Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından, T.C Kültür ve
Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Malatya Valiliği’nin katkılarıyla
9-15 Kasım 2018 tarihinde düzenlenen 8. Malatya Uluslararası Film Festivali,
film gösterimleri ve paralel etkinliklerle devam ediyor.
Ulusal Uzun Metraj Panorama Bölümü filmlerinden ‘Annemin
Sinemaları’ filminin gösterimi bugün Yeşil Sinema’da gerçekleştirildi.
Gösterimin ardından yönetmen Cansel Karacan’ın katılımıyla bir
söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşinin moderatörlüğünü merve genç kurşun üstlendi.
‘Annemin Sinemaları’nda yönetmen cansel karacan 1960-1980
yılları arasında Adanalıların en önemli eğlence kaynaklarından birisi olan
yazlık sinemaların tarihinde yolculuğa çıkıyor. Hülya Koçyiğit, Ferdi Tayfur ve menderes samancılar gibi ünlü isimlerin yanı sıra döneme tanıklık etmiş Adanalı
halkın, sinema sahiplerinin ve yapımcıların da yer aldığı belgesel film,
kendisi de bir Adanalı olan Karacan’ın annesine ithaf edilmiş.
Aynı zamanda Yeşilçam döneminden filmlere ait sahnelere de
yer veren film, sinemanın Adana halkıyla arasındaki toplumsal ilişkilere
odaklanıyor. Filmin konuşmacıları sıklıkla dönemin sinemayla iç içe
atmosferinden, sinemayla ilgili anılarından ve Adana’daki meşhur sinema
sevgisinden bahsediyorlar.
Filmin yönetmeni Cansel Karacan, filmi hazırlarken yazlık
sinema dönemini yaşamış kişilerin o döneme olan özleminden yola çıktığından
bahsetti. Karacan, şu ifadeleri kullandı:
‘1980’lerde neredeyse 200’ün üzerinde yazlık sinema var. Şu
anda ise bir tane bile yok, bir tanesine bile sahip çıkılmamış. O kuşağın hepsi
de o günlere özlem duyuyor. O mahallece gidilen, herkesin birbiriyle kaynaştığı
günleri arıyorlar. Ben de bunu yansıtmak istedim filmde.’
Karacan, seyircilerden gelen Adana’daki sinema sevgisinin
nedenleri hakkında bir soruyu şöyle yanıtladı:
‘Adana’da iklim çok etkiliydi. Çünkü çok sıcak bir memleket.
Bir de insanların başka bir eğlence kültürü yoktu o dönemde. Bugünkü gibi
farklı zevkler ve kültürel etkinlikler yok. Tek eğlence yazlık sinema adeta. Zaten
kimse evinde oturmuyor. Ya kapı önünde, ya damlarda sohbetler var. Ancak
televizyonun çıkmasıyla bu ilişkiler zayıfladı. Bir de siyasi karışıklıklar,
’80 darbesi, o dönemde Maraş’ta bir yazlık sinemaya yapılan bir saldırı da
insanların yazlık sinemalardan uzaklaşmasına neden oldu. Ben annemi şimdi bile
sinemaya götüremiyorum, sinema benim evimde diyor artık.’














