Araştırma, hem düşük hem de yüksek gelirli yedi farklı ülkede gerçekleştirildi.
Çalışmaya Brezilya, Endonezya ve Kenya gibi düşük gelirli ülkelerden ve Avustralya, Kanada, Birleşik Krallık ile ABD gibi yüksek gelirli ülkelerden toplam 300 kişi katıldı. Kanada’daki British Columbia Üniversitesi tarafından yürütülen deneyde, 200 katılımcıya her biri tek seferlik olmak üzere 10 bin dolar gönderildi. Katılımcılardan bu parayı üç ay boyunca istedikleri gibi harcamaları istendi.
NBC News’ün aktardığına göre bazı katılımcılar, paranın banka hesaplarına geçmesini görmeden deneyin gerçek olduğuna inanamadı. Kalan 100 kişilik kontrol grubuna ise hiçbir ödeme yapılmadı.
Deney boyunca katılımcılar, her ay doldurdukları anketlerle mutluluk ve üzüntü düzeylerini 1’den 7’ye ve 1’den 5’e kadar derecelendirdi. Üç ayın sonunda, 10 bin dolar alan katılımcıların, kontrol grubundaki kişilere kıyasla belirgin şekilde daha mutlu oldukları belirlendi.
Araştırmanın sonuçları, deneyin bitiminden üç ay sonra tekrar yapılan anketlerle de desteklendi. Parayı alan katılımcıların mutluluk seviyeleri hâlâ kontrol grubundan yüksek çıktı. Öte yandan ülkeler arasındaki gelir farklılıkları, sonuçlarda da etkili oldu; yıllık hane geliri 123 bin doların üzerinde olan kişilerde nakit desteği mutluluk üzerinde daha sınırlı bir etki yarattı.
PNAS dergisinde yayımlanan makalede, “İnsanların yüzde 99’unun yıllık hane geliri 123 bin doların altında. Bu nedenle nakit transferleri çoğu insan için anlamlı bir fayda sağlayabilir” ifadeleri yer aldı. Araştırmanın ortak yazarı ve psikoloji profesörü Elizabeth Dunn, “Paranın miktarı mutlaka milyon dolarlar olmak zorunda değil; çok daha küçük bir miktar bile fark yaratabilir” dedi.












