Değerli metaller yılbaşından bu yana güçlü bir performans sergilese de uzmanlar, önümüzdeki döneme ilişkin temkinli olunması gerektiği konusunda uyarıyor.
ABD’de Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin ardından küresel ekonomide belirsizlikler artarken, ticaret savaşları, gümrük tarifeleri ve sert siyasi söylemler risk algısını yükseltti. Bu süreçte güvenli liman olarak görülen altın ve gümüşte hızlı yükselişler yaşandı. Ancak uzmanlara göre bu yükselişlerin sürdürülebilirliği tartışmalı.
“2026 Altın Yılı Olabilir” Görüşü
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, küresel para sistemindeki kırılmalara dikkat çekerek 2026 yılına işaret etti. Yıldırımtürk, doların uluslararası piyasalarda güven kaybı yaşadığını belirterek, “Bu durum altının yeniden ön plana çıkmasına neden oluyor. 2026’yı altın yılı olarak değerlendirmek mümkün” dedi.
Küresel risk iştahının kısa vadede sona ermeyeceğini vurgulayan Yıldırımtürk, Trump döneminde dünya dengelerinin kolay kolay sakinleşmeyeceğini ifade etti. Uluslararası hukukun zedelenmesi ve jeopolitik krizlerin devam etmesi, değerli metallerdeki oynaklığı artıran temel unsurlar arasında gösteriliyor.
Altın S1 ve Gümüş Piyasasına Dikkat
Altın S1 sertifikasında geçmiş dönemde yaşanan fiyat farklarına değinen Yıldırımtürk, borsa ve serbest piyasa arasındaki makasın kapanabileceğini belirtti. Sertifikanın taban fiyata yaklaşmasıyla birlikte dengelenme sürecinin yaşanabileceğini ifade eden Yıldırımtürk, bu noktadan sonra yeni bir talep dalgasının tekrar fiyat farkı oluşturabileceğini söyledi.
Gümüş tarafında ise piyasada algı ile gerçeklik arasında fark olduğuna dikkat çekildi. Küçük gramajlı fiziki gümüşte arz sıkıntısı yaşanırken, kilogram bazında gümüşün piyasada bulunabildiği belirtiliyor. Yıldırımtürk, gümüşün hem yatırım hem de sanayi metali olduğunu vurgulayarak, özellikle güneş enerjisi ve elektrikli araç sektörlerindeki talebin fiyatları etkileyebileceğini ancak alternatif madenlerin devreye girmesi halinde bunun baskı yaratabileceğini dile getirdi.
“2026 Altın Yılı Değil” Uyarısı
Altın piyasaları uzmanı İslam Memiş ise daha ihtiyatlı bir tablo çizdi. Memiş, 2025 yılında altının ciddi getiri sağladığını hatırlatarak, “2026’nın tamamı için aynı performansı beklemek gerçekçi değil. Yılın ilk yarısında yükseliş görülebilir ancak ikinci yarıda daha yatay ya da geri çekilen bir seyir izlenebilir” dedi.
Altın S1 sertifikasında yaşanan hareketleri “düzeltme” olarak nitelendiren Memiş, serbest piyasa ile sertifika fiyatlarının eşitlenmesi gerektiğini savundu.
“Gümüşte Algı Yönetimi Var”
Gümüş piyasasında sosyal medya kaynaklı spekülasyonlara dikkat çeken Memiş, daha önce altın tarafında da benzer bir algı oluştuğunu hatırlattı. “Altın kıtlığı söylemi nasıl gerçeği yansıtmıyorsa, gümüşte de benzer bir balon riski var” diyen Memiş, sert fiyat hareketlerinin yatırımcıyı zorlayabileceğini ifade etti.
Memiş, “Gümüş geçtiğimiz yılın yıldızıydı ancak bu yıl için büyük beklentiye girmemek gerekir. Gümüş bu yıl yatırımcıyı üzebilir. Altın ve gümüş yerine, iki metal arasındaki rasyonun takip edilmesi daha sağlıklı olur” değerlendirmesinde bulundu.















