Yapılan araştırmalar, infazdan darpa, kundaklamadan insan kaçırmaya kadar pek çok suç eylemin, fiyat tarifeleri ve “iş kuralları” ile alıcı bulduğunu gözler önüne seriyor.
Şifreli gruplarda organize suç
Milli Gazete’nin haberine göre, Telegram’da “Tetikçi Mekânı”, “İstanbul Tetikçi” ve “Daltonlar” gibi gruplarda, yüzlerce üye yasa dışı eylemler için ilanlar paylaşıyor. Bu gruplarda “tahsilat”, “darp”, “kurşunlama” ve “yurt dışına insan kaçırma” gibi faaliyetler açıkça duyuruluyor.

İlanlarda yer alan örnekler oldukça çarpıcı: “İstanbul içi acil tetikçi aranıyor dm”, “Ev/dükkan fark etmez, ister 1 ister 1’den fazla kişiyle kurşunlama yapılır” gibi ifadeler, yasa dışı hizmetlerin doğrudan talep edilebildiğini gösteriyor. İnsan kaçakçılığı için de tarifeler belirlenmiş durumda; örneğin, “Bulgar’a geçiş 3000 €” gibi teklifler yer alıyor. Bunun yanında uyuşturucu ve silah ticareti, sahte kimlik, pasaport ve para temini gibi diğer suç faaliyetleri de bu dijital pazarda sunuluyor.

Suç, ticari bir sistem gibi işliyor
Grup üyeleri, faaliyetlerini organize bir ticaret mantığıyla yürütüyor. “Ödemenin yarısı önceden, yarısı iş bitince alınır” veya “İş bittikten sonra referans ve kanıt aranır” gibi kurallar, suç eylemlerinin adeta bir iş süreci gibi yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Hem tetikçi arayanlar hem de kendilerini bu alanda pazarlayan kişiler, talep ve arz dengesi üzerine kurulu bir yapı oluşturuyor.

Uzmanlar, “Daltonlar” ve “Casperlar” gibi popüler kültürden esinlenen isimlerin, özellikle 16-25 yaş aralığındaki gençler üzerinde çekim oluşturduğunu belirtiyor. Sosyal medyada lüks yaşam, silah ve güç gösterileri paylaşan grupların, gençleri kendi saflarına çektiği, geleneksel suç örgütlerinden farklı olarak sosyal medyayı bir statü ve itibar aracı olarak kullandığı dikkat çekiyor.

Yasa dışı faaliyetler normalleşiyor
Adalet Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de suç oranları son yıllarda yüzde 108 artış gösterdi. Telegram gruplarında bazı üyelerin isim ve profil fotoğraflarını açıkça paylaşması, yasa dışı eylemlerin toplumda normalleştiği ve caydırıcılığın azaldığı endişelerini artırıyor. Uzmanlar, özellikle gençler arasında bu tür grupların cazibe merkezi hâline gelmesinin toplumsal güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor.













