Dünya Posta
Birliği’nin (UPU) Türkiye adına PTT Başkanlığındaki son İdari Konsey
Toplantısında önemli kararlar alındı. UPU’da Türkiye’nin tarafsız ve uzlaşmacı
rolü belirleyici oldu.
Dünya Posta Birliği (UPU) İdari Konsey Başkanı ve PTT AŞ
Genel Müdürü hakan gülten toplantıda, posta sektörünün 4 yıllık sürecini
şekillendiren İstanbul Stratejisinin temel unsurları olan inovasyon,
entegrasyon ve kapsayıcılık prensiplerine odaklanıldığını belirtti. UPU’nun
kapanış oturumunda yaptığı konuşmada Gülten, Türkiye’nin başkanlığı süresince
tarafsız ve uzlaştırıcı bir liderlik rolü üstlendiğini ifade etti.
Dünyanın en eski ikinci uluslararası organizasyonu
özelliğini taşıyan UPU'nun dönem başkanlığının, Türkiye'ye ve dünya posta
sektörüne önemli katkılarının olduğunu dile getiren Gülten şöyle konuştu: “192
üye ülke ile dünyanın her yerine ulaşan; hükümetler, düzenleyiciler ve
belirlenmiş işletmeciler arasındaki iş birliğini sağlayan Birliğimiz, bizlere
eşsiz bir platform ve ağ sağlamaktadır. Bizim üstümüze düşen de sürdürülebilir
kalkınma hedeflerine gereken katkıyı sağlama anlayışı doğrultusunda sektörel
olarak global ölçekte sorumluluklarımızı etkin bir şekilde yerine getirmektir. Bu
dönemde yapılan yoğun ve değerli çalışmalar sayesinde birçok alanda reform
niteliğinde sonuçlar elde edilmiştir.”
Türkiye olarak UPU’nun global ölçekteki öneminin yanı sıra
her bir üye ülke için büyük bir avantaj sağladığına inandıklarından söz eden
Gülten, “UPU’nun tek posta toprağı ilkesinin, tüm dünya vatandaşlarına erişen
ortak standartlarda hizmet sunulması anlayışının, bu ortak standartlara ulaşma
yolunda sağlanan iş birliğinin değerli ve gerekli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye
adına İdari Konsey Başkanlığı görevini yerine getirirken temel bakış açımız da
bu anlayışla şekillenmiştir” diye konuştu.
Toplantıda Filistin
Ve Katar İle İlgili Önemli Kararlar Alındı
UPU İdari Konsey Toplantısının son gününde Filistin ve Katar
ile ilgili verilen iki ayrı teklif görüşüldü. upu üyesi olmayan ve “öncelikli
gözlemci” statüsünde olan Filistin’in küresel posta sistemine entegrasyonu ve
postalarını alıp-vermede yaşadığı sorunların giderilmesi amacıyla Cezayir
tarafından sunulan teklif, Türkiye’nin de güçlü desteğiyle kabul edildi.
Türkiye adına söz alan PTT temsilcileri Filistin’in yanında tavır alarak
“Filistin’in posta alıp verme ve küresel sisteme dahil olma noktasında
yıllardır yaşadığı sorunların çözümü ve bölgede posta hizmetlerinin
geliştirilmesi adına sunulan teklifi destekliyoruz” dedi.
Diğer taraftan 2017 yılında Bahreyn, Mısır, Suudi Arabistan
ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Katar’a yönelik aldığı bir dizi tedbirin bir
parçası olarak Katar’la posta hizmetlerini askıya almaları nedeniyle yaşanan
sorunun çözümü için Katar'ın UPU nezdinde hakemlik sürecinin işletilmesine dair
verdiği teklif, hararetli tartışmalardan sonra kabul edildi.
Konu hakkında toplantıda söz alarak Türkiye’nin görüşünü
ifade eden PTT AŞ yetkilileri şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye olarak posta
hizmetlerinin kesintisiz sağlanmasını Birliğimizin misyonunun gereği olduğunu
ve bu doğrultuda posta ağının işlerliğinin sağlanması adına üye ülkeler arasındaki
sorunların çözümü amacıyla UPU içerisinde tesis edilen mekanizmaların
işletilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Bireylerin haberleşme özgürlüğünün
politik kaygıların ötesinde bir hak olduğunu düşünerek çözüm mekanizmalarını
işletmemiz gerekmektedir. Bu nedenle daha önce İdari Konsey tarafından alınan
ilke kararını da göz önünde bulundurarak Katar’ın teklifini destekliyoruz.”
UPU’da Cinsiyet
Eşitliği Ve Kadınların Güçlendirilmesine Yönelik Çalışmalar
UPU İdari Konsey Genel Kurulu’nda ele alınan konulardan biri
de Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlendirilmesine yönelik; UPU’nun gerek
bütün yazılı metinlerinin gözden geçirilmesine gerekse toplantılarındaki
konuşma dilinde cinsiyet ayrımı gözetmeyen bir dilin kullanılmasına yönelik
çalışmaların başlatılması amacıyla sunulan teklif oldu. PTT AŞ yetkilileri
teklife ilişkin Türkiye adına söz alarak, “Bundan 86 yıl önce, Türkiye’nin
kadınlara milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını tanıyan ilk ülkelerden
biri olduğunu” vurgulayarak desteğini ifade etmiş ve Türkiye’nin de desteğiyle
cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmalar temelindeki bu teklif kabul edildi.















