Eğitim kadrosu, yabancı dil eğitimi, sosyal, sanatsal ve
sportif faaliyetleri, sınavlardaki başarısı… Bu gibi birçok kriter, belki de
çocuklarının geleceğini tamamen değiştirecek okulun seçimini yapmakta zorlanan
velilerin aklını daha fazla karıştırıyor. “Okul çocuğa eleştirel düşünmeyi
öğreten, iletişim becerilerini geliştiren, yaratıcı olup üretmeye imkan
sağlayan bir ortam sağlamalı” diyen GEO Koleji Eğitimden Sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı Talia Büke, özel okul arayışındaki velilere yol gösterecek ipuçlarını
paylaşıyor.
Günümüzde çocuklarının iyi bir eğitim almasını isteyen
ebeveynler, çocukları daha okul çağına gelmeden bir arayışa giriyor. Ülkemizde
eğitim sistemimizdeki yapılan değişiklikler, sınav sistemi, sayıları her gün
çoğalan özel okullar; okul seçimi için ebeveynlere fazla seçenek sunmasına
karşın bir o kadar da kafa karışıklığına neden oluyor. Peki, veliler
çocuklarının geleceği için büyük önem taşıyan okul seçiminde nelere dikkat
etmeli? Bu sorunun yanıtını geliştirdiği GEO Eğitim Modeliyle “Eğitim bir gün
değil bugün değişecek” diyen GEO Koleji’nin Eğitimden Sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı Talia Büke veriyor.
“Seçeceğiniz okulda öğretmenler de kendini sürekli
geliştirmeli”
Her velinin özel okuldan beklentisinin farklı olduğunu
belirten Büke, “Kimileri eğitimin kalitesine bakarken, kimileri ise okulun
fiyatına dikkat ediyor. Bunun yanı sıra veliler öğretmenin kalitesi, yabancı
dil eğitimi, fiziki ortam, sosyal ve sportif faaliyetler, beslenme, servis,
ödev, sınava hazırlık konularındaki sorularına da yanıt arar. Bu cevapların
tümünü donanımlı bir öğretmen fazlasıyla verebilir. Öğretmen ömür boyu
öğrenense, alanında donanımlıysa, çocukları sanat, spor alanında da
destekliyorsa çocukların öğrenme sürecinden keyif almaları ve öğrenmenin
sorumluluğunu taşımaları kaçınılmazdır. Bu nedenle veliler seçtikleri okulda,
öğretmenlerin de eğitimlerle sürekli kendini geliştirdiğinden sevgi ve güven
ortamı sunduğundan emin olmalıdır” diyor.
“Her yıl yapılacak okul değişimi çocuklarımıza yapılan en
büyük kötülüktür”
Velinin okul seçiminde kendi sosyo-ekonomik yapısını da
mutlaka dikkate alması gerektiğinin altını çizen Büke, çocuğun okula başladığı
kademede ve hatta ilk, orta ve lise kademelerinde devamlılık sağlanmasının şart
olduğunu hatırlatıyor. “Her yıl yapılacak okul değişimi çocuklarımıza yapılan
en büyük kötülüktür” diyen Büke, çocukların eğitiminin mümkünse aynı sosyal
çevrede, gelişiminin her kademede takibinin yapıldığı bir ortamda tamamlanması
gerektiğini ifade ediyor. Okul ile ev arasında yakınlığın da çok önemli
olduğunu söyleyen Büke, şöyle devam ediyor: “Uzun yolculuklar her yaş grubunda
farklı olumsuzluklara neden olur. Bu yüzden çocuğun okula gidip gelirken
geçireceği süre mümkün olduğu kadar kısa olmalı!”
“Hiçbir okul çocuğunuzu sınava hazırlamaz”
Seçilen okulun sınavlardaki başarısının okul seçiminde
öncelik verilecek bir kriter olmaması gerektiğinin altını çizen Büke, sözlerini
şöyle sürdürüyor: “Unutmayın ki hiçbir okul sınava hazırlamaz. Sadece çocuklara
destek verir ve yol gösterir. Sınav başarısı çocuğun bireysel başarısıdır.
Sadece sınav odaklı çalışan, sanat ve sporla desteklenmeyen çocukların
sorgulamaları, iletişimde güçlü olmaları, iş birliğine açık olup yaratmaları
mümkün değildir. Sorgulayan, sanat ve sporla desteklenen her çocuk zaten
sınavlarda da başarılı olacaktır. Hızla değişen dünyamızın dinamiklerine ayak
uydurabilmeleri için çocuklarımızın eleştirel düşünmeleri, iletişim
becerilerinin yüksek olması, iş birliğine açık ve yaratıcı olup üretmeleri,
yaratmaları vazgeçilmez bir koşuldur. Okul da çocuğa bu ortamı sağlayabilmeli.”
“Bu kriterleri de es geçmeyin”
Geo Koleji Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Talia
Büke, okul seçiminde dikkate alınması gereken diğer kriterleri ise şöyle
sıralıyor:
Sevgi ve güven ortamı vardır.
Eğitim kadrosu çocuklara “kendini bulma” yönünde rehberlik
edebilecek durumda olmalıdır.
Her çocuğun “tek” ve “özel” olduğunu dikkate alıp müfredat
oluşturur ve her yaş grubunun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir amaç
duygusuna sahiptir.
Çocuklar, okul için değil hayat için öğrenir. Bu nedenle
çocukların bilişsel, duygusal ve fiziksel gelişimini destekleyen, onlarla
uğraşmaktan keyif alan öğretmenleri vardır.
Yanlış biçimde hızlandırılmış dersleri değil, yaşa uygun
yüksek standartları özendirir.
Öğretmenleri alanında tam donanımlıdır ve kendileri de birer
öğrenendir. Güçlük çeken öğrencilere bireysel destek sağlar. Öğrencilerin
gerçek ilgi ve merak alanlarını ortaya çıkarır, tek tek ya da grup halinde iyi
planlanmış kendi özgün projelerini yürütmelerine olanak verir. Öğretmenler
çocukların eleştirel düşünen, iletişimde güçlü, iş birliğine dayalı ve
yaratıcılıklarını geliştirmelerine olanak sağlar.
Çocuklar, birden çok dille kendini akıcı olarak ifade eder.
Teknoloji sırf beceri ve alıştırma için değil, kavramsal
öğrenme heyecanını uyandırmak için kullanılır.
Disiplinler arası öğrenme ortamları sunar.
Müzik, görsel sanatlar ve sahne sanatları ders
programlarının önemli bir parçası olarak görülür.
Çocuklara sorgulayan, iletişim kuran, işbirliğine açık,
yaratıcılıklarına olanak sağlayan öğrenme ortamları sunulur.
Farklılıklara saygılıdır.
Merak, tutku, ilham, erdem, irade gibi değerlerin ışığında
kültürel ve uluslararası hoşgörüye sahip iyi insan ve mutlu bireyler
yetiştirir.















