Her ne kadar zararlı
olduğu bilinse de pek çok insan gününü tatlı yemeden geçirmiyor. Bazen medyada
rastlanılan bir reklamla, bazen mutlu olunan bir anda, bazen de normal bir
zamanda gelen tatlı isteği kriz haline gelebiliyor. Hal böyle olunca kilo alımı
kaçınılmaz olabiliyor. Ancak pek çok kişinin doğru yönetemediği tatlı krizini
aşmak bazı önerilerle mümkün olabiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi
Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt Büşra Mutlu, tatlı krizlerini atlatmanın
yolları hakkında bilgi verdi.
Tatlı pek çok kişinin vazgeçilmezleri arasında üst sıralarda
yer almaktadır. Tatlı sevgisinin daha fazla kadınlarda görüldüğü bilinmektedir.
Tatlı yenildiğinde seratonin ve endorfin salgılanmaktadır. Bu nedenle de en
ufak bir mutsuzlukta tatlıya yönelim artmaktadır. Tatlının ihtiyaç duyulan
değil, sadece tüketilmek istenen bir gıda olduğu unutulmamalıdır. Tatlı
karbonhidrat ve yağ oranı yüksek besin öğelerinden oluşur. Günlük ihtiyaçtan
fazla tüketildiğinde obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıklara
yol açabilir ve zamanla hayatınızın konforu etkilenir, performansınız düşer.
Tatlı krizine neden olan 6 sebep
Bazı araştırmalarda tatlı krizlerine neden olan birçok etmenden
bahsedilmektedir. Tatlı krizine yol açan nedenler şöyle sıralanabilir:
Hipoglisemi: Hipoglisemi, kan şekerinin hızlı
düşmesidir. Ara öğün yapmayan, uzun süreli açlık durumlarında tatlı krizi
kaçınılmazdır. Hipoglisemi varsa 3 saatte bir minik öğünler yapılmalıdır.
Polikistik Over Sendromu: Bu problemi yaşayan
kadınların çoğunda gizli şeker de bulunmaktadır. Kadın doğum uzmanlarının
tedavisi ve diyetisyen yardımıyla Polikistik Over Sendromu olanlar tatlı
krizlerinin önüne geçebilir.
Vitamin, mineral eksikliği: Demir, krom, magnezyum
eksikliklerinde kişilerin daha fazla tatlı krizi yaşadıkları bilinmektedir. Bu
nedenle bir doktor kontrolüyle vitamin ve mineral eksiklikleri
değerlendirilmelidir.
Adet öncesi sendromu: Kadınların birçoğu normalde tatlı
isteği duymazken regl öncesi yoğun bir şekilde tatlı tüketme ihtiyacı duyarlar.
Bunun sebebi östrojen hormonunun bu dönemde azalmasıdır. Diyetisyen ile
uygulanacak stratejilerle bu süreci atlatmak mümkündür.
Duygusal durumlar: Depresyon sürecinde tatlı isteği
artabilir. Araştırmalarda evlilikte mutsuz olan kadınların, diğer kadınlara
göre daha fazla tatlı ihtiyacı olduğu gözlemlenmiştir. Depresyon için mutlaka
bir terapistten yardım alınmalıdır. Aynı süreçte bir diyetisyen kontrolünde
gitmek olumlu sonuçlar verecektir.
Alışkanlıklar: Çocuklukta ailelerin ödüllendirmek için
verdikleri çikolata ileride her mutlu ve başarılı dönemlerde kişilerin
karşısına ödül algısı olarak çıkabilmektedir. Belki bir parça bitter çikolata
sorun yapmazken, bunu “Kendime tatlı ısmarlayacağım” diyerek abartma tatlı krizlerini
tetikleyebilir.
Güçlü sindirim sistemiyle tatlı krizine son
Normalde kuru meyve ve taze meyveler tatlı isteğini kırabilmektedir. Ancak
bazen bunlar yeterli gelmemektedir. Yapılan araştırmalarda şekersiz sakız
çiğnemenin tatlı isteğini azalttığı ortaya çıkmakla birlikte tatlı isteğinde
odak değiştirmeye çalışmak işe yarayabilmektedir. Sindirim sistemi
güçlendirilebilirse de tatlı isteği sağlıklı yiyeceklerle ortadan
kalkabilmektedir. Tatlı krizlerini tamamen bitirebilecek öneriler şöyledir:
Az ama sık yemek: Ana öğünlerdeki yemek miktarını
kısıp, ara öğünler oluşturularak tatlı isteği azaltılabilir. Böylece kan şekeri
dengede olur, hipoglisemi atakları yaşanmaz.
150 kalori limiti: Günlük 150 kaloriyi aşmayacak bir
tatlı tüketiminin vücuda zararlı olmayacağı bilinmektedir. Ayrıca yine de tatlı
yenmek isteniyorsa sütlü veya meyveli tatlılar hem kalori alımını azaltır, hem
tatlı isteğini bastırır hem de kilo alımını engeller.
Karışım tatlılar: Bir çikolatayı tek başına yemektense
çikolata sosuna batırılan bir muz veya bir çilek tatlı isteğini azaltır. Ya da
fındıklı, bademli drajelerden az miktarda tüketmek tatlı isteğini keser.
Kurtarıcı meyve: Taze ve kuru meyveler tatlı ihtiyacını
karşılayabilir. Yanına eklenecek kalsiyum kaynakları tokluk hissini artırarak
yardımcı olur.
Yeni odaklar: Tatlı yeme fikri akıllara düştüğünde ilk
10 dakikada yapılabilecek bir aktivite tatlıdan uzaklaştırabilir. O sırada evi
toparlamak, ofiste kalkıp yürümek, yakın arkadaşları aramak, gazete okumak
tatlı fikrini unutturabilir.
Basit karbonhidratı es geçin: Hamur işi, pastane ürünleri
gibi basit karbonhidratlar tatlıya eğilimi artırır. Bunun yerine bulgur,
kepekli ekmek, tam buğday ürünleri, kuru baklagiller proteinle tüketilirse
tokluk hissi artar, tatlı isteği azalır.
Destek şart: Stres, üzüntü gibi duygusal durum
değişiklikleri tatlı krizine neden olursa, bir psikologdan destek almak
düşünülebilir. Hiçbir besinin ya da tatlının hayattaki hiçbir sorunu
çözmeyeceği unutulmamalıdır.
Gözünüz doysun: Görsel algının, tat duygusunu geliştirdiği
bilinmektedir. Bu nedenle evde hazırlanabilecek sağlıklı ve güzel görünen
tariflerle tatlı isteği bastırılabilir.
Tatlı krizini bastıracak yoğurt bar (2 kişilik)
250 gram yoğurt
1 yemek kaşığı bal
Yarım su bardağı kırmızı meyve- (Böğürtlen, yaban mersini veya frambuaz)
4 yemek kaşığı yulaf ezmesi
2 yemek kaşığı antep fıstığı içi- İri kıyılmış ve tuzsuz olmalı
Yapılışı:
Yoğurt ve balı karıştırın. Bu karışımı pişirme kağıdı serdiğiniz 20*30 cm’lik
düz tepsiye yayın. Üzerine yulaf, meyve ve antep fıstıklarını serpin. Karışımı
5 saat derin dondurucuda bekletin. Yeterince donduktan sonra keskin bir bıçak
yardımıyla üçgen şeklinde kesip, bekletmeden tüketin.
Tatlı aşkına müsli (2 kişilik)
100 gram yulaf
Yarım çay bardağı pekmez ya da yarım çay bardağı bal
1 çay bardağı kıyılmış çiğ badem
1 su bardağı küçük küçük doğranmış kuru meyve
Yapılışı:
Pekmez ve balı karıştırıp kısık ateşte beş dakika kaynatın.
Yulaf, badem ve kuru meyve karışımını başka bir kapta harmanlayın ve üzerine
pekmezli karışımı ekleyip karıştırın. Yağlı kağıtla kapladığınız fırın
tepsisine bu malzemeyi yayın. Önceden ısıtılmış fırında 200 derecede 15-20
dakika pişirin. Oda ısısında soğuttuğunuz karışımı elinizle ufak parçalar
halinde ufalayın, ağzı kapalı cam bir kavanozda saklayın. Sonrasında ister
sütle, ister yoğurtla tüketin.















