Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dil ve
Konuşma Bozuklukları Uzmanı İbrahim Yaşa, bilgisayar, tablet, cep telefonu ve
televizyon gibi teknoloji kullanımının geç konuşmaya sebep olduğunu, dil
gelişiminde sorunlara ve konuşma bozukluklarına yol açtığını söyledi.
İletişim sorunu yaşıyorlar
Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı İbrahim Yaşa, geç konuşma
ve dil gelişiminde sorun yaşayan çocukları değerlendirirken teknolojinin ailede
kullanımını göz önünde bulundurduklarını belirterek, “Bu çocuklar neden
konuşmuyor, neden bu dönemde bu çok yaygın ya da bu sorun neden çok fazla
karşımıza çıkıyor? Biz çocukların dil ve konuşma becerilerini değerlendirirken
şunu soruyoruz; yoğun tablet ya da televizyon veya telefon maruziyeti var mı?
Yoğun miktarda bunlarla haşır neşir oluyor mu, gün içerisinde ne kadar süre
bunlara maruz kalıyor?” diye konuştu.
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın “Televizyon ucuz
bakıcı” sözünü hatırlatan İbrahim Yaşa, “Ucuz bakıcıya emanet edilmiş çocuklar
olarak adlandırılan, yoğun derecede tablet ve telefonla vakit geçiren çocukların
karşımıza iletişim sorunları yaşayan bireyler olarak çıkma ihtimali yükseliyor”
uyarısında bulundu.
Konuşma sorununda 3 kat fazla teknoloji kullanımı
NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisi
Kliniği’ne başvuran danışanlara ve normal gelişen çocuklara yönelik
karşılaştırmalı bir çalışma yaptıklarını ifade eden İbrahim Yaşa, konuşma
sorunu yaşayan çocukların 3 kat daha yoğun teknolojiye maruz kaldıklarını
kaydetti.
Yoğun derecede tablet, telefon kullanan, Dil ve Konuşma
Terapisi Kliniği’ne başvuran, konuşma gecikmesi ya da konuşmayan 3-4
yaşlarındaki çocukların telefon ve tablet kullanım oranları ile ilgili çalışma
yaptıklarını ifade eden Yaşa, “30 aileye ‘Çocuğunuza günde ne kadar süreyle
telefon ve tablet verdiniz, ekranda ne kadar zaman geçirdi?’ gibi sorular
yönelttiğimiz bir anket uyguladık. Bir de aynı yaş döneminde olan, normal
gelişen çocuklara bir anket uyguladık. İki gruba baktığımızda konuşma gecikmesi
nedeni ile başvuran ailelerin çocuklarında diğer gruba göre 3 kat daha yoğun
telefon, tablet ve televizyon kullanımı olduğunu gördük” dedi.
En sağlıklı iletişim kanalı; konuşma
Ailelerin fazla teknoloji kullanımının zararlı olacağı
konusunda çok fazla endişe taşımadıklarını oysa teknoloji kullanımında
iletişimin oldukça sınırlı ilerlediğini ifade eden İbrahim Yaşa, şunları
söyledi:
“Aileler şunu soruyor; ‘Hocam orada bir konuşma var bir
oyunla etkileşimi var. Neden iletişim gelişimini etkilesin ki? Benim
arkadaşlarımla bulunduğum yemek ortamında yaptığımız sohbet çocuğu nasıl
etkileyebilir? Çocuk neden bu ortamda bulunsun? Onun yerine kendini onu eğitici
oyunu ile oynasın. Oradan belki bir şeyler öğrenir.’
Ben ailelere şunu söylüyorum; iletişim: Kaynak, alıcı, mesaj
ve bir kanal üzerinden işleyen bir sistem. Ben kaynağım, karşımızdaki alıcı.
Konuşma aracılığı ile bir mesaj yolluyorum. Karşı taraf da bana bir geri dönüş
veriyor. Bu bir iletişim kanalı ve sağlıklı iletişim kanalı. Tablette durum
şöyle gelişiyor; Çocuğunuz iletişim kanalı tablete dokunarak bir mesaj yolluyor
dokunarak. Tablet ona bir geri bildirimde bulunuyor ama bu sözel bir geri
bildirim değil. İletişim tek tarafa dönüyor ve beynin sağlıklı iletişim
geliştirme paternini etkiliyor. Bu bağlamda çocuk, iletişim için konuşma yerine
belki işaretleri kullanıyor ama konuşma gelişimi geri kalıyor.
‘Anne gel’ diyeceğine el işareti yapıyor. Sonra ailelerden
‘Bizim çocuk neden konuşmuyor?’ şeklinde başvurular başlıyor. Yani teknoloji
kullanımı ile dil gelişimi arasında çok anlamlı düzeyde bir ilişki olduğunu
düşünüyorum. Yoğun derecede tablet, telefon ve televizyon maruziyetinin
çocukların dil ve konuşmaları gelişimi açısından ve bunları da etkileyen
zihinsel, bilişsel gelişimi açısından ciddi anlamda kendi akranlarından geri
kalmasında önemli bir faktör oluşturduğunu düşünüyorum.”
Günde 45 dakikayla sınırlı olmalı
Çocukların teknoloji kullanımı konusunda ailelerin mutlaka
sınırlama getirmesi gerektiğini ifade eden İbrahim Yaşa, anne ve babalara
önemli tavsiyelerde bulundu:
“Günde maksimum 45 dakika bir oyun zamanı olabilir ya da
televizyonda, tablette zaman geçiriyor olabilir ama bu süre uzuyorsa yani 45
dakikanın üzerine çıkılıyorsa hem çocukla geçirilen kaliteli zamandan hem de
çocuğun iletişim gelişimi açısından şüphelenilmesi gerekir. Burada ebeveynler
de kendilerini sorgulamalı. Tabii bu şu anlama da gelmiyor; hiç vermeyelim uzak
büyüsünler. Tabi ki teknoloji onların gelişimine katkı sağlayabilir ama bir
ölçüde katkı sağlayabilir. Bir ölçüyü geçtikten sonra artık ciddi anlamda zarar
vermeye başlıyor.
Onlarla oyun oynayın!
Anne ve babalar çocuklarını sadece yemek yedirerek
büyütemeyeceklerini, onları doğru saatte uyutarak geliştiremeyeceklerinin
farkına varmalı. Çocukla beraber oyun oynamanın iletişim ve dil gelişimini
destekleyeceğini akıllarından çıkarmalılar. Oyun oynamak için evde evde uygun
ortamlar oluşturmaları çok önemli. Dilsel gelişim açısından anne ve baba
çocukla doğru bir şekilde ilgilenirse çocuğun konuşma gelişiminde önemli bir
destek olabilirler.”















