoreksiya Nervoza’nın esas özelliği, kişinin enerji alımını
yaşına, cinsiyetine, gelişim dönemindeki ihtiyaçlarına uymayacak şekilde
kısıtlaması ve sonuçta kilo kaybetmesi ve beden ağırlığının normalin altına
düşmesidir. Ayrıca, kişinin beden ağırlığını ve biçimini algılaması da
bozuktur. Bazıları tüm bedenini şişman olarak görürken bazıları da zayıf
olduğunun farkında olmakla birlikte bedeninin (kalça, karın, gibi bazı
kısımlarını) “şişman/yağlı” görebilir. Kendisine yanlış beden algısına göre
değer verir ya da vermez ve zayıf olduğunu kabul etmez.
Kişi Ayna Karşısından Ayrılmaz
Kişi sık sık tartılır, bedeninin bazı kısımlarını ölçer
durur ya da ayna karşısından ayrılmaz. Doktora genellikle aile üyeleri
tarafından getirilir, çünkü kendisi durumundan şikayet etmez, doktora gelirse
bile yememenin ortaya çıkardığı psikolojik ve bedensel sorunlar yüzünden gelir.
Beslenme yetersizliğinden kaynaklanan bu sorunlar diş çürümelerinden (adetlerin
kesilmesi gibi) hormonal düzensizliklere, sindirim güçlükleri ve bağırsak
hastalıklarına, kansızlığa, böbrek hasarına, hatta beyin küçülmesine kadar
uzanabilir. Bu yüzden, psikiyatriden önce kadın doğumculara, gastroenterologlara,
endokrinologlara ya da diş hekimlerine gidebilirler. Olguların bir kısmı
örneğin, kalp kası erimesine bağlı kalp yetmezliğinden ya da sodyum, potasyum
gibi elektrolitlerin dengesizliklerinden dolayı hayatını kaybedebilir.
Dolayısıyla, kimi durumlarda yatırılarak tedavi edilmesi gerekir.
Bulimia “Tıkınırcasına Yeme” Ataklarıyla Kendini Gösterir
Bulimia Nervoza, sonuçları açısından Anoreksiya ile
benzerdir. Sadece davranış biçimleri değişir. Bulimia “tıkınırcasına yeme”
ataklarıyla kendini gösterir. Genellikle abur cuburdan oluşan gıdalar hızla ve
çoğu kez gizlice tüketilir ve bunun sonucunda kişi pişmanlıkla bu “yükten”
kurtulmak için kusar; boşaltım sistemlerini hızlandırmak için ilaçlar kullanır
ya da çok fazla egzersiz yapar.
Tedaviye Geç Kalmayın!
Tedavide öncelikli olarak bedenin fizyolojik dengesinin
kurulması, beslenmenin düzenlenmesi esastır. Aynı zamanda psikofarmakolojik ve
psikoterapötik müdahalelere de başlanır. Yatırılması gerekmeyen ve uygun
zamanda başlanmış ilaç ve psikoterapiyle izlenen hastalarda hastalığın seyri
tedavi görmeyen olgulardan çok daha olumludur ve ölüm nadir görülür.















