Başak Dikmen, psikolojiye olan ilgisinin, insanların davranışlarını, duygularını ve düşüncelerini anlama arzusundan kaynaklandığını belirtti. Üniversite eğitimi sırasında bu ilginin derinleştiğini ifade eden Dikmen, insan zihninin ve davranışlarının arkasındaki psikolojik süreçleri anlamanın, yaşam kalitesini artırma ve yardımcı olma amacını güçlendirdiğini vurguladı. "İnsanların yaşadıkları zorlukları anlamak ve onlara destek olmak benim için büyük bir tatmin kaynağı. Stres yönetimi, ilişki problemleri, kaygı ve depresyon gibi yaygın sorunlara odaklanarak insanların bu konulardaki yaşantılarını iyileştirmeye çalışıyorum" dedi.
Psikoloji pratiğinde karşılaştığı zorlukları da paylaşan Dikmen, danışanların karmaşık duygusal ve psikolojik sorunlarının çözüm sürecinin her birey için benzersiz olduğunu belirtti. "Her bireyin farklı geçmişleri ve kişilik yapıları olduğu için terapi süreçleri bazen beklenmedik veya karmaşık durumlar yaratabiliyor. Terapi sürelerinin uzunluğu da farklılık gösterebiliyor. Bu durumu dengelemek ve her bireye uygun destek sağlamak önemlidir" dedi.
Telefon bağımlılığının gün geçtikçe arttığını ifade eden Dikmen, bu sorunu ele almak için şu stratejileri önerdi:
Bilinçli Kullanım: Telefon kullanım alışkanlıklarını gözden geçirip sınırlamak.
Alternatif Aktiviteler: Telefon yerine spor, kitap okuma gibi sağlıklı aktiviteler önermek.
Destek ve Motivasyon: Arkadaşlar veya ailelerden destek istemelerini teşvik etmek.
Sınırlar Koymak: Telefon kullanımıyla ilgili net sınırlar belirlemek ve bunlara uymak.
Başak Dikmen, telefon bağımlılığıyla mücadelede bu stratejilerin etkili olabileceğini ve bireylerin yaşam kalitesini artırabileceğini sözlerine ekledi.















